Evren matematik üzerine oturmuştur. Her şey matematikseldir.
Size çok spritüel gelen, ruhani gelen pek çok şey aslında matematiksel ve fizikseldir. Evrenin her yerinde altın oran vardır, yaşadığımız dünyada zaman ölçülür, kuantasal (parçacıksal) bir yapıya sahip olan bu evren belirli ritimlerle titreşir aynı notadan gelen müzik sesi gibidir ve matematikseldir. Ses bir titreşimdir ve yaydığı frekanslar da belli bir müzik ritmindeki ritim gibidir, ölçülebilir. Esmaların tekrarı ile ortaya çıkan enerjilerin frekansı kendiyle eş olan frekansla eşleşmektedir. Yani siz elinizdeki kumandayla nasıl X kanalını tuşladığınızda karşınızda X kanalını bulur ve seyrederseniz, zikrettiğiniz esmanın da yaydığı frekans kendi manasının içeriği olan frekansla eşleşecektir. Bu eşleşmeyi gerçekleştirmek için beyinden yayınlanacak dalganın belirli bir doygunluğa erişmesi gerekmektedir ki beyinden çıkan ışınlar(fotonlar-kuantalar) etkili hale gelebilsin. Beyin bir kelimeyi tekrar etmeye başladığında beyin önce belirli bir bölgesinde sonra genelinde aydınlama yani aktivasyon başlar, bu nöro kimyasal bir olay olarak bilim tarafından da ortaya konmuştur.
Bu araştırmaya göre beyin aynı kelimeyi,belirli bir süre tekrarlamaya devam ettiğinde beyinin genelinde güçlü bir nöron aktivasyonu gösterdiği ve beyinden dışarı doğru hertz cinsinde güçlü frekanslar yani ışınlar yaydığı tespit etmiştir.
Bir esmayı tekrar ederek zikretmenin beyinde güçlü bir ışıma oluşturduğu ve evrene yayın yaptığı anlaşılıyor. Bu nedenle tekrar etmek önemli çünkü; ışıma ne denli güçlü olursa esmanın manasıyla ilgili kozmik enerji alanıyla bağlantı o denli güçlü oluyor.
Nasıl ki kapınızın anahtarını her anahtar açamaz, sadece o kapının anahtarı
açarsa, nasıl ki her kilidin beli bir şifresi varsa Esmalarında belli bir şifresi vardır. Siz belirlenmiş sayıda esmanızı zikrettiğinizde beyninizden çıkan ışın kozmik enerji alanında kendisiyle bağlantılı olanla eşleşiyor ve kilit açılıyor. Ben buna “kozmik kapıdan geçmek” diyorum. Kozmik kapıdan geçtiğinizde artık ilgili esmanın manası devreye giriyor ve esma hangi niyetle çekilmişse, o niyetin oluşumu gerçekleşmeye başlıyor.
Bu kadim bilgiler de bir gün gelecek ve bilimsel biçimde açıklanacak çünkü evren tamamen matematik üzerine kurulu.
Zikretmek, yerçekimi yasası gibi, güçlü ve zayıf çekirdek yasası gibi, suyun kaldırma gücü gibi tamamen evrensel yasa ile bağlantılıdır. Siz inansanız da inanmasanız da bir objeyi yere atarsanız yerçekimi yasasından dolayı yere düşecektir. İnansanız da inanmasanız da içi hava dolu bir objeyi suya bıraksanız suyun üzerinde yüzecektir. Çünkü evrensel kuvvetler söz konusudur. Zikrettiğinizde de aynı durum geçerlidir. İnansanız da inanmasanız da belirli bir esmayı belirlenmiş sayılarla zikrettiğinizde yayılan manyetik enerjinin etkisiyle esmanın manası ve işlevi harekete geçecektir.
Zikretmek sadece inanç meselesi değildir tamamen bir yasadır.
Bununla beraber siz zikretmeye başladığınızda yaşadığınız deneyimlerden dolayı zaten Yaradan’ın varlığına ve Yaradan’ın muhteşem düzenine ve işleyişine inanırsınız. Kuantum fiziği ve mekaniği deneylerle ispatladı ki; Yaşadığımız evren her zerresiyle enerjiden ibarettir. Salt enerjiden oluşmuş bu evrende bedenlerimiz dahi yoğunlaşmış enerji formudur. Dokunduğunuzu zannettiğiniz şeylere bile dokunamazsınız aslında elinizin elektronları dokunduğunuz objenin elektronlarını iter sizin hissettiğiniz sadece duygudur.
Duygular ise zihnimizde enerjileri harekete geçiren kimyasallardır.
Beş duyu algımızla üç boyutlu olarak algılıyoruz evrenimizi. Bu demektir ki; aslolan sadece bilinçtir, geri kalan her şey yönlendirilmeye ve şekillendirilmeye hazır enerjilerden ibarettir. Enerjileri yönlendiren ve onu var algılattıran sadece bilinçtir, zihinlerimizdir. Zihinlerimizde bilincimizde dünya formatına uygun olan program yerleşiktir. Bu program sayesinde algılarız içinde var hissettiğimiz evrenimizi. Bize dışarıda gibi gelen sesleri, görüntüleri, kokuları da bu program aracılığıyla algılarız. Aslında biz sadece zihnimizdeki bilinciz.
Kendi yıldızınıza ait olan Esma’ları zikretmek sizin tabiatınıza dair olan gücünüzü arttırır ve yaşam deneyimlerinizi kolaylaştırır.
Astroloji anne karnında iken ve doğduğumuz an ve yere göre çıkan beyin haritamızda (horoskop) bizim yaşam boyunca seyir halindeki gezegenlerden hangi yaşam alanımıza(evler) hangi türden enerjileri alacağımızı anlatan ilim dalıdır.Beynin bir bölümünün proglamlandığı bu harita bizim kimlik karakter ve yeteneklerimizi ve yaşamdaki duruşumuzu belirler.Beynin kullanmadığımız henüz programlanmamış bölümünü de kişisel gelişimizle veya ESMA'ÜL HÜSNA ları belli sayıda ve ritimde zikrederek atıl durumdaki nöronları mana istikametinde programlayıp devreye sokabiliriz.Bunu haritamızdaki gezegenleri ve açıları yayılımı hesaplayarak bulabilir,yaşamımızı daha olumlu geliştirebiliriz.
Burcumuzun yaşamımıza kolaylık veren, kişisel gelişmemize destek verecek esmalarını çekerek o tür etkileri güçlendiririz.
Bunları bize yakın aynı elementten burçların esmaların destekleyici etkisi ile dengeleyebiliriz.
Her esmanın sayı adedince çekilimi ‘zikir edilmesi’30 derecelik açı etkisi yapar. Horoskoptaki sert açılarla yaşamımızda manayı sert yaşayacağımız konuları bu açı açılımları ile dengeleyebiliriz.
Her burcun, gezegenlerin konumlanmasından kaynaklanan bazı zorlayıcı kişisel özellikleri olabilir. Esmalar ise, öne çıkan negatif özellikleri dengeleyecek etkilere sahip.
ALINTIDIR.
SPONSOR REKLAMI


Günaydın güzel paylaşım için teşekkür ederim.Bir konuda bilgi rica edeceğim Burcumuza karşılık gelen esmayı nasıl bulabiliriz.
YanıtlaSiliyi güzel günleriniz olsun seviklerinizle
FRYFRYFLY
Sevgili Nur hanim, gectigimiz aylarda blogunuzu tevafuken kesfettim. Dinimizde tesaduf yoktur, tevafuk vardir. Bunu yukaridaki yazidan da anlayabiliyoruz. Her sey hesap kitap uzerine kurgulanmistir, dolayisiyla iliskilerde bundan nasibini aliyor. Her sabah maynet astrologu Irem Su hanimin burcumla ilgili yazisini okuyup, hemen blokunuza bakiyorum. Bazi gunler yayimladiginiz bir yazi kafamdaki soru isaretlerine cevap oluyor. Tipki yukaridaki yazi gibi. Sayenizde esmalarla hemdem oldum. Hergun burcumun esmalarini ve sizin onerdiginiz baska esmalari cekiyorum. Eskiden yuzlerce hatta binlerce zikir yapilmasi bana akilli isi gibi gelmez, sacmaliyorlar derdim. Oysa simdi o bitmez zannettigim zikirleri 15-20 dak.kolayca, huzurla ve zevkle cekiyorum. Bir kez baslayinca da insan birakmak istemiyor. Varliginiz, guzel enerjiniz ve bizleri aydinlattiginiz icin cok tesekkur ederim. Iyi ki varsiniz. Serap Simtay
YanıtlaSilNe güzel yorum Serap hanım ben teşekkür ederim bu güzel yorumunuz için.. Sizlerde iyi ki varsınız..
Sil