28 Kasım 2007 Çarşamba

Çantalar...


Kış sezonunda yine büyük çantalar kulanılacakmış....Ünlü markalar farklı tasarımlarla yine büyük çantalar hazırlamışlar..Ne hoş !
Asla küçük çanta kullanamayanlardanım...
İlla kocaman olucak çantam...İçlerine neler doldurmuyorumki...Küçüğe ne sığdırayım ben şekerim...Öyle bir cüzdan bir gözlük koyup asla çıkamam ben...Daha evvel şu yazımda 3 maddede çantamın içinde neler neler olduğunu bakınız yazmıştım...
Sahi siz neler koyarsınız çantalarınıza bak merak ettim şimdi?
Aslında hatırı sayılır bir çanta koleksiyonum olmasına rağmen niyeyse birde bir çantayla çok rahat etmişsem takılır kalırım...Diğerlerinin aylarca yüzüne bakmadığım olur.
çantalar kadınların asla vazgeçilmezlerindendir değilmi...Öyle elimi kolumu sallaya sallaya kesinlikle yürüyemyorum..Mutlaka omzumda varlığını hissetmeliyim..Birde tüm ihtiyaç anında lazım olanların yanımda olduğunu bilmem lazım yoksa kendimi boşlukta hissediyorum !

27 Kasım 2007 Salı

LC Waikiki’nin Sonbahar/Kış 07-08 koleksiyonunda. Trençkotlar...






Yağmurlu günlerinin değişmez giysisi trençkotlar % 20 indirimdeymiş...Haberiniz olsun!
Sonbaharın vazgeçilmezleri trençkotları şık bir kıyafetle ya da jeanle kullanabilirsiniz...

Bu neymiş biliyormusunuz?



Artık erkekler evlilik yıldönümlerini unutamıyacaklar!
Neden ?
Çünki ;
Yabancı bir firma bu yüzüğü tasarlamışta ondan.
Alarmlı Alyans!

Şu an için ne yazıkki sadece yurt dışındaymış ama çok yakında gelir benden söylemesi...
MyHusband hemen bu yüzükten kendine sipariş verse...Yüzük alarm verincede koşturarak gitse bana şu bilekliği alsa fenamı olur...
şuradan sipariş verebilirsin MyHusbandcım çok pahalı bi şey değil (mişşş... )
$2,900.00 canım fazla bişi değil

sevgilerimle,
{NRL}




2008 çizme modasından gözüme çarpanlar...

Bu sene ne tip çizmeler modaymış diye göz attığımda şu aşağıdaki modelleri gördüm...

Her ne kadar rahatlık açısından düz tabanlar yada dolgu topuklar tercih edilmeliysede... Benim gözüm hep yüksek ve ince topuklu olanlarında, birde sivri burun ve üstünde taş veya bilumum aksesuar varsa... Herşey tam süper olur!

Şu orta sırada sağ köşedeki kürklü model dışında hemen hepsini çok beğendim...

Sizce nasıl?
Güzeller ama değilmi ?

sevgilerimle,
[NRL]


beyler için !



Bu arada beyleride unutmayalım...Bu sene erkeklerde kadife ceket pek modaymış!


Herşeyle rahatlıkla kombinlenebilen bu ceketleri evet bende çok beğeniyorum...MyHusbandın dolabında en sevdiğim giysisi diyebilirim...


Bu ceketlerden Bagozza Milanoda bulabilirmişsiniz... Baktığım internet sitesinde böyle diyordu..


Kadife ceketler, mor- gece mavisi, lila, grinin pek çok tonu, kahverengi, camel gibi alternatif renklerle . Kadife Ceketler 690-2300 YTL arasında satışa sunuluyor.

(Birazcık pahalıymış ama eminim heryerde dilediğiniz fiyata bulabilirsiniz!)

Hey! kim var orada?


Hani Zeki Alasya-Metin Akpınarın bir filmi vardı..Bu adamlar nereye bakıyor...Bu resmide görünce bunu düşünüyor insan...Bu hayvancıklar nereye bakıyor...Öyle değilmi?
Bir gün MyHusbandla oturduk belgesel izliyoruz...Şu garip hayvanları gördük .
Adları mirketti galiba yanlış hatırlıyor da olabilirim...
Allahım ben böyle bir şey görmedim...Nasıl komikler nasıl anlatamam...
Bir tehlike anında aynen bu resimdeki gibi dikeliyor ve kafalarını bir sağa-bir sola sert bir şekilde çevirip duruyorlar ama görmeniz lazım anlatmakla olmaz...
Nasıl güldüm...
Bir belgeselde böylesine güleceğim hiç aklıma gelmezdi valla.
Keşke hep böyle görüntüler olsa ya belgesellerde, izlesek-eğlensek...Hayvanların birbirlerini parçaladıkları görüntüler diyorum...Olmasa!


sevgilerimle,
NRL

26 Kasım 2007 Pazartesi

Güle güle gribim!


Evet sana güle güle gribim...Arkandan su dökecek değilim, geri gelmen için...
Mümkünse bir daha görüşmeyelim!
Kötü bir on gün geçirdim aslına bakarsanız hala da tam düzelmiş değilim ama bunada şükür!
Önüm -arkam- sağım- solum...İLAÇ!
Eczane ile aktar karışımı bir şey oldu ev! Ne ararsanız mevcut...

MyHusband da bu sırada mutfak repertuarını baya bir genişletti...Neler yapıyor neler...En son fırında bir yemek yapmıştı...Hala onun yaptığına inanamıyorum!Makarnayı bile kalıp halinde tencereden çıkaran biri için baya gelişmeler var valla!Laf aramızda biraz uzatsam mı diyorum...Azıcık daha keyfinimi sürsem J Ay! Kıyamam ben onaa...

Bu arada ;unutmadan;
Mesaj kutusuna hergün bıraktığınız iyi dilek mesajlarınıza ve yorumlarınıza tüm kalbimle teşekkürler ediyorum, tabi maillerinize de...


Sevgilerimle,
[NRL]

25 Kasım 2007 Pazar

Image Hosted by ImageShack.us

Aşağıda gerçek yaşınızı daha aşağılara çekebilmek için oluşturulmuş “Sağlıklı Gençleşmenin 12 Adımı” başlıklı bir dizi stratejik önlem bulacaksınız. Lütfen bu önerileri sıklıkla gözden geçirebileceğiniz bir ortamda saklayın ve kendinize özgü bir sağlıklı gençleşme planı oluşturabilmek için tüm RealAge önerilerini dikkatle izleyin.

1. Vitaminlerinizi alın
Düzenli olarak C vitamini (1200 mg/gün), E vitamini (400 IU/gün), kalsiyum (1000-1200 mg/gün), D vitamini (400-600 IU/gün), folat (400 mikrogram/gün), ve B6 vitamini (6 mg/gün) almak gerçek yaşınızı 6 yaş geriye taşıyabilir.

2. Sigarayı bırakın ve pasif içici olmaktan sakının
Sigara gerçek yaşınızı 8 yaş ileriye taşıyabilir.

3. Kan basıncınızı öğrenin ve izleyin
Düşük kan basıncına sahip bir kişi (~115/75 mm Hg) yüksek kan basıncına sahip bir kişiden (160/90 mm Hg’dan daha yüksek) 25 yaşa kadar daha genç kalabilir.

4. Yaşamınızdaki stres kaynaklarını azaltın
Çok stresli olduğunuz zamanlarda gerçek yaşınız takvim yaşınızdan 32 yıla kadar daha ilerde olabilir. Sağlam sosyal ilişkiler kurarak ve stres azaltma stratejilerinden yararlanarak stresin sizi taşıdığı fazladan 32 yılın 30’unu geriye doğru katetmek mümkündür.

5. Diş ipi kullanın
Diş ipi kullanmak ve dişelrinizi düzenli olarak fırçalamak gerçek yaşınızı 6.4 yıl geriye taşıyabilir.

6. Aktif olun
Az miktarda egzersiz bile (günde 2 kez 20 dakikalık yürüyüş) gerçek yaşınızı neredeyse 5 yıl geriye taşıyabilir.

7. Emniyet kemeri kullanın
Emniyet kemeri kullanma alışkanlığını edinmek ve her zaman hız sınırının 10 km/ saat altında araç kullanmak gerçek yaşınızı 3.4 yıla kadar geriye taşıyabilir.

8. Lifli gıda tüketin
Günlük beslenme sırasında 25 gram lif tüketen birinin gerçek yaşı günde 12 gram lif tüketen birine göre 2.5 yıl daha geridedir. Erkeklerin günde 25 gramdan da daha fazla lif tüketmeleri gerekir.

9. Sağlığınızı yakından izleyin
Sağlığı ile ilgili gelişmeleri titizlikle izleyen, tedavi ve bakım konusunda standartlarını her zaman yüksek tutan kişiler bunu yapmayanlara göre 12 yaşa kadar daha genç kalabilirler.

10. RealAge önerilerini izleyin; kendinize bir Sağlıklı Gençleşme Planı oluşturun
Tüm yaşamınızı göz önüne aldığınızda gerçek yaşınızı 26 yıla kadar geriye taşımanız olanağı mevcuttur. Bu yaşamınızın bundan sonraki her gününü daha genç yaşamanız, ve kalan yaşamınızı olabilecek en uzun sürede ve en yüksek enerji ile sürdürmeniz anlamına gelmektedir.

11. Bol bol gülün
Kahkaha stresi azaltır, bağışıklık sistemini destekler ve gerçek yaşınızı 8 yıla kadar geriye taşıyabilir.

12. Yaşam boyu bir "öğrenci" olarak kalmayı hedefleyin
Yaşam sürecinde entelektüel faaliyetlerden uzak kalmayan kişiler gerçek yaşlarını 2.5 yıla kadar geriye taşıyabilirler.

22 Kasım 2007 Perşembe

Biraz dinlenmem lazım!


Kaç gündür rahatsızlığımı atlatamadım...
Soğuk algınlığı nasılsa geçer demiştim ama düşündüğüm gibi olmadı...
Bu sefer feci sarstı..
Sen misin "hastalık sevmem, atlatırım iki güne" diyen!
Yok işte her zaman diyorum büyük konuşmak mı!

İçtiğim öksürük ilacının yan tesiri.
Milyonda bir ihtimalmiş o da beni buldu!

Bugün aslında biraz daha iyiyim düne nazaran.Ama daha iyi olabilirdim.


Bir kaç gün yokum buralarda...
Sadece dinlenmem yenilenmem lazım...

herkese sevgiler,
~NRL~

21 Kasım 2007 Çarşamba

Koku üstüne....




Yeni fırından çıkmış mis gibi pasta kokusu...
Güzel kokulu çiçekler...
Bir bebeğin pudramsı kokusu...
Yeni yıkanmış mis gibi nevresimlerin kokusu...
Kızarmış ekmek kokusu..
Yağmurdan sonraki toprak kokusu....
Deniz kokusu...
Çilek, vanilya kokusu
İllaki de parfümler!

Kokulara karşı müthiş duyarlıyım...Tüm güzel kokuları çok seviyor, kötü kokulara da dayanamıyorum!
Koku alma duyusu direk beynindeki merkezleri uyarıyor ve bu merkezlerde kendi iç sesleriyle iletişim kuruyorlarmış!
İnsanların ruh halllerini etkilediklerine inandıkları için değişik değişik ürünler çıkıyor sürekli...Son zamanlarda aromaterapi sektörü de ciddi anlamda gelişmiş durumda...


Benim Son zamanlarda keşfim,
olmazsa olmazlarımdan biri olarak listeme ilk sıralardan giren...
lavanta spreyim..


Harika bir şey kesinlikle tavsiye ediyorum..Nevresimlerinize sıkıyorsunuz...Çok hoş kokuyor..Lavantanın içinde bulunan etkin maddeler sayesinde Rahatlatıcı özelliğide var...Yalnız dikkat!Çok tesirli bir koku olduğu için fazla sıkmamanız lazım yoksa aşırı yoğun bir koku oluyor o da rahatsız edebiliyor...

Parfümlerde;
En çok tercih edilen koku trendi ; oryantal, marin ve "gourmand" miş.
"Oryantal kokular" baharatlı,
'marin' sabunumsu,
'gourmand' çikolata, vanilya ve şeker çağrıştırıyorlar...
Ben en çok oryantal ve gourmand tarzını seviyorum...Hatta bazen ikisini birbirine karıştırıyorum...İki parfümü bir arada kullanarak...

Kokulardan hiç hoşlanmayanlarda var tabi...Alerjisi olanlar, yada migren gibi bazı rahatsızlıklardan ötürü tepki verenler...
Şimdi gelin görünki benim gibi koku hastası birinin eşide böyle biri işte J
Bazı kokulara alerjisi var!
Üstelikte aksi gibi benim en sevdiğim parfüme! Olacak işmi...

Sırf o istemiyor diye istemeye istemeye bırakmak zorunda kalmıştım :(



(Jean paul gaultiercanım parfümüm işte bu yüzden seninle yollarımız ayrılmıştı Ama seni halaa çok seviyorum biliyormusun )

Dahası annemde öyleydi azıcık hoşuna gitmesin koku ,başına ağrılar çıkardı
Annem iki gün iptal !
Seçimlerimi hep annemi düşünerek yapardım hoşuna gitmezde başı ağrırsa diye o yıllarda da,

Sağolsun MyHusband'da, annemi hiç aratmıyor!
Ayy ben şöyle gönlümce istediğim bir parfümü seçemiyecekmiyim yaa!
Bak baak! ne dertliymişim meğer:)

Oh işte! seni şikayet ettim,MyHusband... :))
Annecim! senide birazcık


Siz ne tür kokular seviyorsunuz peki?
sevgiler,
~NRL~

20 Kasım 2007 Salı

Bir bakış!


Bu şiiri ben lise yıllarımdan hatırlıyorum...O zaman okuduğumda çok hoşuma gitmişti...Hatırladığım kadarıyla hatıra defterime yazmışlardı...Hatıra defteri vardı birde o yıllarda bilirsiniz değilmi? "Kalbin kadar temiz bu sayfayı bana ayırdığın için teşekkürler... "diye başlayan yazılarla dolu J

Unutmuşum yıllardır.Geçenlerde bir yerde okuyunca anımsadım yine çok hoşuma gitti..Sizlede paylaşmak istedim belkide zaten bildiğiniz bir şiirdi..


19 Kasım 2007 Pazartesi

Fırında ÇUPRA...


Oldum olası şu yemek bloglarına çok imrenmişimdir... Ne güzel tarifler resimler...
Sırf bu hevesten bende bir "mutfağımdan" kategorisi ekledim bloguma ama güncelemek mi nerde! Unutuyorum ayol, resim falan çekmeyi... Yoksa bende mutfakta fena değilimdir hani ama!
Yemekler yenip bittikten sonra aklıma geliyor. Ayy! Keşke resmini çekip bloguma koysaydım bende, diye...
Ama bu sefer tam yemeğe başlamak üzereyken -durr sakın dokunma!!! Diye bir çığlık atıp koştum... MyHusband bu hareketime hiç bir anlam verememişken elimde fotoğraf makinemle döndüm... Balıkları tırtıklanmadan resimleyebilmeyi başardım yani...

Efendim, aslında yemeğin pek anlatılacak bir durumu yok, bildiğiniz balık! Çupra...
Sadece temizlenip güzelce yıkayıp,tuz ve dilediğiniz baharatları serpip fırın tepsisine diziyorsunuz... Üzerine defne, kekik falanda koyabilirsiniz ama ben koymadım... Fırında 180 derecede kızarana dek pişiriyorsunuz... Hepsi bu!
Yanında bol rokalı salata, soğan salatası bilumum yeşillikler...
Sadece bir püf noktası verebilirim tepsiye fırın poşetini kesip yayarsanız... Hem balık yapışmıyor hem de tepsinin temizliği daha kolay oluyor... (üstünede bir parça un serpin yapışmaması için) Siz zaten biliyorsunuz belki de)

hmmm... unutmadan ; Geçenlerde roka salatasına sirke dökmüş bulundum... Siz sakın yapmayın oldumu! Çok kötü oluyor... Rokanın o harika aromatik tadını müthiş bozuyor sirke! Yada belki de benim damak zevkime hiç hoş gelmedi... Aklınızda olsun!

yine unutmadan :)
Balığın üzerine çay... İnanın bana harika oluyor. Siz deyin beş bardak, ben diyim hayır ne beşii! belki onbeş bardak.... :)

{Afiyet olsun }
Sevgiler,
NRL~

Günaydın


Günaaydıııınn , günaaayydııın, günaaaydıııınnnnnnn…
Benim ziyaretçim,benim yorumcum, dostlarım, akrabalarım,tanıdığım tanımadığım hiç fark etmez yolu şu anda buradan geçen herkese benden kucaklar dolusu sevgiler,
(Hani filmlerde bir cafe’ye girer adam çok mutludur ve herkese çay benden! Der ya...Onun gibi oldu sanki size sevgi ısmarlamışım gibi hissettim birden bende kendimi J )
Mutlu haftalar!

Bakmayın siz böyle sevgi kelebeği gibi enerjik enerjik günaaaaydın diye bağırışıma…Aslında hiç halim yok Birazcık rahatsızım üzerinize afiyet. Çok önemli bir şey değil aslında azıcık üşütmüşüm!
E… Hak ettim ama! Bünyemin son savunma gücüne kadar harcadım bol keseden. Sonunda direncini yitirdi. Bu yüzden hiç mızmızlanamıyorumL
Şimdi elimde nane- limon yapışık ikizler gibi geziyoruz J
Çok değil bir- iki güne düzelirim evelallah.Sevmem hastalık hallerini...
Sanki sevende varmıdır ki
Ne bileyim çevremde bazı hastalık hastası tipler var (herkesin çevresinde olduğu gibi ) onları düşünerek birden atıldım sevmem hastalık hallerini diye...Acaba onlar o hallerinden çok mu memnunlardır ki...Sahi niye hep hastalıktan bahsederler :( Nasılsın demeye korkarsınız...Ayak üstü bile yarım saat sizi esir alırlar.İşte "başımdı, dişimdi "derken, sorduğunuza soracağınıza bin pişman olursunuz! Çoğu zaman "iyi aman ne halin varsa gör" deyip kaçasınız gelir çığlık çığlığa :)
Bende mi çok uzattım? Kaçtınız mı yoksa?
Heyy! Okuyan varmı buraya kadar, yoksa -ne halin varsa! diyip gittiniz mi? :)))
Bir fincan sıcak nane-limon çayı içermiydiniz ?Image Hosted by ImageShack.us
M-mmm...mis gibi dumanı üstünde :))


Sevgilerimle,
~NRL~

18 Kasım 2007 Pazar

İmaj nedir?








İmaj kişinin kendini karşıya yansıttığı şeklidir bana göre!
İnsanın kişiliğidir...
Tarzıdır
Hayatta duruşudur!
Konuşma şeklidir
Giyim tarzıdır!

Bunların tümünün karışımıdır...
Dahası siz kendinizden ne kadar memnunsanız, imajınız o kadar doğru demektir!Kendinizi ifadede de sorun yaşıyorsanız bir şeyler eksiktir kesin!
Çok önemlidir biliyormusunuz imaj!
Çünkü ilk karşılaştığımızda görüntüden etkileniriz... Kişinin giyim tarzı kişiliğininin en büyük aynasıdır bana göre, seçtiği renkler, vücut dili, konuşma şekli...
Misal; çok açık saçık giyinmiş son derece frapan aşırı makyajlı, iğrenç sarı saçlı, sesli ve lüzumsuz konuşup kahkahalar atan bir kadın hakkında ilk tanıştığınızda ne düşünürdünüz?
Hayır demeyin sakın kesinlikle onun basit biri olduğunu düşüneceksinizdir ilk başta...
Ama o insan aslında ruhunda bir bebek kadar saf, son derece zeki, kültürlü biri de olabilir değil mi?
O halde verdiği imaj çok yanlış oluyor, anlatmaya çalıştığım buydu...
Veya
Her yanı dövmeler ve piercinglerle dolu yırtık pırtık bluejean giymiş deri aksesuarlar takmış saçları rengarenk bir üst düzey yöneticisi düşünebiliyor musunuz!

Evet, bende düşünemiyorum :))

Bilmem anlatabildim mi ne demek istediğimi?

Yani imaj düşündüğünüzden de önemli... Hayatta en zor şeylerden biri önyargıyı yıkmak! Nasıl tanınmak istiyorsanız öyle bir imajınız olmalı...
Mevlananın dediği gibi "ya göründüğün gibi ol! yada olduğun gibi görün!"
Başta karşıya verdiğiniz imaj, yani; Kendinizi karşıya sunuş şekliniz çok önemli kişiliğinizle mutlaka örtüşmeli... Hem siz memnun olmalısınız bundan hemde algılanmada sorun yaşamamalısınız.O zaman doğru imajı bulmuşsunuz demektir...
Uzmanlar diyor ki ;
Bir kişi, imajının ve doğru algılandığının farkına nasıl varır?"Bu, kişinin kendisini nasıl gördüğü ile ilgili. Kişinin bir imajı zaten var. Kişinin algılanışı ile istediği imajı birbirine paralel gidiyorsa bir rahatsızlık olmaz. Ama algılanır imajı ile ilgili bir problem varsa kişi kendisini iyi ifade edemiyor demektir. Profesyonel ve sosyal yaşamında birlikte olduğu kişilerle iletişiminde yanlış anlaşıyorsa, kendini sürekli yeniden ifade etmesi gerekiyorsa, sevilmiyor, güvenilmiyor, saygı gösterilmiyorsa yanlış imaja sahiptir. Kendini iyi ifade edememek, kişiliğini tanımayan insanlarda ortaya çıkar..."


sevgilerimle,
NRL~

``````````````````````````
Günün motivasyon mesajı
Tagore’un dediği gibi
"Güneş olamazsanız, yıldız olun ama gökteki en parlak yıldız siz olun."

17 Kasım 2007 Cumartesi

Karıncalar mı daha güçlüdür, balıklar mı?


"Afrika'nin uçsuz bucaksız topraklarında ilkbahar yağışlarıyla oluşup, yaz sıcağında yok olan "geçici" göller bulunur. Bu göllerin oluşumuna tanık olan yerlilerin orijinal tespitlerinden biri şudur: "(gölde) Sular yükselince balıklar karıncalarıyer, sular çekilince de karıncalar balıkları"Hayatta karınca yada balık olmanın aslında fazla önemi yok.çünkü kimin kimi yiyeceğini gerçekte "suyunhareketi" belirliyor." Alıntı...

Çok beğendiğim sözlerden birisi bu...
Hayatta ne olacağınız hiç bir zaman belli değil.
Her an her şey olabilir
Ve
Bugün onun başına gelen yarında sizi bulabilir!
Bu yüzden hiç bir zaman büyük konuşmamalı...
Şu yaşımda edindiğim en büyük deneyimim asla büyük konuşmamam gerektiği!
Çünki ne zaman bir şey için asla ben yapmazdım desem bir süre sonra yaptığımı gördüm..
Üstelik başkasında eleştirdiğiniz bir şeyi siz yaptığınızda hep mantıklı bir sebebiniz var değilmi ?
Sanki onun yoktu!
Oysa onunda inandığı bir şey vardı belki yaparken..Yada oldu ya hata yaptı!
Hoşgörmek....İşin özü bu...
Hani oldu ya!
Yarın bir gün sizin de başınıza geldi ya hani!
Gülmesinler size yaa gördünmü! Nasılmış diye...
Hayat okulu dedikleri bu olsa gerek insana yaşayarak o kadar çok şey öğretiyorki !
Güç maddi bir şey değil!
Maneviyatın dolu mu...
Senden güçlüsü yok bu dünyada!



sevgilerimle
~NRL~

16 Kasım 2007 Cuma

Aaa...! Karmı yağmış :))


15 Kasım 2007 Perşembe

Günün ( zoraki ) tebessümü :))

- Esat dur sana bir fıkra anlatıcam...
- (olamaaaaz!) Demiştir içinden muhtemelen!

Şimdi bir cenaze varmış... Adam köpeğiyle arkasında...
Yok yok dur öyle değildi. Şimdi iki tane tabut varmış... Arkasında da bir adam... Biri de ordan geçiyormuş...
Yok öyle de değildi :(
Dur bekle şimdi hatırlıyacağım!

-

-Ya şimdi bir cenaze varmış tamam mı? Bir de adam yanında köpeği
-E-ee?
-Adamın arkasında da bir sürü insan kuyruk olmuş. Oradan geçen biri diyor ki - Bu cenazeler kimin... - karımın ve kayınvalidemin... Köpek ısırdı da... -Bu kuyrukda ne peki?

Yok ya onu sormuyordu... H-mm köpeğini ödünç verir misin...
Diyordu galiba adam , o da -sıraya geç... Diyor!

Fıkra bitti! Iyyy katlettim fıkrayı tamam biliyorum!

MyHusbandın suratında zoraaaki bir gülümseme... O da ben alınmayım diye :)))


Ben ; Ya bişey diyicem sahiden sen bu fıkradan bişi anladın mı ? :(
MyHusband ; Anladım anlamasına da TV haberi anlatır gibi olmadı mı daha çok?

Ben niye fıkra anlatamıyorum ki ya!!!!


{Bol kahkahalı bir gün diliyorum}
Sevgilerimle,
NRL~

14 Kasım 2007 Çarşamba

Yanlış anlaşılmalar!


Iki araba birbirlerine yaklasıyorlarmış...
Birinin içinde bir adam digerinde bir kadın...
Tam yanyana geldiklerinde adam camı açıp kadına
"Domuzzz!!!" diye bağırmış...
ve konusmasına devam edecekken kadın çok sinirlenip o da camı açıp adama
"Sensiiinnn!!!"
diye bağırmış!
Arabalar yollarına devam etmişler....Kadın tam virajı döndüğünde yolun ortasında duran kocamaaan bir domuza çarpmış!

Bu hikayeden çıkarılan sonuç şuymuş!

Kadınlar dinlemeyi bir öğrenseler :))))

Kadın erkek farketmez!
İnsan olarak bakarsak...
Nedense sonucu dinlemektense duyduğumuz kadarıyla
hemen savunmaya geçeriz değilmi?
Bir dur bakalım karşıdakinin anlatmak istediği ne bir dinle!
Hani bir laf vardır ya; ne kadar anlatırsan anlat karşıdakinin anlayacağı kadardır diye!

Şu kısacık ( fıkramı demeliyim tam karar veremedim ama) yazıdan çıkarılabilecek büyük ders var aslında !Tebessüm ettirirken :))
Bazen yanlış anlaşılmalar değilmidir hayatımızı çıkmaza sokan...Anlamadan dinlemeden hüküm veririz...Sonrada inad ederiz ben anlayacağımı anladım diye...
Ama öyle değil aslında...
Ne olursa olsun karşıdakine bir sormalı idam sehpasına oturtmadan
Gereksiz alınganlığa kapılmadan...
Bakalım doğrumu anlamışsın
Senin anladığın şekildemi?
Belki hayal kırıklıkları bir nebze azalmaz mı dinlemeyi bir öğrensek?

Birde şu boyutu var!
Acaba sorun kendimizi ifade ediş şeklimizde midir?
İki düşünüp bir konuşmalı mıyız...
Seçtiğimiz kelimelere daha bir dikkat mi etmeliyiz...En son söylenecek lafı en başta söylediğimiz zaman tabi sorun çıkar yanlışmı?
Yani o adam "Domuzz!!!" diye bağırmak yerine..."Dikkatli olun ileride bir domuz var" deseydi.Kadın yine öyle tepkili olurmuydu ,olmazdı elbette!
Sadece teşekkür eder üstelikte minnet duyardı....

Tamam tamam kabul ediyorum fıkrayı katlettim :)))
Belki sadece gülünecekti :)
Bir şeylerde yazmadan duramadım
Haksızmıydım ama?

Sevgilerimle,
{NRL}

~~~~~ ~~~~~~~~ ~~~~~~~ ~~~~~~~~ ~~~~~~~
Bugünün MOTİVASYON mesajı !

Dünyada düzeltebileceğiniz, daha iyi yapmayı başarabileceğiniz ilk ve son önemli kimse kendinizsiniz.Thomas Henry Huxley

11 Kasım 2007 Pazar

Efsanevi yıldız!

Marilyn Monroe

Ne hoş kadın öyle değilmi ?
Aslına bakarsanız onun yaşamış olduğu döneme denk gelemedim (doğal olarak..)
Öldüğünden yaklaşık bir sekiz sene sonrası benim dünyaya gelişim...
Ama çocukluğumda bilinç altıma öyle çok kazınmış efsanevi yıldız diye bende onu hep öyle tanıdım,bildim kayıtsız şartsız...

Cidden güzel kadın ama...
Çokta gizemli,
yumuşacık,ince kırılgan,kadınsı geliyor bana...

Onu hiç tanımıyorum ama öyle hissediyorum.
Ve seviyorum ne garip!


36 yaşındaymış öldüğünde...Hastaymış o günlerde yüksek ateşi varmış...Aşırı dozda sakinleştirici almış söylenene göre.İntihar olarak geçmiş ,resmi kayıtlara ölümü... Ancak kimilerine göre öyle değilmiş ve bir sürü komplo teorileri türemiş.Çok hassasmış ve özel hayatında kırgınlıkları varmış! Bir nevi depresyondaymış sanırım.
Tüm bildiğim bundan ibaret.Onun hakkında tüm bildiklerim!

Yinede hiç tanımadığım bu insanın resmine baktığımda içim burkuldu...Gözlerine baktığımda derin bir hüzün gördüm sanki
Çok garip!

Şu resimlerini görünce onun için bir şeyler yazmak istedim
Neden bilmiyorum?

Birinin siz öldükten seneler sonra sizin için bir şeyler yazması ne hoş bir duygu olur diye düşündüm sonra...
Sizden sonra yaşanan hayata da izinizi bırakmak..
Ne hoş sahi.


{mutlu pazarlar}

Sevgilerimle,
NRL

10 Kasım 2007 Cumartesi

Kokoloji testi yaptık :)

Kokoloji soruları !
Duymuş mudunuz hiç?Image Hosted by ImageShack.us



Kişilik analizi…Japonlar uydurmuş…
Geçen gün arkadaşlarla oturuyoruz bi soru sordular…
En sevdiğiniz iki hayvan?
Benim böyle bir soruya yanıt vermem çok kolay değil…Hayvanseverler kızmayın lütfen ama ben hayvan sevmiyorum…Durun bir dakika bu çok sert oldu.Hoşlaşmıyorum diyelim yada huylanıyorum..Yada güvensizlik galiba..Belkide bu evet evet bu kesin bu…
Ama gelgelelim bir cevap vermem lazımmış bu testin sonucunu görmem için!
-At diyelim bari…

-İkinci olarak ?
-hmmm… Kuş olsun o da

-Peki neden at? Özelliği nedir ?
-Sanırım asil bir tek bunun için görünüşü için yani…
-Kuş ?
-Kuşta minik ve zararsız…Bundan olabilir…
Gelelim cevaplara…
Efendim birincisi benim kişiliğimmiş J
Diğeri de karşı cinste aradığım özellikmiş J
Buraya kadar iyi güzel hoş…
Testmiş. Doğrudur değildir onu bilemem…
Şu asalet hakkındaki söylenen şeyde pek yanlış çıkmadı hani laf aramızda J
Severim asaleti , asil olan her şeyi…
Gerçi kuş gibi bir erkek pek komik ama değiştirme şansımız yok öyle çıktı işte ağzımdan…
Neyse buraya kadar da tamam.
Ben niye bu hayvanlara güvenmiyorum…
Çocukluğuma mı dönmek lazım?
Yoo düşündüğünüz gibi değil hiçbir hayvan tarafından ısırılmadım…(Çok şükür )
Peki kuzenimi ( Nur ablamı) ısırmıştı ondan olabilir mi? Kendi besledikleri köpek hem de…
Ama asıl onun sevmemesi korkması gerekmez mi? Bana n'oluyor J
Güvenemiyorum o gün bugündür hayvanlara işte…
Aman neysse
O da sorun değil zaten bu korkumu yenmek gibi bir çabamda yok...
Konumuzda benim hayvan sevip sevmemem değildi ...
Neydi sahi?
Hmm... kokoloji demiştik...
Bende size daha sonra bir kokoloji sorusu soracağım...Ama şimdi tam hatırlamıyorum...
Toparlamam lazım...
Kendi aramızda eğleniriz işte öylesine...
(Sahi sizde yazsanıza en sevdiğiniz iki hayvanı dicem ama şimdi siz sonucu biliyorsunuz..birincisinin siz, ikincisinin karşı cins olduğunu:( Tüh en baştan yazmasaymışım..)
Şimdi gitmem lazım.
Kendinize iyi bakınız..Hoşçakalın!

sevgilerimle,
~NRL

09 Kasım 2007 Cuma

GÜNÜN Komik yazısı :))



Serpile teşekkürler :) Çok güldüm valla okurken...Benzetmelere de bakın Allahaşkına!
Image Hosted by ImageShack.usBUYRUN OKUYUN!


KAYNANA ÇAYDANLIK GİBİDİR, FOKUR, FOKUR KAYNAR,

GELİN DEMLİK GİBİDİR, SİNSİ, SİNSİ DEMLENİR

OĞLAN BARDAK GİBİDİR, BİR GELİN DOLDURUR, BİR DE KAYNANA

GÖRÜMCE ÇAY KAŞIĞI GİBİDİR, ARADA BİR GELİR ORTALIĞI KARIŞTIRIR

ÇOCUK ŞEKER GİBİDİR, ORTALIĞI TATLANDIRIR

KAYINPEDER DE ÇAY TABAĞI GİBİDİR, OKKALICA OTURUR

&

Bende de bir gelin ve görümce olma durumları var... Şimdiiii... Sinsi bir gelin olmadığımı düşünüyorum ama bunu birde kayınvalidemden dinlemek lazım tabi ...Valla o hep mükemmel bir gelin olduğumu söyler ama:)


Biz iki elti olduğumuz için kimseler duymasın diye de hep kulağıma eğilip eğilip "ben seni çok seviyorum ya " der :))

Canııımm beniimm...
(onunda kulağına eğilip aynı şeyi onada söylüyormu onu ben bilemem ama )

Görümcelik kısmına gelince evet ben bir görümceyim ama hiç yaptığımı sanmıyorum..Hiiiç karışmam...Hatta bizim gelin bazen takılır "abla biraz karış ya ben senin fikirlerini çok önemsiyorum duymak istiyorum "diye :)) Olsun neme lazım bugün öyle der..Sürekli fikrimi söylesem yarın birgünde aaa buda herşeye maydanoz oluyor dermi deeer! Gelin değilmi :)))))) Bak şimdi görümceliğim benimdemi tuttu ne:)



Aaa birde benim görümcem vaar..Bak şimdi onu yazmadan olurmu olmaaaz :)Ama o dünya tatlısıdır valla...Şimdi kesin bu yazımıda okur o..Kötü bişide yazmamak lazım :))) Ay! yok yok gerçekten biz hiç ters düşmedik şimdiye kadar bi kere bile Maşşallahhh! aman nazarlardan korusun Allah!

Sizde hangi durumlar var? Yazsanıza sahi :) Bugünde böyle olsun...

Cevaplarınıza teşekkürler...

sevgilerimle
NRL

Image Hosted by ImageShack.us

08 Kasım 2007 Perşembe

NRL'den......


07 Kasım 2007 Çarşamba

Günün sorusu ?

Bugün sizlere bir soru sormak istiyorum...Image Hosted by ImageShack.us


Delicesine bir tutkuyla sevilmek mi istersiniz?
Yoksa....
Sevmek mi ?

Hangisi ?

İkisindede karşılık yok ama....Ve tek tercihiniz var !

Zor değil mi

Haydi bakalım...Göreyim cevapları....

Ben mi?

Ben mi?

Ben en son cevaplıcam :))


************************



Eveet… herkese teşekkürler kattığı değerli
yorumlarından dolayı…

Ben dedim ki ; ya siz seveceksiniz karşınızdaki sizi sevmeyecek!
Yada karşınızdaki sizi sevecek siz de tık yok J
Sizde sağolun cevap vermişsiniz..
Benim bu konuda ne düşündüğümü merak ediyormusunuz?
Aslında beni tanıdıysanız birazcık, cevabımın ne olabileceği çok açık!

Benim, beni sevmeyecek birine aşık olabilmem mümkün değil!
Ben aşka aşık biriyim evet bu doğru! Ama karşımdakinin de aşkın değerini bilecek biri olması şart!

Beni üzecek birinin gözümde pul kadar değeri olmaz.
Değerimi bilmeyene değer vermem olası bişi değil....
Oradan bakınca ,çokmu ben merkezli düşünüyor gibi gözüküyorum bilmiyorum?
Siz deyin kendini beğenmiş!
Ben diyim hayır sadece kendimi çok seviyorum ,kendimle barışığım! Kimsenin beni üzmesini istemiyorum… Bunu kaldırabilecek bir güce sahip değilim ne yazık ki…
Tek taraflı bir aşkta tercih yapacaksam kararım ancak bu yönde olabilirdi...
Başka türlüsünü ben kendime yakıştıramazdım...
Aşkın matematik gibi hesabı kitabı olmaz çok doğru ...Ama bana bunları söyletende hislerim...
Sevemezdim ben öyle birini!
Ama
Eğer karşılıklı bir aşkı sorsaydım ferhat-şirin gibi, aslı -kerem gibi kavuşamayıp devleşen bir aşk mı?
Yoksa kavuşayımda yıllar içerisinde eriyorsa erisin aşkım
hangisi ?
deseydim...

Yani bana sonucu belli bir aşkı teklif etseydi hayat!

Sorum böyle olsaydı emin olun cevabım kavuşmasamda o büyük aşkı yaşayım olurdu heralde!

Yıllar içerisinde sıcaklığını yitirip eziyet veren bir aşkı yaşamaktansa!
Sevildiğini bilerek yaşamak ta yeter bazen insana...

EVET sonuç olarak siz sevgili yorumcularım doğru tahmin ettiniz..
Ben tercihimi sevilmekten yana kullanıyorum…

Sevgilerimle,

NRL

04 Kasım 2007 Pazar

Aşkın öğütleriymiş !

Bunlar aşkı devam ettirmek için bazı öğütlermiş... ( Baak seen! )
Bazılarına itirazım var tabikii...
Okuyun görün :))
Sıkılımazsanız tabi, azıcık uzunda!


Image Hosted by ImageShack.us
*Aşk şiiri yazın. ( Çok yeteneksizim ama! )

*Yağmurda el ele yürüyün. (Yağmur yağmasın! anında sokaktayım zaten :))

*Radyodan onun için şarkı isteyin. ( Olabilir )

*Ruj ya da traş kremi ile aynaya "seni seviyorum" yazın. (en sevdiğim ruju bunun için kullanmaz inşallah...)

*Çantasına, cüzdanına ya da yastığının altına küçük aşk notları saklayın... (Ben bunu bi yerden hatırlıyorum :))

*Kahvaltıda kalp şekilli tostlar yapın. (Hiç uğraşamam valla)

*Gazetenin kişisel bölümüne aşk notları yazın. ( Ya başkası okursa ne olacak!)

*Şehir içinde fayton gezintisine çıkın. (Fayton! Evet düşünürken çok romantik ama çok feci kokuyor!!!)

*Süpriz haftasonu tatili hazırlayın. ( Bayılır... Ama sinirden heralde, )

*Sevgilinizin ufak tefek gündelik ev işlerini yapın. ( Hangi birini mesela!! Hepsini ben yapıyorum ki...)

*Ajandasındaki uzak tarihlere ikiniz için randevular yazın. ( Neden hep ben hazırlıyor muşum! )
*Gidilecek filmi seçmesine izin verin. ( Bütün gece action filmi izlemek istemiyorum... Hayıııırrr!!!! )

*Kalp şeklinde bir kitap ayıracı yapın ve okuduğu kitabın arasına koyun. (!!!)

*Romantik müzik CD'si koyun ve dans edin. ( Bence olabilir de... Dans etmeyi sevmeyen taraf için eziyet olmaz mı?

*Sevgilinize pofuduk oyuncaklar alın. (Boooş veeer... İLgileneceğini hiç sanmıyorum )

*Birbirinizin falını okuyun. (Fala inanmaz ki... Ayrıca bende )

*Birbirinizde en çok sevdiğiniz 10 özelliğin listesini yapın. (H-mm bunu yapmıştık bi kez )

*Bu listeyi göze görünecek bir yere koyun. (Bak bunu yapmamıştık )

*Onun adını vücudunuza dövme ile yazdırın. ( Olabilir )

*İkiniz için bir fotoğraf albümü hazırlayın. ( Var )

*Sevdiğini bildiğiniz bir çizgi film karakterini taklit edin. (Nasıl yani Süpermen taklidimi yapacağım... Hayır, bence bu hiçte iyi bi fikir değil ! )

*"Özür dilerim" deyip, öpüp barışan taraf olun. (Bu kadar seneden sonra gerçekten bu onu çok şaşırtır heralde:) Haksız bile olsam onun gelmesini beklerimde hep birazcık)

*Bir sepet dolusu şirin hediyeler gönderin. ( O bana gönderse:))

*Onun benzin deposunu doldurun. ( Hiç bi anlam veremedim ben bu şıkka !!)

*18 yaşında gibi davranın hatta piercing yapın. (Piercingmi?! Bence bu listeyi hazırlayan tam bir çılgın... )

*Sebepsiz yere bir buket çiçekle çıkın karşısına. (Pek gözümde canlandıramadım ben bu sahneyi, ben ona bir buket çiçek veriyorum :)))) Tersi olsa anlarım da...)

*Parkta piknik yapın. ( Olabilir )

*Evde mum ışığında romantik bir yemeğe giden yolu gül yaprakları ile donatın.(Yemeğe giden yolu mu?! Niye erkeğin kalbine giden yol mideden geçer diye mi??? )

*Bir hayır kurumuna sevgiliniz adına bağış yapın. (iyi fikir)

*Onun kıyafetlerini yerden kaldırın ve ona bu konuda hiç birşey söylemeyin.( Yorumsuz!! Yok dayanamadım yorumluyacağım, yerden kaldırma kısmı evet hep yaptığım :) Ama, söylenmeden asla ! )

*Eski siyah beyaz filmlerden seyredip patlamış mısır yiyin. (Süper en sevdiğim şey )

*Bir oyun ya da maç bileti alarak ona sürpriz yapın. (Fikre bakar mısınız!!)

*Beklenmedik bir anda karşısına çıkın...(Peki... Bööö !! de diyim mi??? :))) Korkudan çatlasın adamcağız! )

*Sadece "Seni düşünüyorum" demek için mail gönderin. (oldu )

*Kahvaltısını yatağa götürün. (Götürürüm götürmesine de yeni serdiğim nevresimlerime bir dökerse var ya burnundan getiririm :))))

*Yılbaşı ağacı için ikinizin resmi olan bir süs hazırlayın. (Yılbaşı ağaçlarını sevmem ben )

*Elim sende oynayın. ( Ayy! ne romantiiikkk!!! )

*Şehir dışına doğru kısa bir araba gezintisine çıkın.(Güzel, severim )

*Geceyi yıldızları seyrederek geçirin ve birlikte dilek tutun. (H-mm böyle bir anımız vardı bizim )

*Yer ya da mekan umursamadan ara sıra ona göz kırpın. ( Tikli zannetsinler sonra ! )

*Birlikte komik hayvan isimleri düşünün. (Anlamadım! Romantikmi oluyor öyle??)

*İkinizin güzel bir resmini cüzdanınıza koyun. (Var zaten )

*İş yerine şeker, yiyecek, resim ve aşk notları ile dolu bir moral paketi gönderin. (Aslında fena fikir değilmiş bu, ayy keşke bu yazıyı MyHusband da okusa! Bana hergün böyle paketler gönderse:))

*Bir gece dışarı çıktığınızda insanlara balayında olduğunuzu söyleyin. (İnsanların ne umrundaki bizim balayında olmamız yada olmamamız !)

*Kırda yürüyüşe çıkıp birbirinizin baş harflerini ağaca kazıyın. (Şimdi oldu diyeceğim çevrecilerle uğraş dur ondan sonra )

*Sizin için yaptığı ve sizin sıradan kabul ettiğiniz herşey için küçük teşekkür notları yazın. (Bu da hiç yabancı gelmedi bana :)

*Şömineyi yakın ve şeker pişirin. (Önce bir şömine bulmak lazım )

*En sevdiğiniz TV şovunu kaydedin ve geceyi konuşarak geçirin. (TV şovunu kaydedeceğim ama geceyi konuşarak geçiriceğiz alakayı kuramadım, o zaman niye kaydediyorum ki! Madem konuşucağız seyretmiyeceğiz )

*Bulaşıkları birlikte yıkayın, (Ya siz bunların hoşuna gideceğinden cidden emin misiniz? Sonra kavga ettirmeyin bizi ! )

*Ona bir aşk mektubu yazın, sonra da onu yap boz parçaları gibi kesin.(Parçaları bir araya getirmeye çalışıcak anladım bak bunu )

*Gizli işaretler belirleyin ve kalabalık içindeyken bunları kullanın. (Nanik falan gibi mi?... Tamam tamam şaka yaptım yaa :)

*Çamaşırları birlikte yıkayın. ( Hakkaten çok romantik! Özelliklede MyHusband açısından hah hah hayyyyy!!!! Eminim bundan da çoooook hoşlanırdı… )

*Romantik Tiyatro:Haftasonu birbirinizin en sevdiği romantik sahneleri canlandırın.Cumartesi sizin,Pazar onun günü olsun. ( Bak bu da süpermiiiş! Onu rol yaparken düşünemiyorum )

*Birbirinize kitap okuyun. (Yaparız bazen bak bunu, daha doğrusu ben zorla okurum :)))

*Penceresinin önünde durun ve romantik bir şarkı söyleyin.( Sonrada mahallenin delisi diye peşime takılsınlar olduuuu!!!!)

*En sevdiği çikolata,şeker vs. montunun cebine saklayın. (Bulamaz cebinde kalırda makinede yıkanırken her şeye bulaşırsa n'olacak ? O zaman sorarım size!)

*Sesinizi kaydettiğiniz bir kaseti arabasındaki teybe yerleştirip açık bırakın ki arabayı çalıştırdığı anda çalmaya başlasın. (Yanında da birileri varsa eğlenceye bak sen :)

*Fırtına çıktığında birbirinize sıkı sıkı sarılın. (Kaçsak daha mantıklı değil mi? )

*Ölümsüz aşkınızı telgraf ile açıklayın. (Kime anlamadım ????)
*Bir külah dondurmayı paylaşın. (Ama o dondurma hiç sevmez ki, bak yoğurt deseniz bayılırdı ama )

*Salonun ortasında piknik yapın. (Salonun ortasında!!! Mangalda yakalım mı?)

*İkinizin aptal bir fotoğrafını çekin ve çerçeveletin. ( Böyle bi'şi yaparsa aşkımızın bittiği gün olurdu heralde!!! )


Bu önerilerin çoğu bana pek sağlıklı gelmedi... Ama baya eğlendim doğrusu... Şimdi bunu birde MyHusbanda okutmalı! :))


Sevgiler,
NRL