Şifalı bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şifalı bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2018 Çarşamba

Bitkisel tılsımlar


Sarmisak : Çok eskilere dayanan koruyucu etkisi sarmisagi bitkiler içinde en etkili bir bitki tilsimi haline getirmistir. Bilimsel olarak faydalarinin arasina her gün bir yenisi eklenen sarmisak, eskiden vampirlere karsi korunma olarak kullanilirdi. Insanlar evlerine sarmisaklar asarak bu kan emicilerden korunacaklarina , sarimsagin kokusunun vampirleri eve sokmayacagina inanirlardi. Hatta durum çok vahimse, sarmisagi boyunlarina baglayip öyle yatarlardi. Öte yandan sarmisak huysuz bebeklerin, gece rahat uyumalari için yatagin altina konurdu ve bebeklerin sakinlesmesi saglanirdi. Ortaçaglarda sarmisak, savaslarda yaralanmalara karsi da kullanilmis ve savasanlari koruduguna inanilmisti. Denizciler kötü hava sartlarina ve deniz kazalarina karsi da sarmisak kullanirlardi.

Defne : Defne agaci, bulundugu yere bereket getiren bir agaç olarak bilinir. Onun bulundugu yere hastalik ve kötü cinler giremez inanci pek yaygindir. Eski Yunan ve Roma' da taçlar defne dallari ve yapraklariyla süslenir, mitoloji de ise defnenin yildirimsavar bir gücü olduguna inanilirdi. Hatta bu inanis o kadar geçerlilik kazandi ki, günümüzde bile ev girislerinin iki yanina dikilen defne agaçlari hem evi kötü ruhlardan hem de yildirimlara karsi koruyarak adeta bir paratoner vazifesi görmesi saglandi.

Feslegen : Hintlilerin kutsal bitkisi feslegen, Tanri Visnu ve Krisna' ya adanmis bir bitkidir. Dogum sirasinda kadina yardimci olduguna inanilirdi. Sahibini sancilardan ve agrili hastaliklardan korudugu da inanislar arasindadir. Akdeniz' ülkelerinin bazilarinda ise feslegen, evdeki bakire kizin koruyucusuydu. Sayet evdeki bakire kiz evlenme çagina gelmisse, feslegen saksisiyla birlikte camin önüne konur ve evdeki kizin artik evlenmeye hazir oldugu bu, koruyucu bitkisi olan feslegenle ilan edilirdi.


Kina : Kina bugün bile kullanilan hem ugur, hem de koruyucu nitelikleri olduguna inanilan bir bitkidir. Dügünden bir gece evvel, kina geceleri düzenlenmesi, Türkiye'de oldugu kadar bir çok degisik Ortadogu ve Asya ülkelerinde de yapilmaktadir. Kimi yerlerde bu kina gecelerine yalnizca kadinlar katilir ve gelinin ellerine sürülen kina bir bezle baglanarak ertesi gün açilir. Bu uzun bir müddet elden çikmaz. Bunda amaç, dügüne gelebilecek nazarin ve seytani güçlerin saldirilarini etkisiz hale getirmektir. Bu gelenek Anadolu' muzda yillardir özelliklerinden hiç bir sey kaybetmeden uygulanmaktadir.

Mese Palamutu : Mese agaci yüzyillardir kutsal bir agaç olarak bilinir. Bunun meyvesi olan mese palamutu da bu sebepten dolayi özel güçlere sahip olarak bilinir. Mese palamudundan yapilan koruyucu tilsimlarin, kolera gibi hastaliklara iyi geldigi bilinmekte, inanilmaktaydi. Mese agacinin uzun olan ömrünün, insanlara yansiyacagi düsüncesiyle uzun yasami da temsil ettigi bilinir. Üzerinde bir mese palamutu tasiyanin hiç yaslanmayacagina inanilirdi.

Sari Kantaron : Bir adi da Aziz John Kökü olarak bilinen Sari Kantaron, kötü ruhlari, kötü güçleri kovmak için kullanilan en etkili bitki olarak bilinir. Eski Roma' da bu bitkiye "Seytan Kaçiran" denirdi. Sari kantaronu, dalinla birlikte evin bir kösesine asmak, o evin ve sakinlerinin tilsimli ve güçlü bir korumaya sahip olacaklarini ve evden içeri hiçbir kötü ruhun girmeyecegi anlamina gelirdi. Bundan baska sari kantaronun evi yildirimlardan ve ölümden de koruduguna inanilirdi. Bu bitkiyi evlerde en çok asili olarak Aziz John' un 24 Haziran' da ki yortusu sirasinda görebilirsiniz. Bitkinin bir cinsinin yapraklari isiga dogru tutuldugunda, üzerinde kirmizi lekeler görülür. Bu da Aziz John' un kafasi kesildigi sirada kaninin bitkinin yapraklari üzerine düserek biraktigi lekeler olarak yorumlanir. Sari kantarona Aziz John Kökü denmesinin sebebi de bu rivayete dayanmaktadir.

Yoncalar : En çok revaçta olan ugur simgesi olarak bilinen yoncalarin, en makbulü dört yaprakli yoncadir. Üç yaprakli yoncanin da ugurlu sayildigi yerler vardir, örnegin Irlanda gibi. Ama dört yapraklisi daha nadir bulundugu için, üç yaprakliya nazaran güçlerinin daha fazla oldugu düsüncesi yaygindir. Dört yaprakli yoncanin inanilan tilsimli güçleri arasinda kötü büyüden korunma, inanç saglamligi, denge, birlik ve bütünlük sembolü olma özelliklerini sayabiliriz. Yoncalarin dörtten fazla yapraklilarina da rastlamak mümkün. Yaprak adetlerine göre her birinin ayri ayri anlamlari bulunur. Mesela, bes yaprakli yonca zenginligi isaret ederken, alti yapraklisi aski, yedi yaprakli olani ise kötülüklere karsi korunmayi belirtir.

Üvez Agaci : Keltler in Minerva' si , Gaul ülkesinin sanatçilara ve zanaatkarlara ilham veren Tanriçasi Brigit' in kutsal agaci olarak mitoloji de bile kendisine yer bulan üvez agacinin, kötü büyüleri bozduguna inanilirdi. Öyle ki ; bir vampirin gögsüne çakilacak kazigin, amacina ulasabilmesi için, üvez agacindan yapilmis olmasi gerekir derler. Bir bahçe içine ekilen üvez agaci, bulundugu bahçeyi, evi ve içindekileri sanssizliklardan korur, iyi talihin gelmesini saglarmis. Gemilerde firtinaya, evlerde yildirim düsmesine karsi kullanilan üvez agaci, muska olarak da iki dal parçasi kirmizi bir kurdelaya baglanarak tasinirdi.

Kehribar : Görenin tas ya da kaya cinsi sandigi kehribar, aslinda çam agacinin fosillesmis reçinesidir. Bugün kullanilan kehribarin, yüzyillar öncesine dayanan bir geçmisi ve takana sirayet eden özel güçleri vardir. Kehribar tilsimlari, takana hem hem kötü talihi yenmesi açisindan, hem de iyi sansi çekmesi açisindan çok yararlidir. Kehribar boncuklarindan yapilmis bir kolyenin, kisiyi zehirlenmelere karsi korudugu bilinen yönlerinden biridir. Kehribarin erkek penisi seklinde yontulup, tilsim olarak kullanilmasinin da nazara ve kötü ruhlara karsi çok etkili oldugu inanci, 1900' lerin basinda çok yaygindi. Çesitli hayvan motiflerinde islenen kehribarlarin da erkeklerin cinsel iktidarlarini kazanmasina , kadinlarin da dogurganliklarini arttirmasina yardimci oldugu bilinirdi. Kehribar, dogal hali bozulmadan boyuna asildigi zaman guatr hastaligina da iyi gelmektedir. Kisinin bu tedavi sirasinda üç ay kehribari boynundan hiç çikarmamasi gerekmektedir.


Kekik : Kekik bitkisi, yemeklere lezzet katan tadinin yani sira da önemli bir koruyucu olarak bilinir. Bir kekik dalini yaninda tasiyan kisi, korkularindan, hastaliklarindan ve karabasanlardan kurtulur. Saçina bir kekik dali takan kadinin askta sansli olacagina inanilir. Kekik, insanlarin enerji eksikliklerini tamamladigi gibi, psisik güçlerini de güçlendirir.



Abanoz Agaci : O filmlerde gördügümüz, yazilarda okudugumuz sihirbaz degneklerinin islevlerini iyi yapabilmesi için mutlak abanoz agacindan yapilmasi inanci bugün bile gündemdeki yerini korumaktadir. Koruyucu bir etkisi oldugu bilinen abanoz agacinin tahtasindan yapilan tilsimlar, bugün en revaçta olan tilsimlardir. Nazarlik ve muska olarak yapilan bu tilsimlarin kisileri kötü ruhlardan ve kem gözlerden koruduguna inanilir.

Alıntıdır..

26 Mart 2018 Pazartesi

Emin olun faydalarını okuyunca Civan perçeminden vazgeçemeyeceksiniz


Civanperçemi, tüylü, 20-90 cm yüksekliğinde, yaz aylarında beyaz renkli çiçekler açan, kurak toprakları seven bir ottur. Yaprakları uzun ve parçalıdır. Bitki çayırlarda, dar tarla yollarında, yol kıyılarında ve tahıl tarlalarının kenarlarında yetişir. Temmuz-Eylül döneminde, çiçeklerin iki karış kadar aşağısından kesilir, demetler halinde gölge ve havadar bir yere asılarak kurumaya bırakılır. İyice kuruyunca da hava almayan kaplarda saklanır. İçinde etken madde olarak sabit ve uçucu bir yağ, achillein adlı acı bir glikozit taşır. Uçucu yağda azulen, limonen, seskiteren, pinenler, berneol, cineol gibi maddeler vardır. Latincesi achillea millefolium olan bu şifalı bitki farklı yörelerde akbaşlı, kandilçiçeği, barsamotu, marsamotu, beyaz civanperçemi, sarı civanperçemi ve binbiryaprakotu isimleriyle de anılır. Civan perçemi olarak da yazan kişiler vardır.



CİVANPERÇEMİNİN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR!
Hazımsızlığı giderir. Yani sindirim sistemini rahatlatarak sindirim sistemine fayda sağlar. Anemi yani kansızlığı giderir. Kanı temizler. Balgam söktürür, öksürüğü keser. Baş dönmesi, bulantı, burun kanaması gibi hastalıklarda da çok faydalıdır. Yüksek tansiyon yani hipertansiyon için oldukça faydalı bir bitkidir. Sinirleri ve vücudu kuvvetlendirir. Bağırsak ve mide gazlarını giderir. İshali keser, yaraları iyileştirir. Mide kanamaları, mide basıncı, mide yanmasına karşı çayı içilirse büyük fayda sağlar. Mide kanserine dahi iyi gelici özelliği vardır. Migren gibi oldukça şiddetli baş ağrılarına iyi gelir. Dolaşım sistemine fayda sağlar. Kan damarlarına iyi gelir. Strese, sıkıntıya ve depresyona iyi gelir. Sakinleştirici etkisi vardır. Sırt veya romatizma ağrılarında da etkilidir. Osteoporoz yani kemik erimesine iyi gelmesi de civanperçemi faydaları arasındadır.

Böbreklerin düzenli çalışmasında, iştahsızlık giderici olarak karaciğer düzensizliklerinde, mide ve bağırsak kanalı iltihaplarını iyileştirmek de ve bağırsak bezesi çalışmalarında da faydası görülür. Safra kesesine de fayda sağlar. Özellikle çocuklarda görülen boğmaca ve kızamık rahatsızlıklarına karşı oldukça etkili bir bitkidir. Diyabet yani şeker hastalığına da fayda sağlar. Uykusuzluğa da iyi gelir. Rahat bir uykuya yardım eder. Diş ağrılarını da hafifletici özelliği vardır. Özellikle ilkbaharda polenlerin sebep olduğu göz yaşarması, göz kızarıklığı ve burun akıntısına fayda sağlar.

Yumurtalık iltihabında, döl yatağı (rahim) akıntılarında, döl yatağı kaymasında bu şifalı bitkiden elde edilen oturma banyoları yararlı olur. Ayrıca günde 2 bardak civanperçemi çayını içmek de fayda sağlar. Miyomlarda yani kas yapılı urlarda ve kol, bacak iltihaplanmalarında da oturma banyoları alınabilir.

EĞİR KÖKÜ VE CİVANPERÇEMİ İLE AKCİĞER KANSERİNE KARŞI SAVAŞ!
Bu etkili bitkinin faydaları arasına, akciğer kanamalarına karşı olan faydası da eklenebilir ve bitki, eğir kökü ile birlikte kullanıldığında akciğer kanserini iyileştirebilir. Eğir kökü gün boyunca çiğnenir ve civanperçemi çayı, sabah ve akşam olmak üzere günde 2 bardak yudumlanarak yavaş yavaş içilir.

Civanperçemi FaydalarıBEL AĞRILARINA SON!
Civanperçemi şiddetli bel ağrılarına da iyi gelen bir bitkidir. Bel ağrıları için 1 litre su kaynatılır. Kaynamış suya 50 gram kadar civanperçemi konur ve 5-10 dakika kadar beklenir. Civanperçemi süzülerek kalan suyun soğutulur. Günde 2 bardak içilir.



HEMOROİD (BASUR) TEDAVİSİNDE CİVANPERÇEMİ!
Hemoroid yani basur tedavilerinde de etkili bir bitkidir. Hemoroid tedavisinde civanperçeminin taze yaprakların sıkılması ile elde edilen sıvı yaraların ve basurun üzerine günde 2-3 kez pansuman yapılır. Ayrıca hemoroid yani basur için bu bitkinin merhemi de kullanılabilir.

İDRAR SÖKTÜRÜCÜ ETKİSİ İÇİN NASIL KULLANILMALIDIR?
İdrar söktürücü, mide ve bağırsak gazlarını giderici ve grip tedavisinde 20 gr. bu şifalı bitkiden 1 lt. suda 20 dk. kaynatılır, yemeklerden sonra birer kahve fincanı içilir. Bahsedildiği gibi düzenli bir şekilde kullanılırsa birçok hastalığı önleyebilir ve şifa sağlar.

GÜZEL BİR CİLDE SAHİP OLMAK İSTER MİSİNİZ?
Güzel bir cilde sahip olmayı kim istemez ki? Cildimizi güzelleştirmek ve güzel görünmek için birçok yol deneriz. Cilt güzelliği için de bu şifalı bitkiyi kullanabilirsiniz. Cilde civanperçemi çayının düzenli olarak demlenip sürülmesiyle cilt güzelleşir. Aynı zamanda ciltteki kaşıntı ve kızarıklıklara da fayda sağlar. Kuru ciltleri nemlendirmek için de kullanılabilir. Egzama gibi cilt hastalıkları için de faydalıdır.

KIŞ HASTALIKLARINA KARŞI DA ETKİLİ!
Bu şifalı bitki soğuk algınlığında , boğaz ağrılarında ve grip tedavisinde de oldukça faydalı bir bitkidir. Kışın sık sık yakalanılan grip, nezle ve boğaz ağrısı gibi hastalıkların kolay iyileşmesine yardım eder. Balgam söktürücü özelliği vardır. Balgam ile birlikte gelen kuru öksürüğe de fayda sağlar. Sinüsleri rahatlatır.

CİVANPERÇEMİ ADET (REGL) AĞRILARINI GEÇİRİR!
Regl ağrılarına da iyi gelir. Özellikle adet döneminde çok karnı ağrıyan bayanlar mutlaka civanperçemi çayı hazırlayıp içmelidir. Bunun için 1 fincan su kaynatılır. Kaynadıktan sonra içine 1 yada 2 civanperçemi çiçeği atılır. 5-7 dakika demlenmesi için beklenir. Daha sonra çiçekler süzülerek civanperçemi çayı ılık olarak içilir. İsteğe göre bal ile tatlandırılabilir. Adet düzensizliği yada adetin aşırı kanamalı olması gibi durumlarda da fayda sağlar. Menopoz dönemindeki kadınlar da mutlaka civanperçemi kullanmalıdır. Bu şifalı bitki menopoz döneminde terleme, sıkıntı ve ateş basması gibi hallere de iyi gelir.

CİVANPERÇEMİ ZARARLARI VE YAN ETKİLERİ NELERDİR?
Gebelik boyunca kullanılmamalıdır. Bazı kişilerde alerjik tepkilere yol açabilir. Bu yüzden sürekli kullanmadan önce az miktar kullanıp deneme yapabilirsiniz. Ayrıca koroner yetmezliğinde de kullanılması sakıncalıdır.



KAYNAKLAR:
sifalibitkitedavisi.com
Wellnessmama : yarrow-herb-profile
Herbwisdom : herb-yarrow
Webmd : vitamins-supplements/ingredientmono-151-yarrow


19 Aralık 2014 Cuma

KIRMIZI LAHANA

Restoranlardaki salataların içinde en çok o kırmızı lahanayı seçerek yerim ben:)
Nasıl yapıyorlarsa pembe pembe ve çok lezzetli olur..
Restoran işleten birine püf noktasını sordum, sirke ve limon suyunda bekletiyoruz hepsi bu dedi..
Ama hayır bence hepsi bu kadar değil:) Çünkü benim lahanalarım o kadar açık pembe olmuyorlar..
Noluur sırrını bilen söylesin?:)
Tarifini ararken doğal olarak faydalarını da merak ettim:)



Son derece faydalı olan bu sebze C vitamini ağırlıklı olarak B ve E vitaminleri içerir. 
Ayrıca kükürt,demir, magnezyum, potasyum, kalsiyum açısından da zengindir.
Vitamin ve mineral açısından metabolizmayı destekleyici bir depo olan kırmızı lahananın en büyük özelliği ise kanser hücrelerine karşı direnç sağlayıcı bir madde içeriyor olmasıdır. Kırmızı lahana içeriğindeki bu kimyasal madde kanserli hücrelerin üremesini engeller. Kanser ile mücadele eden birçok hastanın vazgeçilmezi olan kırmızı lahana dr.lar tarafından da önerilmektedir.
Kırmızı lahana iştah açıcıdır. 
Kansızlığa faydalıdır. Astım hastaları da şifa amaçlı çeşitli şekillerde kırmızı lahana tüketir. Kırmızı lahana öksürüğü keser ve balgam söktürücü özelliğe sahiptir. 
Romatizmal ağrılarda ise kırmızı lahana haşlanarak ağrılı bölgeye sarılırsa ağrı kesici etkisi gösterir. 
Eklem bölgesi kireçlenme sorunlarını da azalttığı bilinmektedir..

Ayrıca kırmızı lahana suyu sıkılıp çıkartılırsa yada kaynatılırsa soğuk algınlıklarında göğüs yumuşatıcı, nezle ve grip önleyici olarak kullanılabilir.


Evlerimizde genellikle salatalarda kullandığımız kırmızı lahana Çiğ olarak tüketildiği gibi, yemek ve turşu şeklinde de tüketilmektedir.



Bunun için;


Kırmızı lahanayı doğrayıp bol tuz ile derin bir kapta bir gün bekletin. Ertesi gün elinizle suyunu sıkıp süzdürdükten sonra kavanoza doldurun. Ağzına kadar üzüm sirkesiyle doldurup, salata yapmaya hazır hale getirin. İsteğe göre roka, dilimlenmiş zeytin, mısır konservesi ilave edip salata yapın.




ALINTIDIR..

24 Kasım 2014 Pazartesi

Yapılan araştırmalar, lahanayı sık yiyen kişilerde özellikle mide, kalınbağırsak, akciğer ve deri kanserlerine pek seyrek rastlandığı sonucunu ortaya koymuştur.

Yapılan araştırmalar, lahanayı sık yiyen kişilerde özellikle mide, kalınbağırsak, akciğer ve deri kanserlerine pek seyrek rastlandığı sonucunu ortaya koymuştur.

Bol miktarda B, C ve E vitamini ve potasyum içeren lahananın, şeker ve romatizma hastaları için de çok faydalı olduğunu belirten uzmanlar, bol arsenik, kükürt ve vitaminleri ile kanı temizleyip cildi güzelleştirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki suyu ve zehirli maddeleri idrarla dışarı attığını bildiriyor. Uzmanlar, lahananın kansızlığı giderdiğini ve kansere karşı etkili olduğunu da kaydediyor.

Uzmanlar, sadece lahana çeşitlerinde bulunan U vitamininin, mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruduğunu, oralardaki yaraların iyileşmesini sağladığını da vurgulayarak, bu sebzenin, yaşlanmayı önleyici ve kalp krizine karşı koruyan bir mineral kabul edilen selenyumun kaynağı olduğunu hatırlatıyor


*Lahana, içerdiği antioksidan ve diğer bazı maddeleriyle bedenin hastalıklara karsı direncini artırır: Yapılan araştırmalar, lahanayı sık yiyen kişilerde özellikle mide, kalınbağırsak, akciğer ve deri kanserlerine pek seyrek rastlandığı sonucunu ortaya koymuştur.

*Lahana ayrıca içerdiği antioksidan maddeleriyle kalp hastalıklarına yakalanma, felç geçirme ve katarakt illetine tutulma rizikolarını azaltmaktadır.

*Lahananın sıkılmasıyla elde edilen suyu, Batı ülkelerinde mide ülserleri için geleneksel bir tedavi yöntemi olmuştur: Yapılan deneyler, lahana suyunun mide ülserlerini önlediğini ve iyileştirdiğini ortaya koymaktadır.

*Lahana, bedenin bağışıklık sistemini uyarmakta, bazı bakteri ve virüs türlerini yok etmektedir.

*Bedenin gelişme etkinliğini uyarıp destekleyen lahana, içerdiği zengin folik asitle kadınların spina bifida (omurganın bir yanının açık olması) hastalığına yakalanmış çocuk doğurma rizikosunu en aza indirir.

*Mayalandırılmış lahana hazımsızlığa ve gut hastalığına iyi gelir.

Bütün bu önemli etkilerinden yararlanmak için lahananın diyetimize katılması ve daha sık yenilmesi uzmanlarca öğütlenmektedir.

Dikkat: Lahana tüm Turpgiller gibi bedenin iyot emilimini azaltır. Haftada 2-3 kezden çok lahana yiyen kişiler, iyotlu besin ya da iyotlu tuz almayı ihmal etmemelidir, özellikle içme suyunun az iyot içerdiği yörelerde durum böyledir.


Alıntıdır..

21 Kasım 2014 Cuma

Geçmeyen kuru öksürükler için Ahmet Maranki önerisi.. Turp ve bal!



Kara turpu üst kısmından kesdikten sonra içini oyuyoruz..

Daha sonra içini oyduğumuz turp içerisine balı koyuyoruz.. 

Su bardağının üzerine koyup kesilen üst kısmı üzerine kapatıyoruz.

10 saat kadar bekletiyoruz.. 

Turp içerisinden geçen bal süzülerek bardağa dolacaktır.


Öksürüğe karşı karşı tam bir şifa olan bu karışım birçok uzman tarafından önerilmektedir.



Daha sonra şurup içer gibi içiyoruz.
ŞİFA OLSUN:)



İnternetten bulduğum şöyle bir tarifi de vardı.. Dilerseniz bu şekilde de yapabilirsiniz.

;Bir adet turpu rendeleyin (siyah veya kırmızı turp olabilir). Hakiki bal ile karıştırdıktan sonra bir tülbentin içerisine koyun. Sonra tülbenti yüksek bir yere asarak altına bir tas koyun.10-12 saat kadar balın süzülmesi için bekletin. Süzdüğünüz bal -turp suyu karışımını büyük-küçük, yaş sınırı olmadan herkes içebilir.





Bilinen Faydaları şunlardır;

  • Akciğerleri kuv­vetlendirir, karaciğer hücrelerini uyarır,
  • Safra kesesinin boşalmasını sağlar,
  • Diş etlerinin kanama­sını önler,
  • İştah açar ve hazmı kolaylaştırır ve kan yapar.
  • İdrar söktürür ve sinir sistemini dinlendirir,
  • Bronşitlerde, astım, boğmaca ve romatizma da etkilidir,
  • Alerji ve egzama hastalıklarına iyi gelir
  • Sıkıntıyı giderir uyku verir,
  • Erkeklik gücünü arttırır
  • Alerjiyi İyileştirir, ağrı keser,
  • Romatizma ve damar sertliğine iyi gelir.
  • Kanı zehirlerden temizler,
  • Boğaz hastalıklarına karşı şifalıdır,
  • Solunum yollarındaki yanmayı geçirir,
  • Astımlıların solunumunu düzene sokar.
  • Tükürük ve mide salgısını artırır,
  • Sindirimi hızlandırır ve mikrop öldürücü etkisi de vardır.

Kaynak: Sağlık vakfı

15 Şubat 2014 Cumartesi

Hindistan’ın Kutsal Baharatı mucize bitki zerdeçalın faydaları



Zerdeçalın aktif etken maddeki kurkumindir ve ona sarı rengini veren bu maddedir. Zerdeçalın faydaları bu kurkumin maddesi sayesinde olur.


Zerdeçalın faydalı olduğu alanlardan bazıları

Kireçlenme
Yüksek kolestrol
Sindirim
Karaciğer rahatsızlıkları
Obezite
Doğal antibakteriyel bir maddedir o nedenle soğuk algınlıkları tedavisinde kullanılır
Bazı araştırmalar zerdeçalın aktif maddesi kurkuminin Alzheimer tedavisinde etkili olduğunu göstermektedir.
Kesikleri ve yanmaları dezenfekte etmede doğal antibakteriyel ve antiseptiktir.
Araştırmalar bazı kanser türlerini ve kanserin yayılmasını engellemede etkili olduğunu göstermektedir.
Lösemi riskini azaltır
Alzheimer hastalığının gelişimini engeller ve yavaşlatır.
Ateş düşürücü etkisi vardır
Multiple seklerozun gelişimini yavaşlattığı görülmektedir.
Ağrı kesicidir
Kilo vermeye yardımcı olur
Karaciğeri temizler
Bağışıklık sistemini güçlendirir
Yemeklerde kullanımı
Yararları sayısız olan yan etkisi ise hiç olmayan bu baharatı mutfaklarda baş köşeye koymamız gerek. Her türlü yemeğe, çorbaya ve atıştırmalığa ve salataya ekleyebilirisiniz. Bitki çaylarına da eklenerek zerdeçalın faydalarından yararlanabilirsiniz.

Zerdeçal yemeklere hafif acı ve hoş bir tat verir.
Yoğun sarı rengi göze hitap eder.


Kaynayan her tencereye bir tatlı kaşığı koymayı alışkanlık edinebilirsiniz.
Böylece yemeklerde fark edilir bir tat değişimi olmadan mükemmel bir hastalık önleyici ve tedavi edici yola girmiş olursunuz.
Dolmadan köfteye, kısırdan böreğe, makarnaya ve pilava kadar her yemeğe yakışır.
Çeşitli bitki çaylarını demlerken bir tutam zerdeçal eklenebilir.
Süte ekleyebilirsiniz



Zerdeçal’ın cilt bakımı ve güzellikte kullanımı

Cilt bakımında da zerdeçalın faydaları çok. O nedenle cilt rengi açmak ve cildi nemlendirmek, kırışıklıklara karşı korumak için hazıralnan bir çok kremin yapımında kullanılır.

Cilt hastalıkları tedavisinde kullanılır.
Harici kullanımda tüy dökücü özelliği vardır.
Kilo alıp verme, hamilelik gibi sebeplerle cildin dermis tabakasındaki yırtılmaların oluşturduğu çatlakları azaltır.
Kırışıklıkları geciktirir.
Cildin rengini açar.
Ciltteki renk farklılıklarını giderir
Cildi parlatır ve temizler
Evde hazırladığınız maskelere ve cilt temizleyicilerine ekleyebilirsiniz.
Süt, yoğurt, bal yada domates suyu ile karıştırıp yüzünüze sürebilirsiniz.
Cil temizliğinde ve sivilce tedavisinde kullanılır.

Kendi Zerdeçal Maskenizi Yapın

2 yemek kaşı un
1 çay kaşığı zerdeçal
3 yemek kaşığı süt ( Eğer akneli bir cildiniz varsa süt yerine yoğurt kullanabilirsiniz)
Birkaç damla bal
Yukarıda bahsedilen malzemeleri karıştırıp, macun kıvamında bir maske elde edin. Yüzünüze ince bir tabaka uyguladıktan sonra 20 dakika kurumaya bırakın. Yavaşça ovalayarak bol suyla yıkayın. Yüzünüzü güzelce duruladıktan sonra, her zaman kullandığınız nemlendiricinizle cildinizi nemlendirin.
  • Cildinizde sarı lekeler kalmaması için maskeyi ince bir tabaka halinde uygulamaya ve durularken dairesel hareketlerle ılık su kullanmaya özen gösterin.


Zerdeçalın Yan etkileri
Zerdeçalın bilinen hiçbir yan etkisi ya da zararı yoktur.
Safra taşı olanlarda kullanılmamalıdır.
Hamilelikte yaygın olarak kullanılır, yine de bu süreçte doktora danışmak gerekir.


Uyarı

Zerdeçal geçici olarak cilde ve kıyafetlere sarı bir renk verir. Bu renk yıkanınca geçer.

-alıntı-

5 Ocak 2014 Pazar

Ne öğrendim?


Böbrekleri korumak için kekik çayı.
1 tatlı kaşığı kekik bir bardak kaynar suyla demlenir. Akşamları içilir. 4 ayda bir tekrar bir hafta kadar edebilirsiniz..



*Midede şişkinlik için de yarım bardak suya 2 yemek kaşığı taze limon suyu karıştırıp içiyorsunuz. Ne zaman şişkinlik hissederseniz yapabilirsiniz..


Son bir şey daha öğrendim- ki hiç bilmiyordum!
Ispanakta demir var biliriz yıllardır dimi, vücuda demir katmak bi yana olan demiri de attırıyormuş.. Bunun içinde mutlaka pirinç yada yoğurt ilave edilerek yenilmesi gerekir diyor İbrahim Saraçoğlu

14 Mayıs 2013 Salı

Isırganda bulunan bazı etkin maddelerin özellikleri


*Isırgan bizim evin adeta mucize iksiri! 


Hani ben hep Isırgan da ısırgan diyorum ya boşuna demiyorum! 
Buyrun, okuyun da görün.. Haksız mıymışım Allah aşkına?:)


hypotensivetansiyon düşürücü
immunostimulantbağışıklık sistemini güclendirici
spermigenicsperm artırıcı
vulneraryyara iyileştirici
antiobesityşişmanlamaya karşı
laxativemüshil
antimigrenemigrene karşı
antibacterialbakterilere karşı
antisepticantiseptik
analgesicağrı kesici
cancer preventivekanser önleyici
antitumortümöre karşı
hypoglycemicşeker düşürücü
antiacnesivilcelere karşı
antiasthmaticastıma karşı
antifatigueyorgunluğa karşı
antihepatotoxickaraciğer arındırıcı
antihypercholesterolemickolestrol düşürücü
anticancerkansere karşı
hypoglycemickan şekerini düşürücü
antioxsidantantioksidan
antiprostaticprostat rahatsızlıklarına karşı
hepatoprotectivekaraciğeri koruyucu
antieczemicegzamaya karşı
antianemickansızlığa karşı
vasodilatordamar genişletici
antidepressantdepresyona karşı
diureticidrar söktürücü
antiviralvirüslere karşı
antiinflammatoryenfeksiyonlara karşı
antiagingyaşlanmaya karşı
Yukarıdaki tabloda belirtilmiş olan özellikler aynı anda çok az bitkide bulunur. Her insanın yılda bir veya iki defa yapacağı ısırganotu doğal bitki uygulaması ile vücudunu ve bazı organlarını arındırmış  ve aynı zamanda da bir çok rahatsızlığa karşı da kendisini korumuş olur. 

Isırgan, Allah’ın insanlara sunduğu sonsuz nimetlerinden biridir. İbrahim Saraçoğlu

15 Mart 2013 Cuma

Yüzünüz "Gül"sün!..

Geçenlerde bir marketin raflarında Gül sirkesini gördüğümde şaşırdım ben gerçekten gülün sirkesi olduğunu hiç duymamıştım.. Ayrıca ne için kullanıldığını da.. Eve geldiğimde ilk işim buna bakmak oldu:) Tabi konuya bakarken dolayısıyla Gül dünyasının içinde kayboldum:) Neler okudum neler! 
Ve pek tabi bunları sizinle de paylaşmazsam olmazdı:)

Konu çok uzun olduğu ve sayfada çok yer  kaplayacağı için için bölmek durumunda kaldım aşağıdan yazının devamına tıklayın lütfen!



31 Ocak 2013 Perşembe

Lavender- Lavanta! ❤

Agh!.. Lavanta..
Nasıl Miss kokulu bir aşksın sen! ❥

Daha önce de söylemiştim ya Lavanta kokulu bir dünyada yaşıyorum ben diye.. Yemin ederim abartmıyorum..
Hani bir yemediğim kalıyor diycem ama arada bir çayını da içiyorum.. Gerçekten!:)


Eveeet.. Bu denli sevilen Lavantanın dosyasını açmanın çoktan vakti geldi geçiyor bile, dimi?
Hadi hep birlikte notlara göz atalım o halde, bilinmedik hiç bir şey kalmasıın!:)

Lavanta Tarihi

Lavanta yüzyıllardır farklı toplumlarda analjezik, anti bakteriyel, antidepresan, kas spazmlarını giderici, gaz giderici, yatıştırıcı ve uyku bozukluklarını düzenleyici bir şifalı bitki olarak kullanılmaktadır. Lavanta özü akne, egzama gibi cilt rahatsızlıklarının tedavisinde tarih boyunca kullanılmış. Eski Mısır mumyalama işleminde kullanılan bitki Hindistan ve Tibet’te psikolojik sorunların tedavisinde kullanılmış.


Lavantanın Sağlığa Faydaları

Lavanta çayı tarih boyunca sinirleri yatıştırmak, uyku bozukluklarının tedavisinde, romatizma ağrılarını hafifletmek için tüketilmiştir. Ancak lavanta sadece çay formunda değil yapraklarından elde edilen yağ ile kas ağrılarını hafifletmek, akne tedavisi, saç köklerini güçlendirmek gibi farklı kullanım alanlarına sahiptir.
Uyku getirmesi için halk arasında yastığa bir kaç damla lavanta yağı damlatmak oldukça popüler bir uygulamadır. Yine yağ olarak yanık ve açık yaraların temizlenmesinde kullanılır. Maden suyuna birkaç damla lavanta damlatıp güneşten yanmış cilde sürerek yumuşamasını sağlayabilirsiniz. Düzenli olarak lavanta yağıyla saç derisine masaj yapıldığında saç derisi yumuşar ve saç kökleri güçlenir.
Özellikle yaz aylarında sinek ve böcek sokmasından korunmak için bir miktar ayçiçek yağı içine bir kaç damla lavanta yağı damlatarak cildinize sürebilirsiniz.
Bitki uzmanları lavanta yağını mantar enfeksiyonları, açık yaralar, sivilce, egzama tedavisi için tavsiye etmektedir. Yağ bu tip cilt hastalıklarında yayılmayı engeller ve cildin sorunlu bölgesinde gözle görülür iyileşme sağlar.

Lavanta Yan Etkileri

Lavanta gibi sağlığa faydaları kabul görmüş ancak kullanımı ve etkisi hakkında yeterli bilimsel çalışma bulunmayan bitkileri tüketirken genel sağlık koşullarınızı göz önüne almalı ve kullanım miktarını iyi belirlemelisiniz. Bu tip alternatif tedavi yöntemlerini kullanmaya başlamadan önce doktorunuza danışmak en doğru yol olacaktır.
Lavanta bazı insanlarda alerjik reaksiyona neden olabilir. Bulantı, kusma, baş ağrısı ve titreme gibi yan etkilere rastlanabilir. Cilt üzerinde topikal olarak kullanıldığında ciltte kızarıklıklara ve tahrişe neden olabilir.
Ağız yoluyla alındığında kabızlık, baş ağrısı ve iştah artışı gibi yan etkiler görülebilmektedir. Hamile ve emzirme dönemindeki kadınların lavanta çayı içmesi tavsiye edilmez.
Lavanta kullanımının modern ilaçlarla etkileşimi konusunda henüz bir araştırma bulunmamasına karşın yatıştırıcı etkisi olduğu bilinen lavantanın anti depresan ilaçların etkisini arttıracağı yönünde görüşler bulunmaktadır. Depresyon tedavisinde kullanılan ve kaygı giderici ilaçlarla birlikte kullanılması önerilmez.



Lavanta Çayı Nasıl Hazırlanır?

1 bardaklık su kaynatın ve 1 çay kaşığı kurutulmuş lavanta koyun.
Demliğin kapağını kapatıp 5-10 dakika kadar demlenmesini bekliyoruz. Hepsi bu!
Afiyet şifa olsuuun!:)



Peki nelere iyi?

  • Uykusuzluğa iyi gelir
  • Sakinleştirici özelliği vardır
  • Kaygıyı giderir
  • Stresi azaltır
  • Şişkinliği alır
  • Kolik tedavisinde kullanılır
  • Depresyon belirtilerini hafifletir
  • Migren nedeniyle oluşan baş ağrısına iyi gelir
  • Soğuk algınlığının çabuk geçmesine yardımcı olur
  • Öksürüğü alır
  • Astım belirtilerini hafifletir
  • Solunum yollarını rahatlatır
  • Terlemeyi arttırır
  • Ateş düşürücüdür
  • Ağız kokusunu giderir
  • Kabızlık ve ishale iyi gelir
  • Toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir

Vee yağı nerelerde kullanılır?

Aromatik yağların en güzel kokanlarından biri de şüphesiz lavantadır. Lavanta yağının 1-2 damlası aklınıza gelmeyen yerlerde küçük mucizeler yaratabilir. Sağlıktan güzelliğe, ev temizliğine kadar pek çok yerde lavanta yağı kurtarıcımız olabilir.



►Kuru ve çatlak deri lavanta yağı ile ovulursa nemlenir ve çatlakları kapanır.
►Koltukaltına sürülen 1 damla lavanta yağı tüm dedorantlardan daha etkilidir ve gün boyu kalıcıdır.
►Saç kepeğinde, kafa derisini lavanta yağı ile ovmak kepekleri giderir.
►Çatlayan dudaklara 1 damla lavanta sürmek çoğu zaman yeterlidir.
►Soğuktan olan uçuklara 1 damla lavanta yağı sürün.
►Yanıklarda bir damla lavanta yağı acıyı azaltacaktır.
►Ağrıyan ayakları içine 2 damla lavanta yağı eklenmiş bir leğende dinlendirmek yorgunluğunu alacaktır.
►Kesik ve yaralarda bir kaç damla damlatılması bakterileri öldürür ve yarayı temizler.
►Böcek ve arı sokmalarında şişme ve kaşınmayı azaltmak için üzerine 1-2 damla lavanta yağı koyulur.
►Burun kanamasını durdurmak için bir beze birkaç damla lavanta yağı damlatılarak bir küp buza sarılarak burna dıştan koyulması yeterlidir.
►Lavanta yağı damlatılan bir bezi sıkma esnasında çamaşır makinesine koyduğunuzda hem yumuşatacak hem de hoş koku verecektir.
Spreyli bir şişeye doldurulan suyun üzerine 5-6 damla lavanta yağı ekleyerek eve sıkmak mikropları öldürür ve evin hoş kokmasını sağlar.
►Keten kumaşların arasına lavanta yağı damlatılmış bir peçete koyulması böceklenmesini engeller.
►Göz yaşarması sıklığında burun üstünün lavanta yağıyla ovulması yeterlidir.
►Bir kaç damla lavanta yağı karıştırılmış su güneş yanıklarına iyi gelir.
►Taşıt tutmalarında kulak arkası ya da göbek deliği çevresine lavanta yağı bulantıyı engelleyecektir.
►Egzama ve dermatitte sorunlu alanın lavanta yağı ile ovulması sorunu hafifletir.
Lavanta yatıştırıcı etkiye sahiptir ve uykusuzluğa iyi gelir.
1-2 damla lavanta yağı damlatılmış bir yastık uyku sorunlarını hafifletir. Yada göğsünüze ve ensenize yatmadan evvel bi iki damla yağ sürebilirsiniz.. Çayını da içebilirsiniz.. 

Kaynak: Bitki çaylarının faydaları
Ayrıca İnternetten değişik kaynaklardan Alıntı yapılarak hazırlanmıştır..

26 Ocak 2013 Cumartesi

Tarçın


Tarçın benim çok sevdiğim baharatlardan biri. 
Şimdi bu cümleyi kurarken düşündüm de benim sevmediğim baharat yok gibi :) 
Yok bu cümleyi de yazarken aklıma geliverdi:)) Kişniş sevmiyorum galiba.. 
Galiba diyorum çünkü emin değilim.:) Eskiden hindistancevizini de nefret derecesinde sevmezken şimdi bayılıyorum mesela.. Yani her an fikrim de değişebilir, kişnişle ilgili bir post yapabilirim ve bana hani sen kişniş sevmiyordun demenizi istemem :)
Off, baydım ama dimi?:)

Konu tabi ki benim hangi baharatı ne kadar sevdiğim değil..:) Tarçının faydalarını okurken aldığım notları bloğuma aktarmak ve tabi ki sizlerle de paylaşmak istedim..




Tarçın, kolesterol düşmanıdır.

Kandaki kötü kolesterol ve trigliserid seviyesini düşürür. Günde sadece yarım çay kaşığı tarçın tüketilmesinin kolesterolü düşürdüğü belirtiliyor.

Günde yarım çay kaşığı tarçın kan şekerini dengeler.

Tarçın insülinin daha etkin olmasını sağlar ve bu sayede kilo kontrolü ve kalp krizi riskinin azaltılmasında yardımcı olur.

Kalp dostudur.

Tarçın kalp damar sistemini güçlendirir. İçinde kalsiyum ve lif kalp hastalıklarına karşı bir koruma sağlar.

Kansere dur der!

Yapılan araştırmalar tarçının kan kanseri ve lenf kanserinde kanserli hücrelerin bölünmesini azalttığını göstermiştir.

Tarçındaki kalsiyum ve lif kombinasyonu safra salgısını artırarak kolon hücrelerinin zarar görmesini dolayısıyla kolon kanserini önler.

Diş ağrısı ve ağız kokusu giderir.

Tarçın geleneksel olarak diş ağrısı tedavisinde ve ağız kokusu giderici olarak kullanılır. Bir kaç çimdik tarçın ağızda çiğnenebilir ya da çayı yapılıp gargara olarak kullanılabilir.

Tarçın grip için çok faydalı bir ev ilacıdır. Bir çay kaşığı bal ve çeyrek çay kaşığı tarçın karıştırılır ve yenir. 3 gün boyunca devam edilir. Öksürüğe, soğuk algınlığına ve sinüzite iyi gelir.

Tarçın beyin aktivitesini artırdığından beyin için iyi bir toniktir. Sinirsel tansiyonu tedavi eder, hafıza kayıplarını önler.

Çalışmalar tarçını koklamanın hafızaya, zihinsel performansa iyi geldiğini,  yanıklığı ve konsantrasyonu artırdığını göstermiştir.

Tarçın kadın sağlığında da faydalıdır. Adet kramplarında ve diğer adet sorunlarında rahatlama sağlar. Tarçın aynı zamanda anne sütünde artış sağlar.

Tarçın anti iltihap maddeler içerdiğinden, eklem iltihabı gibi hastalıklarda rahatlama sağlar.

Bir hafta boyunca her sabah 1 çay kaşığı balla çeyrek çay kaşığı tarçını karıştırıp yiyen hastalarda belirgin bir rahatlama görülmüş, bir ay boyunca kullanan hastalar ağrısız yürüyebilmişler.

Sivilce ve siyah noktaları giderir.

Tarçın kanı temizler bu yüzden sivilcelerde faydalıdır.

Bir kaç damla limon suyuna bir iki çimdik tarçın karıştırılarak elde edilen macun sivilce ve siyah noktaların üzerine uygulanırsa faydalı olur. Bu karışım 5 dakika sonra bol suyla temizlenmelidir.

Tarçını sağlığınızı düzeltmek veya bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için kullanabilirsiniz. Tarçını çayınıza, kahvenize ekleyebilir yediğiniz meyvelerin, tatlıların üzerine serpebilirsiniz.

Tarçını aşırı dozda tüketmek tehlikeli olabilir. Ayrıca tarçın hamileler tarafından kullanılma-malıdır.

Kaynak:Pervin Bulgak





Ayrıca; Tarçın özellikle sütlü tatlılarda kullanılırsa sütteki zararlı bakterileri yok edermiş. Bal ve limonla karıştırılıp yenirse boğaz yanmasına iyi gelirmiş.



Eğer sık sık sinüzitten, faranjitten ve ses tellerinizden şikayetçiyseniz mutfağınızdaki doğal eczane  dolabından eksik etmemenizi öneriyor.


Ses tellerini koruyan güçlü bir baharattır.Günlük hayatta sesini kullananlara, spikerlere öğretmenlere, şarkı söyleyenlere  özellikle tarçın çayını haftada birkaç kez içmelerin öneririm.
    Kabuklu tarçının çayını abartılı olarak tüketmeyiniz. Haftada en fazla  dört defayı geçmemelidir. Dönem dönem onbeş-yirmi günlük aralar verilerek tüketilirse daha çok etkisini göreceksiniz. 


Şeker hastalığına önleyicidir.
-Romatizmaya karşı önleycidir.
-KAN ŞEKERİNİ düşürmede yardımcı olur.
-Farenjite karşı dirençli kılar.
-Yorgunluğu gidericidir.
-Gerginliği alıcı,sakinleşticidir.
-Yüksek tansiyona yakalanma riskini azaltır.
-Geniş spektrumlu doğal bir antibakteriyeldir.
-Deri hastalıklarına karşı direnç kazandırır.
-Mide dostudur.
-Zihin yorgunluğunu alır.
-Yoğun çalışma temposunun oluşturabileceği baş ağrılarını önler.
-Kansere karşı vücudu dirençli kılar.
-Bağırsaklarda nitrozamine(kurt) oluşumunu engeller.
-Bağışıklık sistemini güçlendirir.
-Çok sayıda farklı moleküler yapılı antioksidan içerir.
-Migrene karşı önleyicidir. 


                                                                                                                                        

UYARI! Unutmayınız, hiçbir bitkisel çayı alışkanlık haline getirmeyiniz. Vücudu alıştırmak demek ona ihtiyaç duyulduğunda etkisinin daha az olabileceği anlamına gelmektedir.

Kabuk tarçın veya toz tarçın çok zengin bir potasyum deposudur.

TARÇIN baharatların içerisinde tanıdığım en güçlü andioksidandır.

Kaynak: İbrahim Saraçoğlu


Bumerang - Yazarkafe

Bumads

Mart 2007'nin "En iyi blog"u Seçilmişti blogum!Teşekkürler destekleyen herkese...