31 Aralık 2012 Pazartesi
28 Aralık 2012 Cuma
Yeni yıla girerken Arınmak!..
Bu son üç günde istiyorum ki adım adım eski yılın kirini pasını, tortularını atıp arınarak tertemiz bir bilinç ve enerji ile girelim yeni yıla...
ilk aşama olarak; Kendimizle başbaşa kalabileceğimiz bir köşede bu yılın bir değerlendirmesini yapalım bakalım; neler kazandık yada kaybettik?
Ne öğretti bize 2012?
Ne yaptıkta pişman olduk, bundan sonra nasıl davransak daha doğru olur.. Neyi söylemeseydik, hangi adımı atmasaydık... Neyimiz fazlaydı, eksik olan ne?
Her şeyi bi kenara bırakp tüm samimiyetimizle hatalarımızla yüzleşelim.. Ruhumuzu dinleyelim..
Bir kere en başta yaşadığımız her ne ise onun sorumluluğunu alıp kabul edeceğiz.. Yaşadığımız her şey bizim attığımız adımlar, verdiğimiz kararlarımız neticesinde olan şeyler. Biz o adımı attığımız için oldu, biz söylediğimiz için oldu vesaire..
Tabi bu noktada oturun ve halinize yanın demiyorum:) Oradaki önemli nokta hatanın sorumluluğunu üzerinize aldıktan sonra size neyi öğrettiğini kavrayabilmek.. Ve sonrasında da kendinizi sevgiyle affetmek..
Yaşadığımız her şey bizim gelişmemiz için..
Bir çizgi koymuştur Yaradan.. Tekamül noktası... "Bu noktaya çıkacaksın" diyor..
Yokuşu geri yürümeye kalkma!..
O yokuşu sana tamamlatacaklar...
Sabr'et, tahammül et, yokuşu bitir!.. {Y.Nuri Öztürk}
Yokuşu geri yürümeye kalkma!..
O yokuşu sana tamamlatacaklar...
Sabr'et, tahammül et, yokuşu bitir!.. {Y.Nuri Öztürk}
Önce Yaradanımızdan özür dileyerek-ki o affedendir, affetmeyi sevendir... Kendimizi affetmek yönünde bilinçaltı çalışmaları yapıyoruz.
"Ben yaşadığım her şeyi kabul ediyorum. Ben kendimi affediyorum..."
"Geçmişi, geçmişimdeki herkesi ve kendimi sevgiyle affediyorum ve serbest bırakıyorum."
"Farkında olarak ya da olmayarak kendimde yarattığım tüm engellemeleri blokeleri, düşünce kalıplarını kaldırıyorum.."

Sonraki ikinci aşama ise ŞÜKÜR!
Sahip olduğum ve olacağım her şey için sana sonsuz ŞÜKÜRLER OLSUN!.. Rab'bim!
Şimdi hamd ediyorum. Yaşadığım her şey için. Özellikle de kötü sandığım her şey için. Gözyaşlarım, korkularım için.
Onların benim tarafımdan olduğunu kabul ediyorum.
Onları kucaklıyorum.
Onlar benim gelişmem ve kendimi fark etmem için kullandığım araçlardı.
Yanlışlarımı ve doğrularımı kucaklıyorum.
Yaptıklarımı ve yapmadıklarımı.
Gerekli dersleri çıkardım.
Şimdi yerine ancak beni gerçekten iyi hissettirecek duygu ve düşünceleri seçiyorum.
Bütün o yaşadıklarım arasından deneyimin özünü ve anlamını alıyor, bilgeliğini alıyor ve ağırlıklarını bırakıyorum.{R. Şanal}
ŞÜKÜRLER OLSUN!.. HAMD OLSUN!..

Son gün ise evinizde mutlaka ufak çaplı bile olsa temizlik yapıyoruz... Her yer düzenli olsun.. Ve o gün evde negatif enerjileri dağıtması için bir adaçayı tütsüsü yapabiliriz mesela. Adacayı tutsüsünün kullanildigi mekandaki negatif enerjileri temizlediği söylenir.
Negatif enerjiyi nötrleyerek hem koruyucu hem de rahatlatıcı bir etkisi vardır.Ayrıca evinizdeki nazarı yok etmek içinde düzenli olarak adaçayı ile evinizi tütsüleyebilirsiniz.
**Birde üzerinizde auranızdaki negatif ve artık enerjileri temizlemek için Tuz ve Sirke Banyosu yöntemi vardır ki onu da ihtiyaç duyduğunuz her zaman yapabilirsiniz:
Tuz bilinen en eski koruyucu ve negatif enerjiyi toplayıcıdır. Hatta çok önceleri yemeklere tuzun konmasının sebebi tat vermesi değil, yemeklere karıştırılmış büyülerin veya negatif etkilerin yok edilmesiymiş. Evde ve odanızda bir tabak içine biraz tuz koymanız evde ki negatif enerjiyi toplayacaktır. Ben her odaya küçük kaseler içerisinde deniz tuzu koyarım.. Ayda bir yenilerim..
Ayrıca bir pratik yöntemde; eve geldiğinizde bir leğende ılık bir suda bolca deniz tuzu çözündürdükten sonra ayaklarınız bu tuzlu suya sokmanızdır. Tuz ayaklarınızdan vücunuzdaki bütün negatif ve artık enerjiyi toplayacak ve sizi topraklayarak rahatlatacaktır.
Son zamanlarda öğrendiğim bir başka şeyi daha paylaşmak istiyorum.
Lavanta buharı evde mikropları kırıyor, havasını temizliyormuş. Bende oda nemlendirme cihazının su haznesine bir kaç damla lavanta yağı damlatıyorum hem bu sayede evde doğal hoş bir koku oluyor, hemde odanın havasında mikroplar kırılmış oluyor.Kaloriferin üzerinde bir kavanozun içine de aynı şekilde koydum.. Arada birde Aktarda satılan kuru lavantayı çay gibi demleyip kaynayan buharı eve gezdiriyorum aynı zamanda bir spreyli su şişesiyle eve sıkıyorum.. Eveeet Lavanta kokan bir dünyada yaşıyorum:)
Allahım ben bu Lavantayı ne kadar çok seviyorum böyle! Kokusuna aşığım, yok yok hiç abartmıyorum resmen aşığım!.. Evde her yerde her şeyde onun kokusu.. Sabunlarda, deterjanlarda, oda kokularında çekmeceye koyduğum keselerde.. Yastığım içinde, dolabımın içinde.. Hatta bende:))
Bir yemediğim kalıyor diyicem ama arada bir çayını da içiyoruum.. Gerçekten!:)
2013 KARAR Listem!:)
Önceki sene verdiğim kararların bir değerlendirmesini yapalım bakalım: :)
Bir kere Acele etme huyumu bıraktım düşünmeden hareket etmiyorum artık!
Erteleme huyumu da Eh! Bıraktım sayılır tamamen bıraktım diyemiyorum, biraz daha üstünde çalışmam gerekiyor.. Kaytardığım yine oluyor çünkü:))
Son senelerde yaşadığım her şeyi deneyim olarak kabul ettiğim için dolayısıyla her şeyi kolaylıkla affetmemi sağlıyor.. Bunu da aştık sayılır ama yinede listemin bir köşesinde hatırlamam için dursun...:)
Şükürde hep hatırlanması gereken hayatın içinde hep olması gereken en önemli şey olduğu için o da listemde hep olsun...
Tabi bunlar burada sizinle paylaştığım kısmı:)
Bazen verdiğim kararların arkasında duramadığımda oluyor!:)
Ayrıca Şu liste de buralarda bir yerde dursun..
1) Bir saniye durun ve şunu fark edin… Yaşıyorsunuz!
İşler ne kadar kötüye gitse de yaşadığınız bu deneyimlerin alternatifinin ne olacağını düşünün: hiçbir şey yaşamamak; başka bir deyişle ölüm. Yaşadığınız için şükredin.
2) Durun ve gülleri koklayın. Cidden.
Hepimiz çok meşgulüz. Ama ara sıra, günbatımını izlemeli; bir bulutun nasıl oluştuğuna bakmalı ya da bir ağacı seyretmeliyiz. Gerekirse, ofisinize çiçek getirin ve bunları günlük meditasyon aracı olarak kullanın. Bu his doğal olarak oluşmuyorsa, kendinizi tabiatın güzelliğine inandırın. Bunda ısrar edin ve sonunda ne olduğuna bakın.
3) Rasgele kibar davranın.
Gerçekten. İşe yarıyor. Otomobilin şeridinize girmesine izin verin. Marketteki kasiyerle samimi bir sohbet gerçekleştirin. Bir çocuğa gülümseyin. Pozitif edimlerinizin farkında olun.
4) Kaliteli yiyecekler yeyin.
Kaliteli yiyeceği hak etmekle kalmaz; onlara ihtiyaç da duyarsınız. Sağlığınıza yatırım yapın.
5) Düzenli olarak egzersiz yapın.
Evet, yapıverin. Bir jimnastik salonuna yazılın. Çevrede bir jimnastik merkezi olup olmadığını araştırın. Bir jimnastik gurusu ya da milli şampiyon olmanız gerekmez. Gününüzün 45 dakikasını, hem kaslarınızı çalıştırmak, hem de vücudunuzu, zihninizi ve ruhunuzu güçlendirmek için harcayın.
6) Günde en az bir kere samimi bir telefon görüşmesi yapın.
İş için ya da başka bir ihtiyacı karşılamak adına değil. Birini, dostça bir “merhaba” demek için ve hiçbir karşılık beklemeden arayın.
7) Kişisel duygularınız için sorumluluk alın.
Patronunuzu, amansız rakibinizi ya da çocuklarınızı suçlamayın. Evet, yapmalarını istediğiniz ya da yapmaları gerektiğini düşündüğünüz şeyleri yapmıyor olabilirler; ama onlar yapmayı istedikleri ya da yapmaları gerektiğini düşündükleri şeyleri yapıyorlar. Bu da gayet iyi bir durum. Kendiniz için doğru olduğuna inandığınız şeyi yapın; kendinize ve yaşamınıza yönelik hislerinizin sorumluluğunu üstlenin.
8) Yeterli uyku uyuyun.
Uyku, sizi canlı ve zinde tutar. Daha fazlasını söylememize gerek var mı?
9) Kendinizi affedin.
Her zaman. Unutmanız gerekmiyor; ama mutlaka bağışlayın. Kimse mükemmel değildir ve her birimiz, seçimlerimizi o an için en iyisi olduğuna inandıklarımız arasından yaparız. Kendinizi affedin ve sıradaki işe yönelin.
10) Unutmayın; sizi sevecek biri her zaman vardır: kendiniz!
Bu ifadeyle ilgili sıkıntılar yaşıyorsanız, bir “ilk 10” listesinde bulunanlardan daha fazlasını yapabilirsiniz. Kendinizi sevin… Hem mutluluğunuzun, hem de sağlıklı ve cömert ilişkiler yaşama yetinizin temeli budur.
Virginia L. Walz
Bir kere Acele etme huyumu bıraktım düşünmeden hareket etmiyorum artık!
Erteleme huyumu da Eh! Bıraktım sayılır tamamen bıraktım diyemiyorum, biraz daha üstünde çalışmam gerekiyor.. Kaytardığım yine oluyor çünkü:))
Son senelerde yaşadığım her şeyi deneyim olarak kabul ettiğim için dolayısıyla her şeyi kolaylıkla affetmemi sağlıyor.. Bunu da aştık sayılır ama yinede listemin bir köşesinde hatırlamam için dursun...:)
Şükürde hep hatırlanması gereken hayatın içinde hep olması gereken en önemli şey olduğu için o da listemde hep olsun...
Tabi bunlar burada sizinle paylaştığım kısmı:)
Bazen verdiğim kararların arkasında duramadığımda oluyor!:)
Ayrıca Şu liste de buralarda bir yerde dursun..
1) Bir saniye durun ve şunu fark edin… Yaşıyorsunuz!
İşler ne kadar kötüye gitse de yaşadığınız bu deneyimlerin alternatifinin ne olacağını düşünün: hiçbir şey yaşamamak; başka bir deyişle ölüm. Yaşadığınız için şükredin.
2) Durun ve gülleri koklayın. Cidden.
Hepimiz çok meşgulüz. Ama ara sıra, günbatımını izlemeli; bir bulutun nasıl oluştuğuna bakmalı ya da bir ağacı seyretmeliyiz. Gerekirse, ofisinize çiçek getirin ve bunları günlük meditasyon aracı olarak kullanın. Bu his doğal olarak oluşmuyorsa, kendinizi tabiatın güzelliğine inandırın. Bunda ısrar edin ve sonunda ne olduğuna bakın.
3) Rasgele kibar davranın.
Gerçekten. İşe yarıyor. Otomobilin şeridinize girmesine izin verin. Marketteki kasiyerle samimi bir sohbet gerçekleştirin. Bir çocuğa gülümseyin. Pozitif edimlerinizin farkında olun.
4) Kaliteli yiyecekler yeyin.
Kaliteli yiyeceği hak etmekle kalmaz; onlara ihtiyaç da duyarsınız. Sağlığınıza yatırım yapın.
5) Düzenli olarak egzersiz yapın.
Evet, yapıverin. Bir jimnastik salonuna yazılın. Çevrede bir jimnastik merkezi olup olmadığını araştırın. Bir jimnastik gurusu ya da milli şampiyon olmanız gerekmez. Gününüzün 45 dakikasını, hem kaslarınızı çalıştırmak, hem de vücudunuzu, zihninizi ve ruhunuzu güçlendirmek için harcayın.
6) Günde en az bir kere samimi bir telefon görüşmesi yapın.
İş için ya da başka bir ihtiyacı karşılamak adına değil. Birini, dostça bir “merhaba” demek için ve hiçbir karşılık beklemeden arayın.
7) Kişisel duygularınız için sorumluluk alın.
Patronunuzu, amansız rakibinizi ya da çocuklarınızı suçlamayın. Evet, yapmalarını istediğiniz ya da yapmaları gerektiğini düşündüğünüz şeyleri yapmıyor olabilirler; ama onlar yapmayı istedikleri ya da yapmaları gerektiğini düşündükleri şeyleri yapıyorlar. Bu da gayet iyi bir durum. Kendiniz için doğru olduğuna inandığınız şeyi yapın; kendinize ve yaşamınıza yönelik hislerinizin sorumluluğunu üstlenin.
8) Yeterli uyku uyuyun.
Uyku, sizi canlı ve zinde tutar. Daha fazlasını söylememize gerek var mı?
9) Kendinizi affedin.
Her zaman. Unutmanız gerekmiyor; ama mutlaka bağışlayın. Kimse mükemmel değildir ve her birimiz, seçimlerimizi o an için en iyisi olduğuna inandıklarımız arasından yaparız. Kendinizi affedin ve sıradaki işe yönelin.
10) Unutmayın; sizi sevecek biri her zaman vardır: kendiniz!
Bu ifadeyle ilgili sıkıntılar yaşıyorsanız, bir “ilk 10” listesinde bulunanlardan daha fazlasını yapabilirsiniz. Kendinizi sevin… Hem mutluluğunuzun, hem de sağlıklı ve cömert ilişkiler yaşama yetinizin temeli budur.
Virginia L. Walz
2012 de tüm yaşadıklarıma Şükürler olsun..Hamd olsun!..
“Minnettarlık duyduğum şeyi kendime çekerim”
Öncelikle şükrederim hiç yoktan var olduğum için.
O’nun bendeki özüne şükrederim.
Beni özene-bezene yarattığı ve bana akıl verdiği için.
Âlemlerde kimseye vermediğini bana verdiği için; seçme özgürlüğünü!
Aklımda tasarlayabildiğim, plan yapıp-hayal kurabildiğim için.
Bana deney yapma imkânı verdiği için.
İstediğim kişi olma imkânını verdiği için.
Deneyebildiğim için.
Bana bu deneyleri yapacak bir alan, dünya ve yaşam verdiği için.
Benle birlikte gelişen yol arkadaşlarım için.
Onlar olmasaydı kendimi tanıyamazdım.
Bana yardımcı olan melekler için.
Çevremdeki binlerce çeşit hayvan için.
Biz onlarla birlikte bu yolculuğu yapıyoruz.
Kediler, kuşlar, böcekler, atlar ve diğerleri için.
Düşünebildiğim için.
Gülebildiğim için. Ağlayabildiğim için.
Kahkaha atabildiğim için, çünkü böylece her şey birden anlam kazanıyor.
Ağlayabildiğim için, çünkü böylece kirlerimden arınıyorum.
Acılarım ve sevinçlerim için, çünkü onlar benim kalbimin güçlü olmasını sağlıyorlar.
Ailem için, çünkü onlarla yalnızlığımı paylaşıyor ve kendi benliğime anlam veriyorum.
Gözlerim için, onlarla çevremi açık, berrak ve renkli görüyorum.
Yanlışlarım için şükrederim, çünkü onlar sayesinde öğreniyorum.
Kıyafetlerim için, kitaplarım için, seyrettiğim filmler için, güzel gösteriler için şükrederim.
Çocuklar için şükrederim, onlar bana hayatı sevdiriyorlar.
Yeteneklerim için şükrederim, onlar kendime saygı duymamı sağlıyorlar.
Aptallıklarım için şükrederim, onlar beni akıllı yapıyorlar.
Şükredebildiğim için şükrederim.
Bana acı veren insanlar için şükrederim, onlar sayesinde kendimi tanıyorum.
Ellerim için, kollarım için, ağzım ve burnum için şükrederim.Onlar benim harika araçlarım.
Ayaklarım için, onlar beni istediğim yere götürüyorlar.
Dostlarım için şükrederim, onlarla acıları küçültüyor, sevinçleri çoğaltıyoruz.
Bana düşmanlık yapanlar için şükrederim, onlar bana kirlerimi gösteriyorlar.
Şükrettikçe çevremde yüksek nitelikli bir alan yaratıyor ve bütün yüksek nitelikli araçları kendime çekiyorum.
Mutluluğu, gücü, sevgiyi, neşeyi yaratacak araçları kendime çekiyorum.
Şükrettikçe sağlıklı oluyorum ve gücüm artıyor.Ve yine şükrettiğim için, şükrediyorum.
Rüzgâr için, yüzümü yalayıp-geçen esintiye şükür. Ağaçlar için. Yüce dağlar ve küçük tepeler için.
Güneşin sıcaklığı için, içimi ısıtan, aydınlatan güneş ve ay için.
Toprağa bastığımda onun yumuşaklığı için.
Bulutlar için ve masmavi gökyüzüne şükürler.
Tadabildiğim için.
Koşabildiğim ve oturabildiğim için.
Her bir eylemi yaparken hissettiğim özgürlük duygusu için.
Etrafımdaki insanlar için.
Onların yüzleri, sesleri ve orada oluşları bile anlamlı benim için.
Hepsi ayrı bir dünyanın kapılarını açıyor bana. Hepsi bana bir şey öğretiyor.
Üzerinde rahatça dolaştığımız dünya için.
Var olduğum için bir kez daha.
Hata yapabildiğim için. Seçebildiğim için ve seçimlerimin sonuçlarını yaşadığım için.
Duygularım için. Ağladığım ve güldüğüm için şükrederim.
Özel yeteneklerim için.
Farkına vardıklarım ve varmadıklarım için.
Ve şükrederim, şükredebildiğim için...
alıntıdır..
27 Aralık 2012 Perşembe
POZİTİF ENERJİ YAYMANIN 11 SIRRI:
1- Gülümseyin: Gülmek sizi ve çevrenizdekileri pozitif bir moda sokar. Kötü hissediyor bile olsanız 30 saniyeliğine de olsa gülümsemeyi deneyin ve yaratacağı farkı görün.
2- İltifatlarınız samimi olsun: İltifat ve komplimanlarınızda içten olun, abartıya kaçmayın. Kişinin görünümü ya da herkesçe bilinen özellikleri yerine pek bilinmeyen yönlerini öğrenin. Mesela soul müziğe olan ilgisini… Ve iltifat edecekseniz bunun hakkında güzel şeyler söyleyerek takdirinizi sunun.
3- Sarılın: Sarılmak da gülmek gibi basit ama etkisi büyük sihirli davranışlardandır. Yakınlık ve samimiyet derecesine göre sarılmaktan, kucaklaşmaktan çekinmeyin.
4- Cesaretlendirin: Dünyada cesaret kırıcı yeterince şey var zaten. Haberler, gazeteler, konu-komşu, eş-dost kötü haberler verip durmuyorlar mı? Yüksek potansiyeli olan çok kişi, sırf cesaret kırıcı şeylerden dolayı başarısızlığa uğramakta. Bu nedenle çevrenizdeki kişilere destek olun, cesaretlerini kırmayın, hayallerine saygı duyun.
5- Pozitif duygular geliştirin: Duygular bulaşıcıdır. Pozitif düşünceyi bulaştırmak için de pozitif ve iyimser yaklaşım geliştirin. Gülümsemek yanında yaşama değer verin, olumlu hatıralarınızı hatırlayın, gündeminizde onlar olsun. Böylece pozitif duygu ve düşünceye doğru sıçrayış gerçekleştirirsiniz.
6- Hızlı ve pratik çözümler getirin: Bazen karşınızdaki kişinin cesarete değil de pratik çözüm yollarına ihtiyacı vardır. Bir kağıt mendil, bir bardak su ya da serinlemek için bir yelpaze olabilir ihtiyacı… Belki de arabadan inerken dengesini yitirmemek için elinizi tutmak istiyor. Bu tür pratik yardımlarda uyanık ve istekli olun.
7- Dinleyin: Bazen yardım falan değildir karşınızdaki kişinin istediği... Sadece konuşmaya ve birilerinin kendisini dinlemesine ihtiyacı vardır. Bu tür durumlarda yargılamadan ve sorgulamadan sadece dinleyin.
8- Perspektifinizi paylaşın: Bazen pireyi deve yaparız. Bazen de ciddi konuları hafife alırız. Karşınızdaki kişinin bu hataya düştüğünü görürseniz kendi görüşünüzü paylaşın. Böylece muhatabınızın kendisini çok üzen durumun aslında gülüp geçilecek bir şey olduğunu görmesini sağlarsınız.
9- Bunalım şarkılar dinlemeyin: Dinlediğimiz müzik ruhsal durumumuz üzerinde son derece etkilidir. Sizi depresifleştiren, bol acılı, bunalım şarkılar yerine canlandıran, mutlu eden şarkılar tercih edin. Bu şarkıları çevrenizle de paylaşın.
10- Küçük nezaket kurallarını es geçmeyin: Kapıdan içeri girerken önceliği yanınızdaki kişiye verin, çerez, bisküvi gibi şeyler yiyorsanız ikram edin, otobüste yaşlı ya da ihtiyaç halinde olanlara yer verin, kapıdan geçtikten sonra hemen ardınızda birinin olduğunu fark ederseniz kapıyı tutun (hızla içeri dalıp kapının yüzüne kapanmasını önleyin). Bunlar küçük ama ince şeylerdir; dikkat ettiğiniz takdirde nezaketinizle muhatabınızı memnun etmekle kalmaz, büyülersiniz.
11- Pozitifi başkalarına bulaştırın: Bir arkadaşınız size pozitif bir şey söyledi ya da böyle bir eylemde bulunduysa size geçen bu pozitif ruh halini siz de başkalarına bulaştırın. Güzel bir şey söyleyin, bir jest yapın ki pozitif zincir hızla büyüsün çevrenizde.
25 Aralık 2012 Salı
Doğru bakış açısı geliştirmek için oluşturulması gerekli yol haritasını aşağıdaki adımlarla kullanmak gerekir:
İlk adımda,
1. Güzel bakmalı,
2. Güzel görmeli,
3. Güzel düşünmeli,
4. Güzel yaşamalı,
5. Güzel tepkiler geliştirmeli,
6. Güzel sonuçlar çıkarmalı,
7. Güzellikleri en güzel haliyle korumalıdır.
İkinci adımda,
1. Öfkelenmemeli,
2. Kontrolü elden bırakmamalı,
3. Fevri kararlardan uzak durmalı,
4. İstişare etmeli-bir bilene sormalı,
5. Sonradan pişman olabileceği davranışları içinde bulunduğu anda görmeli,
6. İleri görüşlü olmalı,
7. Yargılayıcılıktan uzak durmalıdır.
Üçüncü adımda,
1. İçinde bulunduğu durumu için çözüm yolları aramalı,
2. İçinde bulunduğu durumu içinden çıkılmaz hale getirmekten kaçmalı,
3. Etraflıca ve çok yönlü bakış açısı geliştirmeli,
4. Suçlayıcılıktan uzak durmalı,
5. Kuşatıcı olmalı,
6. Eğiticilik özelliğini yaşatmalı,
7. Fikir ve proje geliştiren bir kimlik kazanmalıdır.
Dördüncü adımda,
1. Sonuçları kabullenmeli,
2. Sonuçlara katlanmalı,
3. Sonuçları çözümleyici yöntemler geliştirmeli,
4. Sonuçların ‘son olduğu’ saplantısına düşmemeli,
5. Yapılabilecek yeni bir şeylerin daha olduğunu bilmeli,
6. Ufkun daraltılmaması gerektiğini görmeli,
7. Farklı plan-proje oluşturma merakına sahip olmalıdır.
Beşinci adımda,
1. Her şeyin şimdi daha güzel olduğunu,
2. Her yeni gelen zamanın daha farklı bir güzellikle sunulduğunu,
3. Her yeni olayın daha farklı ve daha güzel bir bakış açısı kazandıracağını,
4. Hayatın ve olayların her yaşanan tecrübeyle daha çok anlam kazandığını,
5. Hayata anlam katan gerçek değerlerin görülme ve gözlemlenme imkanı sağladığını,
6. Değişikliklerin farklılık ve zenginlik kattığını,
7. Kainatın merkezinde insanın kendisinin olduğunu en derin duygularla yaşamalıdır.
Altıncı adımda,
1. Kayıplarla kaybolmamak,
2. Kazançlarla şımarmamak,
3. Elde edilenlerle avunmamak,
4. İçinde bulunulan duruma aldanmamak,
5. At gözlüğüyle bakmamak,
6. Kalp gözüne sahip olmak,
7. Derin iç görüyü elde etmekle ‘hakiki yol haritaları’ çizilebilir ancak!
Yedinci adımda,
1. Hikmetin yitik miras olduğunu anlamak,
2. Her şeyi iyi tarafından da görebilmek,
3. Doğruları olduğu gibi benimsemek,
4. Gerçeklere katlanmak zor olsa da kabullenmek,
5. İç derinliklere uzanacak zaman dilimlerine sahip olmak,
6. Hayata, olaylara, insana ve özelde insanın kendisine ‘saygı duyma’ düşüncesini ve inanışını yaşatmak,
7. İncelikleri derin bir şekilde görerek sevgiyle dokumak gerekecektir.
4. Güzel yaşamalı,
5. Güzel tepkiler geliştirmeli,
6. Güzel sonuçlar çıkarmalı,
7. Güzellikleri en güzel haliyle korumalıdır.
İkinci adımda,
1. Öfkelenmemeli,
2. Kontrolü elden bırakmamalı,
3. Fevri kararlardan uzak durmalı,
4. İstişare etmeli-bir bilene sormalı,
5. Sonradan pişman olabileceği davranışları içinde bulunduğu anda görmeli,
6. İleri görüşlü olmalı,
7. Yargılayıcılıktan uzak durmalıdır.
Üçüncü adımda,
1. İçinde bulunduğu durumu için çözüm yolları aramalı,
2. İçinde bulunduğu durumu içinden çıkılmaz hale getirmekten kaçmalı,
3. Etraflıca ve çok yönlü bakış açısı geliştirmeli,
4. Suçlayıcılıktan uzak durmalı,
5. Kuşatıcı olmalı,
6. Eğiticilik özelliğini yaşatmalı,
7. Fikir ve proje geliştiren bir kimlik kazanmalıdır.
Dördüncü adımda,
1. Sonuçları kabullenmeli,
2. Sonuçlara katlanmalı,
3. Sonuçları çözümleyici yöntemler geliştirmeli,
4. Sonuçların ‘son olduğu’ saplantısına düşmemeli,
5. Yapılabilecek yeni bir şeylerin daha olduğunu bilmeli,
6. Ufkun daraltılmaması gerektiğini görmeli,
7. Farklı plan-proje oluşturma merakına sahip olmalıdır.
Beşinci adımda,
1. Her şeyin şimdi daha güzel olduğunu,
2. Her yeni gelen zamanın daha farklı bir güzellikle sunulduğunu,
3. Her yeni olayın daha farklı ve daha güzel bir bakış açısı kazandıracağını,
4. Hayatın ve olayların her yaşanan tecrübeyle daha çok anlam kazandığını,
5. Hayata anlam katan gerçek değerlerin görülme ve gözlemlenme imkanı sağladığını,
6. Değişikliklerin farklılık ve zenginlik kattığını,
7. Kainatın merkezinde insanın kendisinin olduğunu en derin duygularla yaşamalıdır.
Altıncı adımda,
1. Kayıplarla kaybolmamak,
2. Kazançlarla şımarmamak,
3. Elde edilenlerle avunmamak,
4. İçinde bulunulan duruma aldanmamak,
5. At gözlüğüyle bakmamak,
6. Kalp gözüne sahip olmak,
7. Derin iç görüyü elde etmekle ‘hakiki yol haritaları’ çizilebilir ancak!
Yedinci adımda,
1. Hikmetin yitik miras olduğunu anlamak,
2. Her şeyi iyi tarafından da görebilmek,
3. Doğruları olduğu gibi benimsemek,
4. Gerçeklere katlanmak zor olsa da kabullenmek,
5. İç derinliklere uzanacak zaman dilimlerine sahip olmak,
6. Hayata, olaylara, insana ve özelde insanın kendisine ‘saygı duyma’ düşüncesini ve inanışını yaşatmak,
7. İncelikleri derin bir şekilde görerek sevgiyle dokumak gerekecektir.
24 Aralık 2012 Pazartesi
Olayları algılama şeklinizi değiştirin....
Her şeyi kontrol etmeye ve yönetmeye çalışmaktan vazgeçin…
Sürekli “alarmda”; olmanız gerektiğini söyleyen iç sesinize kulak vermeyin…
Yeni yollar denemesi için ruhunuza izin verin…
Bir şey için elinizden geleni yaptıktan sonrasını dert edinmeyin…
Fırsatların karşınıza kendiliğinden çıkmasına izin verin…
Kendinize günlük hedefler çizin…
Kendinizi huzursuz hissettiğinizde içinizdeki barışın merkezine gidin…
Sinirlenmenin boşa giden enerjiden başka bir şey olmadığını unutmayın…
Tek bir doğru yoktur…
Olayları algılama şeklinizi değiştirin…
Kendinizi başkalarının yerine koyun…
Böylece daha zor incinir ve incitirsiniz…
Deepak Chopra
22 Aralık 2012 Cumartesi
Tezahür çalışması 2013
Bir kaç senedir aşağı yukarı bu zamanlarda çok istediğim bir dileğime odaklanıp onun için bir dua çalışması yaparak yeni yıla bu şekilde girmek için kendimce bir çalışma yapıyorum.
Eğer "Eveeeet" diyor iseniz ツ
İnşallah diyelim..
Bu defa on günlük bir dua çalışması olucak.
Niyetim 21 gündü ve geçen hafta başlamayı planlıyordum aslında ama kendi özel sebeplerimden dolayı belirttiğim tarihte başlamak kısmet olmadı.
Şimdi biz bu çalışmada neler yapacağız?
Yapacağımız şey şu. Önce olmasını çok istediğimiz bir dilek belirleyeceğiz.10 gün boyunca her gün - aynı saatte bu dileğimiz için dua ederek bir Esma ile çalışıyoruz..
Buluşacağımız Saat 21:00
* Her gün aynı saat olmasına özellikle özen gösteriyoruz.
Bu çok önemli.
Unutmamak için ne yapabiliriz, telefonlarımızın hatırlatma kısmına not düşüp sesli alarmla bizi uyarmasını sağlayabiliriz.
Facebook'u olanlar Çalışma grubumuzda her akşam 21:00da buluşacağız zaten.
Ben bir niyet cümlesi veriyorum ama siz içinizden gelen şekilde de samimiyetle dua edebilirsiniz.
Şimdi ben................... niyet ettim. Bunu ve ya daha iyilerini kabul ediyorum. Lütfen bunu veya daha iyilerini benim ve ilgili herkesin en yüksek iyiliğine olucak şekilde gerçekleşmesini sağla {Allahım}
Amin!
Okuyacağımız esma:
"Ya Latif"
Manası : Sınırsız ve sonsuz lutuf sahibi olan, her işin tüm inceliklerini bilen bilinen bilinmeyen, görünen görünmeyen yerlerden lutufta bulunan, tüm hak arzuları yerine getiren anlamındadır.
İşlevi : Genetik şifremize kodlanmış ve bize armağan olan olarak Yaradan tarafından verilmiş olan bu güzel Esma'yı zikreden kişi, Esmanın gücünü aktive ederek, hak olan tüm arzuların oluşumunu sağlar. Gerçekten çok güçlü ve etkili bir Esmadır.
BU ESMAYI ZİKREDENLERİN KISMETİ , RIZKI MUTLAKA ARTAR VE HAK OLAN TÜM ARZULARI YERİNE GELİR . MADDİ VE MANEVİ ANLAMDA GELİŞME SAGLAR. BOLLUK BEREKET ENERJİSİ DAİM OLUR. TIBBIN ÜMİT KESTİĞİ RAHATSIZLIKLARDA DA ÇOK ETKİLİDİR.
Özel Okuması :16641 defadır..
Bizde özel okuması olan 16 641 on'a bölüp günlük 1664 adet okuyacağız. Son gün 1665 olmak üzere Toplamda on günde özel okunma sayısını tamamlamış olacağız yani.
Bu konudaki samimiyetiniz ve verileceğine olan inancınız tam olsun. Önce siz inanın olacağına. Ve dikkatli gözlemleyin niyetimiz istediğimiz şekilde değilde başka yollardan da gelebilir. Çünkü biz "benim ve ilgili herkesin hayrına olucak şekilde" diyerek o açık kapıyı zaten bırakarak başka hayırlı yollardan da istiyoruz farkındaysanız...
*(Siz, kabul edileceğine yakînen inanarak, Allah’a dua ediniz. Allahü teâlâyı unutarak, gafletle edilen dua kabul olmaz.) [Tirmizi]
Kendi Niyetinizi yaptıktan sonra lütfen; "Tezahür çalışma grubunun bir üyesi olarak niyet çalışmasına katılan tüm arkadaşların da istedikleri her ne ise olmasını diliyorum." diye birbirimize mutlaka dua enerjisi göndermeyi unutmayalım! Bunu çok önemsiyorum...
Topluca yapmamızın asıl sebebi bu zaten.. Enerjiyi büyütmek ve bu yoğun enerjiden nasiplenmek!
Bu bir niyet çalışmasıdır. Olumlamayı sadece kendimiz için yapıyorken niyet çalışmalarında başkaları içinde yapabiliriz.
"Kendi niyetinizi kuvvetlendirirken tüm niyetleri kuvvetlendirdiğinizi bilin."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










