14 Mart 2012 Çarşamba

Kendine Yeni Bir Hayat Ismarla!..


Standart bir hayat değil, ısmarlama bir hayat yaşayın. Bu sizin elinizde. Durmayın hemen şimdi kendinize yeni bir hayat ısmarlayın.

  • Yaşamda bir amacınız ve hedefleriniz olmalıdır. Hedeflerinizi hayal edin, kendinizi sürekli başarılı ve mutlu olarak gözünüzde canlandırın. O anı hissedin, sesleri işitin. “Başaracağım” diye derin nefes alın ve bunu günde onlarca kez yapın.

    Kendinizi tanıyın. Kendi içinize yolculuk yapın. Kendinize karşı dürüst olun. Önemli olan tek şey, şimdi bulunduğunuz yerden gitmek istediğiniz yere doğru yola koyulmayı ne kadar istediğinizdir.


    Ne istediğinizi, neden istediğinizi, gerçekten isteyip istemediğinizi bilin. Ne istediğinizi, nereye varmak istediğinizi, oraya varınca huzuru yakalayıp yakalayamayacağınızı düşünün. Cevabınız evet ise yolunuza devam edin.


    Bir karar alırken, bir adım atarken, “Gerçekten yapmak istediğim bu mu?” diye kendinize sürekli sorun.


    Sabırlı olun. “Keşke”siz bir yaşam için sabırlı olun. Hiçbir şey birden değişmez, değişemez. Her şeyin kendine özgü bir gelişim süreci, doğası ve zamana ihtiyacı vardır. Siz yolunuzda yürümeye devam edin. Hayatta umudunuzu ve cesaretinizi asla kaybetmeyin. Vazgeçmeyin. Kararlı bir süreklilik ve sürekli bir kararlılık içinde amacınıza giden yola devam edin.


    Büyük bir amaç ve büyük hedefler büyük enerjiler, tutkular, heyecan ve inançlar taşır. Küçük değil, büyük düğünün, ancak hedeflerinize küçük adımlarla ulaşabileceğinizi de unutmayın. Küçük adımlarla ulaşılan hedefler kalıcı ve sürdürülebilir olur.


    Dikiz aynasına bakarak ileriye yol alamazsınız. Beyniniz ve yüreğiniz bugüne ve geleceğe odaklı olsun.

    Ne yaptığınızdan daha çok, ne ve nasıl olduğunuz önemlidir. Düşünceleriniz ve hisleriniz, başkalarına ne düşündürttüğünüz ve hissettirdiğinizle doğrudan ilişkilidir.


    Olumsuz inançlarınızdan kurtulun. Neden olmazı değil, nasıl oluru düşünün. Her sabah güne “Harika” diye başlayın. “Nasılsın?” diye soranlara “Harika” diye cevap verin. Her gün kendinize defalarca “Kendimi mükemmel hissediyorum” diye konuşun. Sonucu göreceksiniz.


    Sorunlara odaklanırsanız onları kendi ellerinizle büyütmüş olursunuz. Sorunlara çok daldığınızda ya altında ezilir ya da vazgeçersiniz, bu nedenle sorunlara değil, çözümlere odaklanın.


    Çoğunluğun yaptığını yapmayın; mazeretler, bahaneler değil, sonuç üretin.


    Düşleri olmayanın geleceği de olmaz. Düşlerinize sahip çıkın, öldürülmelerine izin vermeyin. Heyecanınızı, hayallerinizi yok etmek isteyenlerden uzaklaşın. Geleceğinizin parlaklığını hayallerinizin parlaklığı belirleyecektir.


    Sıra dışı tutkularınız olsun. Normallik vasatlıktır, normal yaşam sürmeyin. Hayatınızı sıra dışı kılın. Herkes gibi olmayın, kendiniz gibi olun.

    Başarı büyük düşünmekle gelir. Büyük düşünün, fakat gerçekçiliği de elden bırakmayın.


    Hayatta bazı şeylerden vazgeçmeli, bazılarından da vazgeçmemelisiniz. Yaşamda bedelsiz hiçbir şey yoktur. Sınırları bilin. Ne zaman vazgeçeceksiniz, ne zaman vazgeçmeyeceksiniz farkında olun. Yerine göre vazgeçmek de, vazgeçmemek de birer erdemdir.


    Arkanızda olumlu iz bırakın. Ne kadar yaşadığınız değil, nasıl yaşadığınız önemlidir.


    Korkularınızdan başka bir şeyden korkmayın. Sizi engelleyecek tek şey yine sizsiniz.


    Ölmeyi öğrendiğinizde yaşamayı da öğrenmişsiniz demektir. Ölümden korkmayan yaşama daha farklı bakabilir.


    Hatalarınızı sevin. Yanlışlarınızdan öğrenin. Hatalarınıza sizi geliştiren olanaklar gözü ile bakın.


    Planlarınızı gerçekleştirme yolunda her zaman için alternatifleriniz de olsun. Planlarınız işlemiyorsa onları değiştirin, esneyin.


    Yüreğinizin sesini dinleyin, sezgilerinize, iç sesinize kulak verin. Bir insanın fırsatları yakalamasını sağlayan şey görmek değil, hissetmektir.


    Çocuk ruhunuzu kaybetmeyin. İçinizdeki çocuğu canlı ve neşeli tutun. Büyürken kaybettiğiniz merak duygusunu yeniden kazanmalısınız.


    Aradığınız her ne ise önce onu kendi içinizde ve yanıbaşınızda arayın. Emin olun bulacaksınız.


    Mutlu edilmeyi beklemeyin. Siz sizle mutlu değilseniz sizi kimse mutlu edemez. Mutluluk içten gelir.


    Mutlu olmak için nedenler aramayın. Nedensiz mutlu olmayı öğrenin. Hayatta mutlu olacak o kadar çok şey var ki; nefes alabiliyor olmak, yürüyebiliyor olmak, konuşabiliyor, görebiliyor olmak, sağlıklı olmak, sevdiklerinizle hâlâ birlikte olabilmek…


    Sahip olduğunuz şeylerin değerini onları kaybetmeden bilin, ancak sahip olduklarınızla yetinmeyin, yeni mutluluklar, başarılar arayın ve bulun.


    Bugünü anlayın ve bugünü yaşayın. Orasını hayal ederek bugünü ıskalamayın, hayatı ertelemeyin. “Keşke”siz, “Eğer”siz bir yaşam sürmek sizin elinizde. Hayatınızda “Keşke” ve “Eğer” sayısı çoksa kendi yaşamınızı yaşamamanın acısını çeker, başkalarına da çektirirsiniz.


    Kendinizi tutsak ettiğiniz konfor alanınızdan dışarı çıkın. Çemberden kurtulun. Konfor alanı size rahatlık ve güven verebilir ancak gelişmek, çemberden kurtulmak ve risk almakla mümkündür. Kendinizi sınırlamayın, sınırlarınızdan kurtulun.


    Vermeden almayı beklemeyin. Her insan başkalarının hayatlarında gerçekten sahici ve olumlu bir farklılık yaratacak bir şeylerle katkıda bulunmalıdır.


    Hayata, sevgiye, ilişkilere koşullar ve karşılıklar koymayın. Koşulsuz sevin ve koşulsuz yaşayın.


    Yaşam boyu öğrenmeyi unutmayın. Hayat her saniyesinde size yeni şeyler sunar. Öğrenin, paylaşın.


    Şansa, kadere değil kendinize inanın. İhtiyacınız olan güç, umut, heyecan, coşku ve tutku sizin içinizdedir. Gücü yanardağlar gibi kendi içinizden alın. Başarıyı da başarısızlığı da kendi içinizde arayın.


    Siz size sunulan hayatın tutsağı değilsiniz. Hayal edebildiğiniz her şeyi başarabilirsiniz. Siz uzaktan kumandalı bir oyuncak değilsiniz. Siz eylemcisiniz, siz hayatınızın yönünü değiştirecek bir devrimcisiniz. Hayatınızın kontrolünü elinize alın, dümene siz geçin. Kendi yaşamınızın kaptanları olun. Yaşamda seyirci değil, yönlendirici olun.


    Kendine Yeni Bir Hayat Ismarla”, Murat Toktamışoğlu, Kapital Yayınları, İstanbul, 2006, s.156-159.

  • 13 Mart 2012 Salı

    ABRAHAM LINCOLN TARAFINDAN OĞLUNUN ÖĞRETMENİNE YAZILMIŞ OLAN MEKTUP...


    Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen ona;

    Kazanılan bir liranın, bulunan beş liradan daha değerli olduğunu öğret.

    Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve hem de kazanmaktan neşe duymayı.

    Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu. Eğer yapabilirsen,

    Sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını...

    Eğer yapabilirsen, ona kitapların muzicelerini öğret.Fakat ona sessiz zamanlar da tanı.

    Gökyüzündeki kuşların, güneşin altındaki arıların, ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği
    .
    Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona.

    Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret.Herkes ona yanlış olduğunu söylediğin de dahi.

    Tüm insanları dinlemesini öğret ona,Fakat tüm söylediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini, ve sadece iyi olanları almasını da öğret.

    Eğer yapabilirsen, üzüldüğün de bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona.Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.

    Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını, fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret.

    Uğultulu bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona.Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa, dimdik dikilip savaşmasını öğret.





    11 Mart 2012 Pazar

    Kendime notlar!




    Hayatında her ne yapıyorsan şikayet etmeden, söylenmeden yapacaksın.

    Eğer hoşuna gitmiyorsa neden bunu yaşadığını kendine sormalısın.

    Değiştirmenin yoluna bakacaksın.

    Karşılaştığın her olay, her durum senin hak edişinde yerini alıyordur.

    Biri sana hakaret etse bile bunun karşılığı senin içinde bir yerlerde. Ara ve bul.

    Kendini ifade etmekten kaçınmayacaksın. Kendini dogru, anlaşılır ve tam ifade etmeye özen göstermelisin.

    An’ da geri dönüp bakmamak adına bunu yapmalısın.

    Ne yapıyorsan kendin için yapıyorsun. Diğeri ne yapıyorsa kendi için yapıyor.

    Diğerlerine kaptırdığın enerjini kendine kullan.

    İçinde dengede kal; Çünkü iyi veya kötü, var veya yok, doğru veya yanlış… Fark etmez.

    Kendi değerini ne hafife al ne de abart. Diğerlerinde nefret ettiğin, kınadığın, sevmediğin veya beğendiğin, imrendiğin her şey senin potansiyellerindir.

    Ne aşağıdasın ne yukarıda, buradasın. Unutma.

    Hedeflerini belirle. Şayet olmazsa, bil ki yerine başka bir şey oluyordur.

    Bir şey için sakın oldu, tamam, bitti deme. Sonrasında yanıldığını anlamak ister misin? Düşün.

    Yaşadığın sürece “devamı” var.

    Başladığında biter, bittiğinde yeniden başlar..

    Döngünün içindesin.Haksızlıklara tepkiliysen, haksızlığa uğrarsın. Buna izin ver.

    Haklılık ile haksızlık arasında fark olmadığını yaşayarak anlamak zorunda kalmamayı yeğle.

    Ne yaşarsan yaşa.. Duygular ve peşine düşünceler üretirsin.. Esiri olma, özgürlüğü seç.

    Kendi önemini iyi kavra.. Yaşamın, senin birey olma fırsatındır. Değerlendir.

    İnce bir çizgi üzerindesin. Meyillerini incele hem de detaylıca.

    Gölgeler diyarındasın, her şey mümkün.

    Neyi ciddiye alırsan, senin gerçekliğine dönüşür.

    O sahte gerçeklik, senin enerjinden çalar.

    Kendinden çalmak ister misin?

    alıntı…

    Etkileyici kadınların küçük sırları


    Koku
    Güzel kokmak yüzyıllardır kadınların en büyük tutkusudur. Parfümler ve kokulu kremler her zaman kadının erkekleri baştan çıkarmak için kullandığı etkili bir silah olmuştur. Eğer bir kadının parfümü kişiliğine uygun bir yapıya sahipse etkisi başkaları üzerinde daha fazla olabilir.

    Cesur kadınlar iddialı kokularla; baştan çıkarıcı bir güzelliğe sahip kadınlar ferah ve hafif kokularla kişiliğini kokusuna yansıtır.



    Dudaklar
    Dudaklar kadının güzelliğini vurgulayan etkileyici bir unsurdur. Dudaklarınızı dudak renginizin bir ton koyusu ile renklendirerek daha çekici bir görünüm elde edebilirsiniz.

    Açık renk rujlar dudağı dolgun gösterdiği gibi koyu renk rujlar olduğundan daha ince gösterebilir. Dudaklar ister makyajlı ister olduğu gibi her zaman kadının cazibesini yansıtan etkiye sahiptir.


    Tırnaklar
    Her ne kadar erkekler uzun tırnaklardan hoşlanmadıklarını söyleseler de, tırnak kadının cazibesini yansıtan güzelliklerinden biridir. Bakımlı tırnakların daha fazla dikkat çeker.

    Düzgün kesilmiş, iyi törpülenmiş, tırnak etleri alınmış ojeli tırnaklar etkileyici ellere işaret eder.


    Gözler
    Seksi bakan gözlere hiçbir erkek karşı koyamaz. Dumanlı göz makyajı ya da pırıltılı göz farı ile etkileyici bakışlarınızı, siyah maskara, ince ve düzgün sürülmüş eye-liner ile gözlerinizi ön plana çıkarabilirsiniz. Gözler yüzün en dikkat çekici bölgesidir.

    Açık renkli ve sarışınsanız şanslısınız hemen hemen her renk göz farı kullanabilirsiniz. Esmerseniz koyu tonlar, kızılsanız karamel, gri, lila gibi renkler gözlerinizin etkisini artırır.


    Saçlar
    Dağınık saçlar ya da dağınık topuz kadınların kullandığı en etkileyici saç stillerindendir.

    Açık bırakılmış parlak, havalı saçlar da kadınların güzelliğini vurgulayan saç şekilleridir.


    Göğüsler
    Bütün kadınlar diri ve kusursuz göğüslere sahip olmayı ister. Çoğu erkek için tartışmasız kadınların en dikkat çekici ve seksi özelliği göğüslerdir.

    Göğüslerinizi korumanız için yumuşak etkili bir vücut peelingi, diri göğüslere sahip olabilmek için, düzenli olarak soğuk su ile basınçlı duş, göğüs jimnastiği güzelliğinizi korumanıza yardımcı olacaktır.


    Ten
    Yumuşak bir ten, pürüzsüz ve temiz bir vücut kadının güzelliğinin anahtarıdır.

    Sağlıklı beslenme, düzenli bakım, soğuk havalarda koruma, doğal maskeler ve kürler teninizin uzun süre bakımlı ve genç görünmesine yardımcı olacaktır.




    Hürriyet Aile,

    7 Mart 2012 Çarşamba

    Üç şeyi hatırla

    Kendine karşı dürüst olmayı unutma. Nasıl? Üç şeyi hatırlamak gerekiyor.

    1)Ne olman gerektiğini sana söyleyenleri asla dinleme: hep kendi iç sesini dinle, sen nasıl olmak istiyorsun? Yoksa hayatın harcanır gider.

    Bir dolu insan sana bir şeyler satmaya çalıştığından etrafında bin bir tane baştan çıkarıcı şey var. Dünya bir süper-market ve herkes sana malını satmaya çalışmakla meşgul; herkes birer satıcı. Çok fazla sayıda satıcıya kulak verirsen çıldırırsın. Kimseyi dinleme, gözlerini kapat ve iç sesini dinle. İşte meditasyon budur: iç sese kulak vermek. Bu ilk adım.

    2) Eğer ilk adımı attıysan ancak o zaman ikincisi mümkün olur: asla bir maske takma. Öfkeliysen öfkeli ol. Bu risklidir, ama gülümseme, çünkü bu dürüst olmaz. Ama sana kızdığında sırıtman öğretildi; oysa o sırıtış sahte, bir maske gibi… Sadece bir dudak hareketi, hepsi o. Kalp öfkeyle, zehirle dolu ve dudaklar gülümsüyor – sahte bir fenomen oluyorsun.

    O zaman başka bir şey daha oluyor: gülümsemek istediğinde gülümseyemiyorsun. Tüm mekanizman ters yüz olmuş, çünkü kızmak istediğinde kızmadın, nefret etmek istediğinde etmedin. Şimdi sevmek istiyorsun; aniden mekanizmanın çalışmadığını fark ediyorsun. Şimdi gülümsemek istiyorsun; bunun için zorlanıyorsun. Aslında kalbin gülümseme ile dolu ve sen kahkaha atmak istiyorsun, ama gülemiyorsun, kalbine bir şeyler takılıyor, boğazına bir şeyler takılıyor. Gülümseme bir türlü gelmiyor, gelse de çok silik ve ölü oluyor. Seni mutlu etmiyor. İçin fıkır fıkır olmuyor. Çevrende bir ışık yok.

    Maske takma; bu yüzden mekanizmanda aksaklıklar yaratıyorsun – blokaj. Bedeninde bir sürü blokaj var. Öfkesini bastıran bir insanın çenesi bloke olur. Tüm öfkesi çeneye kadar yükselip orada kalır. Elleri çirkinleşir. Bir dansçının zarif hareketlerine sahip olmaz; bu da öfkenin parmaklara akmasından kaynaklanır – ve bloke olur. Unutma, öfke iki kaynaktan boşaltılır: dişler ve parmaklar. Tüm hayvanlar öfkelendiklerinde dişleriyle ısırırlar veya elleriyle saldırırlar. O yüzden öfke iki noktadan, tırnak ve dişlerden boşaltılır. Öfkeli insanlar daha fazla konuşurlar; geveze bile olabilirler, çünkü bir şekilde enerjiyi birazcık boşaltabilmek için çenenin çalışması gerekir. Ve öfkeli insanların elleri yamuklaşır, çirkinleşir. Eğer enerji boşaltılırsa güzel ellere sahip olabilirler..

    3) Sahici olmaktır; şimdiki zamana sadık kal, çünkü tüm yalanlar ya geçmişten ya da gelecekten içeri sızar. Geçen geçmiştir – üzerinde durma. Bunu bir yük gibi taşıma; öyle yaparsan senin şimdiki zamana sadık kalmana, otantik olmana izin vermez. Ve henüz olmayanlar olmamıştır – gereksiz yere gelecekle uğraşma; yoksa gelecek şimdiki zamanı ele geçirip yok eder. Şimdiye sadık kal, işte o zaman sahici olacaksın. Şimdi ve burada varolmak sahici olmaktır.

    OSHO / Beden ile Zihni dengelemek kitabından

    6 Mart 2012 Salı

    Avokado maskesi!


    Maske öncesi buğu tarifi

    Pek çok insan yüzünü yıkayıp maskeyi sürüp bekletince tamamdır diye düşünebilir. Fakat durum böyle değildir.

    Uygulayacağınız maskeden en fazla verimi alabilmeniz için, her şeyden önce cildinize uygun bir peeling uyguladıktan sonra gene cildinizi yatıştırıp rahatlatacak bir buğu uygulayın.

    Böylece yüzünüzde ki gözenekleri temizleyip genişleterek cildinizi maskeye hazır hale getirmiş olacaksınız.

    Bunun için, kolayca hazırlayabileceğiniz buğu tarifi:

    İçine kaynar su koyduğunuz bir kaba; ıhlamur, biberiye, adaçayı ya da kekikten istediğiniz birisini atın. Demlenme sırasında yüzünüzü o kaba, çok yaklaştırmadan eğin.

    Başınızı bir havlu ile muhafaza etmeniz, buğunun size direkt olarak ulaşmasını kolaylaştırır. İçinde kimyasalların olmaması buğuyu daha sağlıklı kılıyor.



    AVOKADO MASKESİ:



    Malzemeler:

    - 1/5 çok olgun avokado

    - 1 yemek kaşığı kaymak

    - 1 tatlı kaşığı tatlı badem yağı ya da susam yağı

    Hazırlanışı: Avokadoyu püre haline getirerek içine kaymak ve bir tatlı badem yağını karıştırın. Önceden temizlediğiniz yüzünüze ve boynunuza uygulayarak 20 dakika bekletin. Yumuşak bir su ile duruladıktan sonra, gül suyu sürün.

    Gül suyu çok değerli bir cilt toniğidir. Avokado maskesi, cildinize vitamin desteği vermesi açısından çok zengindir, avokadoda A, B ve C vitaminleri bolca bulunur, üstelik avokado meyve asitleri ve antioksidan maddeler bakımından da zengindir.

    Kaynak:mucizeiksirler.blogspot.com