25 Şubat 2017 Cumartesi

İnsanın içine attığı her şey karın çakrasında birikiyor.



Yürüyüş benim için her zaman bir terapi...
Özellikle içi sıkıldığında bir şeye kafası bozulduğunda kendini eve kapatanlardan değilim... Hemen kendime komutu verir, "hadi bakalım dışarıda hayat var" deyip atarım kendimi yürüyüşe...
Bir problemim olduğunda öyle her şeyini herkese anlatan bir yapım yok.. Ama içine atmanın sakıncalarını da bildiğimden farklı enerji terapi yöntemleriyle sorunu çözmeye çalışırım...

İnsanın içine attığı her şey karın çakrasında birikiyor. Midemize oturma hissinin bununla çok alakası var.
Karın çakramızın rengi sarı.
Gözlerinizi kapatın ve 4 derin nefes alıp vererek gevşeyin.
Göbek deliğinizden sarı çok parlak pırıl pırıl bir ışığın (güneş ışığı olabilir) girdiğini ve buradaki tüm blokajları çözdüğünü hayal edin.
------------------------------------------------------------------------

Louise Hay'in bir kitabında canlandırma tekniklerinden biri ile ilgili çok güzel bir öneri vardı:

" Kanser hastası bir kadın bedeninde oluşan iyi katil hücrelerin kanserli hücrelere saldırdığını ve onu yok ettiğini hayal ediyordu.
Ona sordum sen cinayet işleyecek biri misin? Açıkçası bedenimde bir savaş yaratmak konusunda kendimi iyi hissedemem. Ona zihninde canlandırma yöntemini daha nazik bir başkasıyla değiştirmesini önerdim. Güneşin hasta hücreleri erittiğini hayal etmek daha iyi olabilir. Kendim kansere yakalandığımda serin temiz suyun rahatsız hücreleri bedenimden temizlediğini hayal ederdim. Bilinç seviyesinde bize fazla saldırgan gelmeyecek canlandırma tekniklerine ihtiyacımız vardır. "
Ailesi veya dostları arasında hasta insanlar olanlar, sürekli onları hasta görmekle aslında onlara zarar verirler. Onların iyileştiğini zihninizde canlandırın. Onlara iyi titreşimler gönderin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Küfür, hakaret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.
Teşekkürler..

Bumerang - Yazarkafe

Bumads

Mart 2007'nin "En iyi blog"u Seçilmişti blogum!Teşekkürler destekleyen herkese...