Her gün yeni bir başlangıçtır!

31 Ekim 2014 Cuma

En önemli şey huzur!

"İster kral, ister köylü olsun, dünyada en mutlu insan evinde huzur olandır." 

~Goethe~




Tezahür grup çalışması




6 Kasım Boğa burcunda DOLUNAY

30 Ekim 2014 Perşembe

Minibüs diyalogları:)))


Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum.
Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi.
Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp,
- Bir Monte Carlo' dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp:
- Abi bu Bakırköy'e gider' diye cevap verdi!
İşte o an benim ve şoförün bittiği andı.
..............................................................................
- Mükemmel bir yerde inebilir miyim?
Yolcunun kafası karışıktı sanırım, kendisi de dolmuştakilerle birlikte
güler söylediğine.
Şoför kadını indirirken:
- Buyurun size layık değil ama!
..............................................................................
Yolcu müsait bir yerde inmek ister ama dili sürçer:
- Müsait bir yerde iner misiniz?
Şoför:
- Niye sen mi kullanacan???
..............................................................................
Rumeli-Hisar üstü otobüsüyle Taksim'e doğru gidiyoruz. Adamın biri
Beşiktaş dolaylarında gayet aceleci bir tavırla:
- Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?
Bizim şoför olaya hakim:
- Tabi abi ayıp ettin. Al götür senden kıymetli mi?..


Edep



Edep, güzel terbiye, iyi davranış, güzel ahlak, haya, nezaket, zarafet gibi manalara gelir.


Hah ha! güzelmiş!:)



Korkuyu Yenmek İçin İstifçilikten Kaçının



Bir şeyleri biriktirme eğilimi insan doğanda vardır: Onları bir gün giymek isteyebiliriz diye eski giysilerimizi saklarız, onlarda okumak isteyebileceğimiz bir şeyler vardır diye eski dergileri ve katalogları atmayız. Aslında bu davranış beynimize bir korku mesajı gönderir; bu “Ben ona muhtaç olduğumda o orada olmayacak” diyen bir mesajdır.

Hepimiz evimizi temizlemenin ve gereksiz şeyleri atmanın verdiği o özgürleştirici hissi kesinlikle biliriz. Bu hissin nedeni o gereksiz eşyanın zihnimiz üzerinde baskı yaratmasıdır. Mecazi olarak konuşursak, sakladığınız ve hiçbir yararı olmayan her eşya zihniniz üzerindeki yüke bir gram daha  ekler. Bu aynı yük, gelecek ile ilgili korkular ve kaygılar yaratmasının yanı sıra, artık işe yaramayan ve ihtiyaç duymadığımız şeylere sürekli bir bağlılık yaratır.

Bir şeyleri depoladığımız yerin de Feng Shui açısından önemi vardır. Bir şeyleri yüksek raflar, dolapların üst rafları ya da tavan arası gibi yüksek yerlerde depolamamız “o şeylerin üzerimize  düşmelerinden” korkmamıza neden olur; bir şeyleri yatakların altı, alt çekmeceler gibi  alçak yerlerde depolamamız ise  o şeylerin “aniden üzerimize doğru fırlayacaklarından” korkmamıza neden olur.

Cheap-Home-Decorating-Ideas

Feng Shui Tavsiyeleri

İlk adım “gereksiz eşya”yı tanımlamaktır. Benim kendi tanımım şudur: Yakında ya da gelecekte kullanılması öngörülmeyen şeyler. Bu tanım yıllardır giymediğimiz ve hala dolabımızda bulunan giysileri, rafta toz tutan mutfak gereçlerini, uzun zaman önce bıraktığımız projelerden kalma çalışma donanımını ve malzemeleri içerir. Hemen herkes bu konuda kendi örneklerini verebilir. Çoğumuz gereksiz eşyadan düzenli olarak kurtulmayı zor bulduğumuzdan, bu konuda yardımcı olabilecek birkaç tavsiyede bulunacağım:

1. Temizleme kriterleri oluşturun: Temizleme kampanyanızın temelini oluşturacak net kriterler oluşturmanız önemlidir. Örneğin: peşpeşe iki mevsim boyunca giymediğiniz her giysinin dolabınızı terk etmesine” karar verebilirsiniz.

2. Küçük Başlayın: Gerçek zorluk tüm evinizin düzenli olarak temizlenmesinin çok zahmetli bir iş olmasıdır. Bu yüzden, işe tek bir çekmeceyi düzeltmekle başlayın. Bir çekmeceyi düzene sokmak giderek sizde tüm çekmeceleri, sonra belki tüm dolabı, tüm odayı ve sonra da tüm evi düzene sokma arzusunu uyandıracaktır.

3. Bu işe ev halkı  dışından birini de katın: Kampanyanıza bir başkasını da kattığınızda, bu her ikinizi de göreve bağladığı gibi, bu işi birlikte yapmak daha zevkli olur. Ayrıca, diğer kişi sizin eşyalarınızı atmakta daha rahat olacaktır.

4. Daha küçük depolama yerleri kullanın: Murphy’nin yasası her boş yerin, tıpkı boş zaman gibi, doldurulduğunu bildirir. Eğer ilk başta sınırlı büyüklükte bir depolama yeri kullanırsanız, doğal olarak daha az şey biriktirirsiniz!

5. Dengeyi koruma alışkanlığı edinin: Eve yeni bir şey getirdiğinizde, onun yerine evden bir şey atın. Bu zor olmakla birlikte, asla gereksiz şeyleri biriktirmemenizi sağlar.

6. Onları başkalarına verin: Eşyalarınızı öylece atmak yerine onlara muhtaç insanlara verdiğinizde onlardan ayrılmanız daha kolay olur. Bu ayrıca toplumu düşünen ve çevresel olarak sağlıklı bir uygulamadır.

Fengshui tavsiyeleri

29 Ekim 2014 Çarşamba

Geçmişe bir SÜNGER! { HİKAYE }





Evlendiğimden beri annem evime ilk defa geliyordu. Daha önce eşya yerleştirmeye gelmişti ama bu başkaydı. Evimi güzelce temizleyip yemekleri yaptım. Öğleye 1 saat kalmıştı neredeyse gelir derken. Zil çaldı ve annem geldi.

Ev hediyesi diye birde hediye getirmişti. Paketi açınca şok geçirdim içinden kullanılmış sünger çıktı.

Sordum anneme senin yatak odandaki aynanın üzerinde duran sünger mı bu diye evet dedi. Evde temizlik bezleri vardı ama bunu da kullanırım dedim.
Annem bunu kullan diye getirdim ama temizlikte kullan diye değil dedi..
Yaa peki nasıl kullanacağım dedim geçmişe sünger çekmek için kullanacaksın dedi. anlamamıştım.

Anneannem ve dedem hep kavga ederlermiş anneanneme dedem geçmişe bir sünger çek dermiş ama anneannem bunu hiç yapamazmış. Dırdırları ile dedemi bıktırırmış.

Peki neden kadınlar geçmişe sünger çekiyor da erkekler çekmiyor dedim anneme annem çünkü erkekler unutkandırlar geçmişi hatırlamazlar kadınlar ise hassastır kendilerini üzen hiçbir şeyi unutmaz aklına geldikçe acı çeker ve etrafındakilere de acı çektirirler dedi.

Anneannem de hatasının farkında olduğu ama düzeltemediği için anneme nasihat amacıyla onun ilk evlendiği zaman ev ziyaretine bu hediye ile gitmiş.

Bize yaptığın taze kuru fasulye ve pilavını afiyetle yedik karnımız doydu dedi.
Ama bayat yemeği önümüze çıkarsan keyifle yiyemez tam doymadan kalkardık dedi.

Evlilikte böyle bişey işte yavrum geçmiş konuları bayat yemek gibi ısıtıp getirirsen bir kaç ısıtmadan sonra tadı kaçar karın doyurmaz hale gelir. Ama geçmişe sünger çekersen tadınız hiç kaçmaz .




Alıntıdır..





Tezahür çalışması

NOT: Katılım sayısına göre Kişi başına düşen miktar 4548 adet

ÇalışmamızaToplam 266 kişi katılıyor.


Bolluk ve Bereket ile ilgili bir çalışmamız olacak

28 Ekim 2014 Salı

Suyun hafızası var.. ‘Benim endişelerimi temizlesin’ düşüncesiyle içilen su, bedende bu komutu yerine getirir.




Suyun hafızası var.. Su bütün evrenin ve kainatın başlangıç noktasını oluşturuyor. Ve insanı bedenlenmesinde etmen olan en önemli madde.
Su olmadan ne yeryüzü, ne gökyüzü, hiç bir canlı olamazdı.
Bedenin yüzde 70′i su ama beyinle birleştiğinde bu su anlam kazanıyor. O zaman H 2 0’dan çıkıyor. Ve ona hangi dalga boyunu yüklersen o frekansa bürünüyor. Moleküler yapısı dönüşüyor, bedene şifa katıyor.
Örneğin zihninizden “Bütün kuşkularım, korkularım arınsın, bedenim bunlardan temizlensin” diye geçirip, suyu içtiğinizde, o kesin şifadır. Çünkü, sözlerle suya frekans yüklemiş oluyorsunuz. Düşündüğün anda beyin onu tanımlayarak bir dalga boyu yayıyor. Ve sen suya doğru bakarak bunları söylediğinde kayda alıyor. Bütün bunlar düşünülerek içildiğinde, bedenin ihtiyacı olan bir işleve bürünüyor. “Beni üzüntülerimden temizlesin” diye içildiğinde bedene o şekilde aktarılıyor ve komutu yerine getiriyor.
Huzura kavuşmak, dertlerden kurtulmak için önce derin bir nefes almak, yaşam enerjisini bedene aktarmak sonra da bu düşüncelerle suyu içerek şifa bulmak mümkündür.
İnsanların huzura kavuşması için bedeni arındırmak çok önemli. Bir insana şifa olsun diye frekans yükleyerek verdiğimiz su, o kişinin bedenini temizler.
Suyla ilgili uygulamalar onlarca. Örneğin büyüyü çözer, akıp gitmesini sağlar. Eve konulan bir kase su, bütün odalardaki negatif enerjileri yok eder.. Bedene doğru bir şekilde yüklendiğinde şifa aracıdır. Nasıl ilaçlar şifa katıyorsa, ”SU” bunlar arasında en önemli maddedir.
Siz uyurken, bilinçaltı zihniniz hem bedeninizdeki suyla hem de bardaktaki suyla iletişim kurmaya devam eder ve sizin konsantre olduğunuz şeye yapısını değiştirir, sabahleyin uyandığınızda ve bardakta kalan suyu içtiğinizde, tam tamına hayallerinizi içiyor olursunuz !
Bu, onları tüm varlığınızda daha da güçlü yansıtır. Bunu her gece yapın ve nelerin olduğunu görün, mucizeler katlanır ve sağlık daha hızlı şekilde güçlenir.
Su, insanların sahip olduğu en güzel, değişken ve düşünceden etkilenen fiziksel maddedir.
Su, varlığımızın hologramında nihai fiziksel tezahürdür ve eğer suyunuzu severseniz, o da sizi sever ve yolunuzda size yardım eder.
Su canlı ve farkındadır.

NİYET ÖRNEKLERİ:
Ben bu suyu içtikçe suyun bedenimdeki tüm dna dizilişlerini orjinal haline getirmesini, dokuları onarmasını istiyorum… Bütün kuşkularım, korkularım arınsın, bedenim bunlardan temizlensin.
Şifa olsun, şifa olsun, şifa olsun...
Oldu bile Çok Şükür..


ALINTIDIR.

İkizin şu an ne yapıyor?

California Üniversitesi Uzay Bilimi Profesörü Dr. Hamstein yeni bir çalışmaya başladıklarını duyurdu.

İlginç bir yazı:




Sadece yaşadığımız andan farklı bir yaşamın daha devam edebileceğini açıkladı.

Hemde şuan ki bedenimizin bütünlüğünün aynen orada olduğu ve sadece bizden farklı işler yaptığını tahmin ediyor.

Zaman sıkıştırma deneylerinde ufak çaplı başarılar yakalayan profesör ufak ufak sinyaller aldıklarını ve bunun geleceğin aydınlatılması için bir ışık olduğunu belirtti.


Peki ama bu doğruysa şuan ikizimiz veya diğer yarımız şu an ne yapıyor.

Bunun cevabını Dr Hamstein şöyle yanıtlıyor:

Zaman günümüzde tek düze şekilde devam ediyor gibi ama aslında olay sanılandan daha karmaşık.

Zaman ilerlerken binlerce seçene bölünüyor ve hepsi bizim dönüm noktalarımızda ayrılıyor.

Yani diğer yarımız seçmediğimiz seçenekte devam ediyor

. Eğer o zaman aralığının kapısını açabilirsek bir gün kendimizle karşılaşmamız yalan bile değil.
Zaman aralığına girdiğimizde ise olmamız gereken yerde olduğumuz için bazı sorunlarında oluşabileceğini belirtmekte fayda var.







Bumerang - Yazarkafe

Bumads

Mart 2007'nin "En iyi blog"u Seçilmişti blogum!Teşekkürler destekleyen herkese...