Mutlu Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mutlu Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2018 Cumartesi

4 adımda enerjinizi yükseltmek mümkün!

Son zamanlarda cümleten bir tükenmişlik sendromu yaşıyoruz.
Üst üste gelen tatsız olaylar toplumca keyfimizi kaçırdı, yaşama olan güven ve umudumuzu, heyecanımızı yitirdik galiba... Yaşanılanlar karşısında böyle hissetmemiz çok normal ve son derece insani bir durum. Üzülmemek ve endişe duymamak mümkün değil.. Normal olmayan bu duygu durumunun içinden çıkamamak...


Joe Vitale "Zero Limit" kitabında der ki:

Yaşamınızda önünüze çıkan her şey, oraya nasıl geldiğine bakmaksızın, iyileştirmek içindir, çünkü şu anda sizin radarınızdadır. Buradaki varsayım, eğer onu hissedebiliyorsanız, onu iyileştirebilirsiniz de. Eğer onu bir başkasında görebiliyorsanız ve bu sizi rahatsız ediyorsa, o zaman iyileştirmek için oradadır demektir.

Ve bunu başarmak için bakacağınız tek yer var. KENDİ İÇİNİZ!

Yine mi döndü dolaştı konu buraya geldi :)
Üzgünüm ama evet:) Burada yazdığım sürece de bıkmadan usanmadan bunu yineleyeceğim.
Çünkü içeride ne varsa dışarıda yansıyan o!
Çünkü bizim en büyük düşmanımız, bizi en fazla sabote eden kişi yine kendimiziz.


Özdemir Asafın çok sevdiğim bir dörtlüğü var.

Dün sabaha karsı kendimle konuştum.
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun basında bir düşman vardı.
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.


Yaşanılan her şey bizim suçumuz olmasa da sorumluluğu bize aittir. Üstelikte bu duygular temizlenmedikçe kolektif bilinç olarak toplumda katlanarak büyüyor ve bütüne sirayet ediyor. 

Bazen kötü bir dönem geçiren biri şöyle der: "Geldi mi üst üste geliyor."
Olayların üst üste gelmesinin sebebi kişinin o negatif durumdan kendini çıkaramadığı ve o frekansı yaymaya devam ettiği içindir. Dolayısıyla benzer olayları çekmeye devam eder. İster kabul edersiniz ister etmezsiniz bu bir Kuantum fiziği gerçeğidir 
Endişeye odaklandıkça durumu daha da kötü hale getirir, kötü düşünceler yaşadığınız şeyleri de kendine benzetmeye başlar, mevcut durumu daha daha kötüleştirirsiniz.


Ayrıca hepimiz bir şekilde öğrendik ve biliyoruz ki öfke, kızgınlık, stres, endişe, korku gibi olumsuz duygular uzun vadede bedene ciddi zarar vererek sağlığımızı bozuyor.. Yaşam enerjimiz düştüğünde hastalıklara daha açık hale geliyoruz. Ve hepimiz bir şekilde kendimizi enerjimizi şarj etmeyi öğrenmek zorundayız.

Bir insan kendini bu olumsuz duygu durumundan nasıl çıkarır? Tabiri caizse enerjisini nasıl resetler?

Aslında vücudumuzu kullanarak duygular arası hızlı bir geçiş yapabilmek mümkün! Hatta zihnimizi doğru bir şekilde kullanmayı öğrenirsek hastalıklarımızın bile iyileşmesine yardımcı olabiliriz.

Nasıl mı diyorsunuz? Beynimize her şeyin yolunda olduğuna dair mesajlar göndererek.
Peki bu mesajı nasıl gönderiyoruz dimi?:)
Emin olun çok kolay...
Çok önceden öğrendiğim bir metodu sizinle de paylaşmak istiyorum.


İlk adım NEFES
Nefes çok önemli. Nefes hayattır!
Önce burnumuzdan deriiin bir nefes alıyoruz. 
Bu nefesi alırken 4 e kadar içinizden sayın ve karnımızın şiştiğini görelim.
Daha sonra yine 4 e kadar sayarak bu nefesi ağzımızdan verelim.

İkinci adım gülümsemek! İçinizden gelsin gelmesin ... Hatta içinizden gelmediği zamanlar özellikle. Çünkü beyniniz bu durumda her şeyin yolunda olduğuna dair olumlu bir sinyal alıyor.
Yüzünüze kocamaaan bir gülümseme yerleştirin.

Üçüncü adım Duruşumuzu değiştirerek! Çünkü araştırmalar gösteriyor ki vücut pozisyonunu değiştirmek otomatikman duygu durumunuza etki ediyor... Yani omuzlarınız düşük iki büklüm durmak kendinize güveninizi düşürdüğü gibi dik durmak hem insanın kendine güvenini artırıyor hem de karşıya daha öz güvenli bir tablo veriyor. Ayrıca dik durmak omurlardaki enerjiyi harekete geçiriyor sağlıklı bir enerji akışı sağlıyor.
O zaman ne yapıyoruz hemen duruş pozisyonumuzu değişerek dik duruma geçiyoruz..

Dördüncü ve son adım dokunmak ama kime, kendimize! :)
Öyle değil mi ama... Bir çoğumuz üzgün olduğumuzda başımızı yaslayacak bir omuz aramaz mıyız yada şöyle bir sırtımızı başımızı okşasın, elimizi tutsun falan..
İşte aynen bunun gibi ama bir başkası değil biz kendimize dokunuyoruz.
Elinizi kalbinize koyun veya kendinize sarılabilirsiniz de... Ve deyin ki 'her şey yolunda akışa güveniyorum'

İnanın bana sadece bu 4 adımla bile vücuda her şey yolunda mesajı vermek ve enerjiyi yükseltmek mümkün.

Sevgiyle,

Nur Demir

http://www.milliyet.com.tr/4-adimda-enerjinizi-yukseltmek-mumkun--pembenar-yazardetay-saglik-2391091/

10 Ekim 2016 Pazartesi

KENDİNİZİ KÖTÜ HİSSETİĞİNİZDE RAHATLAMAK İÇİN KULLANACAĞINIZ 5 TAKTİK

Sabah işe geç kaldınız, gününüz berbat geçti, sıkıntıdan ve stresten patlamak üzeresiniz ve yatağınıza yattığınızda uyuyamıyorsunuz..!

Bu kabusa son verip keyfinizi yerine getirecek 5 taktikle yüzünüz gülecek…

Bir gününüzün diğerine uyması gerektiğini kim söylemiş? Salı günü yüzünüzde çiçekler açarken, çarşamba günü aynaya bile bakmak istemeyebilirsiniz. Unutayın ki, bu gibi durumları lehinize çevirmek elinizde. Gününüzün rezil olmasına izin vermeyin ve tavsiyelerimizi okuyun.

1) SIKINTIDAN PATLAMAK ÜZEREYKEN:

Öyle günler olur ki keşke hiç yaşamasaydım diye düşünürüz. Böyle bir durumda size önereceğimiz tekniğin çok işe yaradığını göreceksiniz. Kalp, vücudunuzun ritmini koruyan bir organdır. O sakin olduğunda vücudunuz ve aklınız sakinleşir. Önereceğimiz bu aktivite sadece bir dakikanızı alacak:

– Elinizi göğsünüzün sol tarafına koyun ve üç kez yavaş yavaş nefes alın.

– Yorgunluğu ve kızgınlığı üzerinizden atmak için sevdiğiniz birini düşünün.

– Düşüncelerinizi dağıtabilmek için 10 dakikalık bir yürüyüşe çıkın. Bu, kalp atış hızınızı yavaşlatacak ve sorunlannızı daha açık bir zihinle düşünebileceksiniz.

2) BİRİ SİZİ ÜZDÜĞÜNDE:

Kendinizi iyi ifade edemediğinizde kötü bir ruh hali içine girersiniz. Biri sizi üzdüğünde bunu ondan saklamayın. Ne hissettiğinizi dile getirin. Buna sandviç tekniği deniyor; önce pozitif bir şey söyleyin, ardından üzüldüğünüzü belirtin ve konuşmanızı pozitif herhangi bir şeyle sonlandırın.

Sizi üzen patronunuz olduğunda bunu uygulayamayabilirsiniz. Böyle bir durumda sinirinizi bozan şeyi bir arkadaşınıza ya da yakınınıza anlatın. Kendinizi ne kadar iyi hissedeceğinize şaşıracaksınız.

3) GÜN BOYUNCA KÖTÜ BİR RUH HALİ İÇİNDE OLDUĞUNUZDA:

Bir şey ya da biri sinirinize dokunduğunda bütün gününüz rezil olabilir. Sonrasında ise istemeden de olsa çevrenizdeki başka insanlara kötü davranmaya ve onları kırmaya başlayabilirsiniz. İşte böyle durumlarda aşağıdakileri yapmayı deneyin:

– Durumu puanlayın. Ne kadar sinirlendiğinize 1 ile 10 arasında bir puan verin.

– Daha farklı davranabilmeniz mümkün olur muydu diye düşünün.

– Durumu nasıl daha iyi bir hale getirebileceğinizi düşünün. Arkasından da yaşananların bir daha tekrarlanmaması için olayları kafanızda tartın.

– Başka insanların duygularını kontrol edemeyeceğinizi kabullenin.

– Unutmayın ki, problemlere bakışınız sonrasında olacakları ve bütün hayatınızı derinden etkiler.

4) STRESTEN ÇOK BUNALDIĞINIZDA:

Konuşmayın, parmak uçlarınızı kullanın! Parmak uçlarınızla küçük darbeler gerçekleştirmeniz vücudunuzdaki enerji akışını dengeler. Uzmanlar bu tekniğe duygusal akupunktur adını veriyorlar. Gözlerinizin üzerine orta parmağınızın ucuyla hafifçe 5 kez vurun. Sonrasında köprücük kemiği ile kaburganızın birleştiği yerlere aynı vuruşları tekrarlayın. İşlemi göğüs kafesiniz ile tamamlayın. Bu enerji noktalarına parmak uçlarınızla masaj yapmak sizi rahatlatacaktır.

5) KAFANIZDAKİ DÜŞÜNCELER YÜZÜNDEN UYUYAMADIĞINIZDA:

Yatakta dönüp durmak yerine sırt üstü pozisyona gelin, çenenizi gövdenizle aynı hizaya getirip tavana bakın. Bacaklarınızı iyice gerin ve kollarınızı düzgünce vücudunuzun yanına koyun.

Parmak uçlarınızdan başlayarak vücudunuzun her noktasını hissetmeye çalışın. Vücudunuzdaki tüm kasları rahatlatırken düzenli bir şekilde nefes almaya çalışın. Gözlerinizi kapatın, bu arada dişlerinizi sıkmamaya dikkat edin. 10 defa derin nefes alıp verin.

Bu şekilde önce vücudunuza sonra nefesinize odaklanarak zihninizi boşaltmanız mümkündür. Yarım saatte uykuya dalacağınızdan emin olabilirsiniz.

*alıntıdır


11 Ağustos 2016 Perşembe

96 yaşındaki kadından hayat hakkında unutulmayacak tavsiyeler

1. Hayat her zaman adil gözükmeyebilir gözüne ama yine de çok güzeldir.

2. Hayat o kadar kısa ki, birisinden nefret ederek vaktini harcama

3. Mucizeleri göremiyorum deme, dışarı çık, mucizeler her yerde

5. Her tartışmayı kazanmak zorunda değilsin

6. Hayatı çok fazla sorgulama, harekete geç ve gerekeni şimdi yap

7. İlk maaşından itibaren, emeklilik için para biriktirmeye başla

8. Konu çikolata olunca direnmek gereksizdir.

9. Geçmişinle barış ki, geleceğini zehir etmesin.

10. Çocuklarının seni ağlarken görmesinde sorun yok

11. Hayatını, başkalarının hayatı ile kıyaslama. Hangi koşullardan geçerek buraya geldiklerini bilemezsin.

12. Eğer ilişkinin bilinmemesini istiyorsan, o ilişki içinde olmamalısın.

13. Hayatta ne tutku duyuyorsan peşinden gitmeli ve bu yolda “hayır”ı cevap olarak kabul etmemelisin

14. Yeniden çocukluğunu yaşamak tamamen sana bağlı ve kimse de sana karışamaz

15. Güzel mumlarını yak, güzel çarşaflarını ser, çeyizindeki yemek takımlarını kullan. Özel günleri bekleme, bugün gayet de özel.

16. Mor giymek için daha da yaşlanmayı bekleme, sıra dışı olmanın tam sırası

17. Çok kötü olaylardan sonra şöyle düşün: “5 yıl sonra bu olayın bir önemi olacak mı?”

18. Herkesi ve her yapılanı bağışla, affet, önemseme

19. Başkalarının senin hakkında ne düşündüğünden sana ne?

20. Ne demişler, zaman her şeyin ilacı. Zaman ver.

21. Durum ne kadar iyi ya da kötü olursa olsun değişecek.

22. Hasta olduğunda işin sana bakmayacak, arkadaşların bakacak. Dostlarına zaman ayır.

23. Mucizelere inan.

24. Unutma, seni öldürmeyen şey seni güçlü kılar. Bu hep böyle olmuştur.

25. En iyi şeyler henüz gerçekleşmeyenler, umudunu kaybetme.

26. Ne yapacağını bilemediğinde bir kaç derin nefes al, iyi gelecektir.

27. Hayat size bir hediye, bunu unutmayın.




8 Ağustos 2016 Pazartesi

MUTLULUK İÇİN YAŞAM ÖNERİLERİ...



♥♥♥
1. Vücudunuza dar gelen kıyafet giymeyin.
2. İlaçla yaşamaktan kaçının.
3. Randevularınızı önceden ayarlayın.
4. Hafızanıza güvenmeyin; mutlaka yazın.
5. Aracınızı, bozulmadan servise götürüp bakım yaptırın.
6. Her kilidin yedek anahtarını yaptırın ve belli yerlerde bulundurun.
7. Daha sık ‘hayır’ deyin.
8. Yapacaklarınızı öncelik sırasına sokun.
9. Zamanınızı israf etmeyin.
10. Öğle ve akşam yemeklerini basitleştirin.
11. Kötümser insanlardan uzak durun.
12. Önemli evrakın birden fazla fotokopisini çektirin.
13. Evde çalışmayan ne varsa tamir ettirin.
14. Yapmaktan hoşlanmadığınız işler için yardım isteyin.
15. İhtiyaçlarınızı önceden belirleyin.
16. Bir defada yapılması zor büyük işleri, küçük parçalara ayırın.
17. Etrafı toplayın, dağınıklıktan kurtulun.
18. Gülümseyin.
19. Bebekleri gıdıklayın.
20. Dost bir kediyi veya köpeği okşayın.
21. Kendinizi, bütün soruların cevabını bilmekle yükümlü hissetmeyin. Bazı şeyleri de bilmeyin.
22. Karşılaştığınız insanlara, onların hoşuna gidecek bir şey söyleyin.
23. Yağmur yağmasını isteyin; yağınca yağmurda yürüyün.
24. Arada bir çarşı hamamına gidin.
25. Kendi kendinize, nerede eski günler, her şey daha güzeldi demekten vazgeçin.
26. Verdiğiniz kararın ne anlama geldiğini iyi düşünün.
27. Kendinize güvenin.
28. Nüktedan olun.
29. Sizi mutlu edecek bir şey yapmayı yarına bırakmayın.
30. Hiç tanımadığınız insanlara yürekten bir merhaba deyin.
31. Eski bir arkadaşlarınızla karşılaşınca ona sıkıca bir sarılın.
32. Hava açıksa, gece yıldızları seyredin.
33. Bir şarkıyı ıslıkla çalmayı öğrenin.
34. Arada bir şiir okuyun.
35. Kendinize bir demet çiçek alın. Bir çiçek koklayın.
36. Yardım istemekten çekinmeyin; alamazsanız üzülmeyin.
37. Görünüşünüze özen gösterin.
38. Her şeyi kararında yapın; ifrata kaçmayın.
39. Nerede gerekiyorsa, orada mutlaka gerekli emniyet tedbirini alın.
40. Daima daha iyisini yapmaya çalışın, ama mükemmeliyetçi olmayın.
41. Resim ve heykel sergilerini gezin.
42. Ayakkabınızı boyatın.
43. Berbere gidin.
44. Kendi kendinize bir şarkı mırıldanın.
45. İyi bir müzik dinleyicisi olun.
46. Kendi kendinize yetmeyi öğrenin.
47. Her gün biraz idman yapın; her fırsatta yürüyün.
48. Dünyanın en yetenekli insanı olmadığınızı kabul edin gerekiyorsa elimden ancak bu kadar geliyor deyin.
49. Yeni moda birkaç şarkıların sözlerini ezberleyin.
50. İşe erken gidin.
51. İşe her gün aynı yoldan gitmeyin.
52. Amirinizden izin alıp bazen işten erken çıkın.
53. Kırlarda dolaşın.
54. Maça gidip bağırın.
55. Başkaları dilemeden, siz onlara iyi günler dileyin.
56. Teşekkür edin.
57. Arabanıza güzel koku yayan bir alet koyun.
58. Evde kendi kendinize yemek pişirin, güzel bir sofra kurun,sonra da afiyetle yiyin.
59. Başkalarını adam etmekten vazgeçin.
60. Severken karşılık beklemeyin.
61. Sinemada film seyrederken patlamış mısır atıştırın.
62. Bir ağaç, olmazsa bir çiçek dikin.
63. Şişmanlamayın.
64. Hatıra defteri tutun.
65. Bir hela temizleyin.
66. Káğıttan bir uçak yapıp uçurun.
67. Bir derneğe veya kulübe girin, arkadaş edinin, toplantılara katılın..
68. Mutlaka yeterince uyuyun.
69. Az konuşun, çok dinleyin.
70. İş arkadaşlarınıza ve dostlarınıza iltifatı esirgemeyin.
71. Bir güne yapılacak çok şey tıkıştırmayın.
72. Acelesiz yaşayın; daha önünüzde yaşanacak çok güzel günler var.
73. Stresli davranmak, doğuştan gelen değil, sonradan kazanılan kötü bir huydur; bunu unutmayın.
74. Son söz: Öfkeyi, kendinize zevk edinmeyin. ♥♥♥

2 Haziran 2016 Perşembe

EŞİNİZİ SEÇERKEN SON DERECE DİKKATLİ OLUN.


Mümkün olduğunca size benzeyen, ortak ilgi alanlarını, ortak öz değerleri paylaştığınız kişiyle evlenin.
Evleneceğiniz kişinin değişme ihtimali üzerine hayaller kurmayın.
Aşkın gözünüzü kör etmesine izin vermeyin, arkadaş olabileceğiniz biriyle evlenin.
İletişim kurmakta zorlandığınız bir partner seçmeyin, sessizlik evlikte ölümcül sonuçlara yol açabilir.
İlişkilerinizde skor tutmaktan kaçının, evlilikte yüzde elli-elli kuralı çalışmaz, verdiğiniz oranda geri almayı beklemeyin. Bazen senelerce yüzde onla yetinmek zorunda kalabilirsiniz.. Kariyerinizi finansal getirisi için değil, sağlayacağı kişisel tatmin ve içsel ödüller doğrultusunda seçin.
Yokluk içinde büyümüş olsanız bile, en öncelikli hedefiniz para kazanmak olmasın. Sadece maddi nedenlere odaklanarak seçeceğiniz meslek sizi asla mutlu etmeyecek. Gelecekteki olası kazancınızı hesaplayarak kariyer seçmek yerine daha derin bir amaca hizmet edecek gerçek tutkunuzu keşfedin, tutku ile severek çalıştığınızda, gün gelir kazancınız sizi şaşırtabilir.
Sizi mutlu edecek işi aramaktan hiçbir zaman vaz geçmeyin. Henüz bulamamış olsanız da pes etmeyin.
Duygusal zeka, diğer her türlü zekadan daha üstündür. En teknik mesleklerde dahi insan ilişkileri sorunlu olanlar başarısızlığa mahkumdur. İletişiminizi, sosyal ilişki becerilerinizi geliştirin.
. Kaybedecek zamanınız yok.
Zamanınız çok kısaymışçasına yaşayın, çünkü zaten öyle. Vaktinizin kısa olduğunu depresyona girmek için değil, harekete geçmek için hatırlayın. Önemsediğiniz ne varsa hemen, şimdi yapın.
Kaygıyla geçen vakit, boşa geçmiş demektir. Endişelenmek yerine önlem alın.
Mutluluk, şartlar mükemmel olduğunda ortaya çıkan bir durum değil, bir seçimdir. İçine düştüğünüz yaşam mücadelesi ne kadar zorlu olursa olsun, er yada geç mutlu olmaya karar vermelisiniz.
Küçük düşünün. Ömrünüzün büyük kısmında küçük lezzetlerin, anlık sevinçlerin imzası var, tadını çıkarın.
. Pişmanlıklarla yaşamayın. Hayatta hemen her şey unutulabilir, silinebilir veya bedeli ödenebilir.
Aynı anda iki farklı yöne gidemeyişi belki de insanın karşı karşıya kaldığı en acımasız ikilem. Bir gün bir yerde seçim yapmak zorundasınız. Kendinizi kandırmayın, vermediğiniz her karar aslında yine bir seçimdir.
Fırsatlara ‘Evet’ deyin. Reddetmek için gerçekten geçerli bir nedeniniz yoksa gelen önerileri kabul edin.
Aynı bedenle yüz yıl geçireceğinizi düşünerek hareket edin, vücudunuzu yıpratmayın. Sağlıklı yaşam tercihininiz, geleceğe yatırımınızdır.
Daha fazla seyahat edin. Eğer gerekiyorsa başka planlarınızdan feragat ederek sık sık yolculuğa çıkın. Geriye dönüp baktığınızda, yaşamınızın en ilginç, en vurucu anılarının seyahat maceraları olduğunu fark edeceksiniz.
(Prf. Karl Pillemer Yaşam için 30 Ders adlı kitabından)


20 Ocak 2016 Çarşamba

“Güne mutlu başlamak için



“Güne mutlu başlamak için çok sevdiğiniz fakat uzun süre arayamadığınız birisini telefon ile arayın ve sohbet edin. Bırakın o anlatsın, siz dinleyin. Telefonu kapattığınızda onun ile geçirdiğiniz ve sizi güldüren bir anıyı düşünün” diyen Dr. Fevzi Özgönül, şu önerilerde bulundu:

1- Sizi mutsuz eden tüm olayları bir kağıda yazın. Değiştirmeniz ya da çözmeniz mümkün olmayanların üzerini kalın bir kalem ile görünemeyecek şekilde çizin. Kalanlara bakın, şimdi daha iyi hissediyor olmalısınız, ne de olsa baktığınız sorunlar baş edebileceğiniz sorunlar. Diğerleri ile vakit kaybetmenin anlamı yok nasıl olsa çözemezsiniz.
2- Sizi üzen insanları listeleyin ve hepsi hakkında yanına gerçek fikirlerinizi yazın. Sakın nasıl görmek istediğinizi değil onlar hakkındaki gerçek fikirlerinizi yazın. Artık onları değiştirmeye çalışmaktan vazgeçip olduğu gibi kabul edin. Artık sizi üzen insanlar hakkında daha az üzülmeye başladığınızı göreceksiniz.
3- En sevdiğiniz şarkıyı çalın ve yüksek sesle şarkıya eşlik edin, buna birkaç şarkı daha ekleyebilirsiniz.
4- Vaktiniz ve ortam müsaitse dışarı çıkın ve hiçbir şey düşünmeden uzun bir yürüyüş yapın, iyice yorulana kadar hiç durmayın.
5- Çevrenizde az tanıdığınız sizce çok daha yaşlı olan bir büyüğünüz ile karşılaşınca ona çok içten gülümseyin. Onun da gülümsediğinde mutlu olduğunu düşünün. Bu sizi farklı olarak mutlu edecektir.
6- Yolda karşılaştığınız tanıdığınız birisine onu mutlu edecek bir konuda çok aşırı iltifat edin. Onun mutluluğu size yansıyacaktır.
7- Çok sevdiğiniz fakat uzun süre arayamadığınız birisini telefon ile arayın ve sohbet edin bırakın o anlatsın siz dinleyin. Telefonu kapattığınızda onun ile geçirdiğiniz ve sizi güldüren bir anıyı düşünün.
8- Eğer müsaitseniz en sevdiğiniz filmi veya diziyi tekrar izleyin. Her sahnesini hatırladığınız için bu sizi mutlu edecektir.
9- Kendiniz ile ilgili beğenmediğiniz her şeyi bir kağıda yazın ve onu yakın.
10- Aynanın karşısına geçin ve aynadaki kişiyi en yakın arkadaşınız olarak görmeye çalışın. Her zaman sizinle birlikte olan ve ömür boyu hep yanınızda olacak birisi olarak görün ve ona bir kahve ısmarlayın. Her ne olursa olsun ona güvenin.

Haberturkcom

18 Ocak 2016 Pazartesi

Sevdiklerimize verebileceğimiz 8 güzel hediye:)



1) DİNLEME...


Ama gerçekten dinleyin. Kesmeden, hayal kurmadan, vereceğiniz cevabi düşünmeden. Can kulağıyla dinleyin.


2) SEVGİ...


Kucaklamalar, öpücükler, sırt sıvazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun. Bu ufak hareketler, aileniz ve dostlarınıza olan sevginizi daha açık göstermenizi sağlayabilir.


3) KAHKAHA...


Fıkra anlatın, neşeli hikâyeleri paylaşın. Bu armağanınız "Seninle birlikte gülmeyi seviyorum" anlamına gelir.


4) YAZILI BİR NOT...


Basit bir "Yardımın için teşekkürler" notu, ya da belki bir şiir. Kısa, elle yazılmış bir not bazen ömür boyu hatırlanır.


5) İLTİFAT...


Basit, içtenlikle söylenen bir söz ("Bu renk sana ne çok yakışmış", "Harika bir is çıkardın", "Yemek nefis olmuş" gibi) karsınızdakinin içini aydınlatır.


6) İYİLİK...


Her gün, rutininizi kırıp birisine hoş, nazik bir şey yapın.


7) YALNIZLIK...


Bazen tek istediğimiz yalnız kalmaktır. Bu anlara duyarlı olun ve ihtiyacı olana yalnız kalma armağanını verin.


8) NEŞELİ BİR YAPI...


Birine tatlı bir söz söylemek gibisi yoktur. Selam vermek veya teşekkür etmek o kadar zor mu?


24 Ağustos 2015 Pazartesi

AZALTIN...BIRAKIN...ÇOĞALTIN



AZALTIN :
Yediğiniz yemeği, yemeğinizin tuzunu…
Çayın şekerini, kullandığınız eşyaları…
Harcadığınız parayı, boşa geçen zamanı…
Gözyaşlarını, kafaya taktıklarınızı…
Kıyafetlerinizi, kuruntularınızı…
Bilgisayar başında harcadığınız süreyi…
Telefonla konuştuğunuz süreyi…
İnsanlardan beklentilerinizi, televizyon izlemeyi azaltın.


BIRAKIN :
Şikayet etmeyi, çekingenliği…
Rezil olma korkusunu, mazeret üretmeyi…
Başkaları için yaşamayı, yapamam düşüncesini…
Olumsuz düşünmeyi, olumsuz kelimeleri…
Surat asmayı, ön yargıyı…
Herkesi eleştirmeyi, herkesi düzeltmeyi çalışmaya bırakın.


ÇOĞALTIN :
Gülümsemeyi, sevmeyi…
Olumlu düşünmeyi, dua etmeyi…
Şükretmeyi, ayaklarınızın toprağa temasını…
Renkli giyinmeyi, sizi iyi hissettiren müzikleri…
İçtiğiniz su miktarını, çocuklarla geçirdiğiniz vakti…
Teşekkür etmeyi, selam vermeyi…
Özür dilemeyi, mazur görmeyi…
Alttan almayı, sevginizi hak edene vermeyi…
İstikrarınızı, hayal kurmayı…
Güzel söz söylemeyi, kitap okumayı çoğaltın.
Okuduğunuz sözler çok anlamlı, hiç birini yanlış diye atamazsınız.  Kaliteli yaşamak için kural çok basit, yeter ki uygulayın.

11 Temmuz 2015 Cumartesi

Yaşamınızı sadeleştirerek mutlu olmanın 50 yolu

Birçoğumuz hayatlarımızın gidişatından tam olarak memnun değiliz. Sürekli bir arayış içinde olduğumuz bu dünyada, en çok arzuladığımız şeylerin başında daha mutlu olmak geliyor. Mutluluk ve huzura ulaşabilmek adına herkesin kendince yöntemleri var. Biz de insanların tecrübelerinden ve uyguladıkları mutluluk yöntemlerinden faydalanmak istedik. Uplifers olarak sizlere Missminimalist isimli bloggerın kendince geliştirdiği “yaşamı sadeleştirme ve daha mutlu birer birey haline gelme” önerilerini dikkate alarak bir derleme hazırladık.



1.Hayatınızdan televizyonu çıkaramıyorsanız bile, mümkün olduğunca az izlemeye özen gösterin. Çünkü, bu sayede her ay ortalama 100 değerli saat kazanmış olursunuz.
2. Aboneliğinizin olduğu dergileri internet üzerinden okuyun, böylelikle evinizde bir ton dergi yığını oluşmaz.
3. Zamandan ve ağaçlardan tasarruf edebilmek için, gazeteleri de internet üzerinden okumaya çalışın. Böylelikle yanlızca sizi ilgilendiren haberleri daha pratik bir şekilde okursunuz.
4. Fazla mobilyalardan kurtulun, daha az eşya temizlenmesi kolay bir ev demektir.
5. Çok fonksiyonlu mobilyalar almaya bakın, böylece daha az eşyayla ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.
6. Fazla aksesuarlardan kurtulun, böylece temizlik yaparken daha az zaman ve enerji sarf edersiniz.
7. Albümlerinizi CD olarak biriktirmek yerine, bilgisayarda digital bir hale getirin ve müzik dosyaları yaratın.
8. DVD’leri kiralamak yerine filmleri televizyondan kaydedin. Böylelikle zaman tasarrufu sağlarsınız.
9. Kullanmadığınız tüm eşyaları bir an önce ortadan kaldırın, boşuna evinizde kalabalık etmesin.
10. Her şeyin belirli bir yeri olsun. Böylece aradığınızda ve tekrar yerine kaldırmak gerektiğinde, sıkıntı çekmeyin.
11. İş yaparken diğer yandan temizleme alışkanlığını edinin. Dökülenleri anında temizleyip, pisliklerin daha da artıp  büyümesini beklemeden yok edin.
12. Temizlik rutini geliştirin.Yapacağınız işleri düzenli bir şekilde sıraya koyun.
13. Çamaşırlarınız yeterince çoğaldığı zaman, yıkayın. Hem zaman kazanır hem de daha az su ve enerji harcamış olursunuz.
14. Yeterince iç çamaşır ve çorap satın alın, böylece bir makinelik çamaşır oluşsun ve gerektiğinde makineniz az çamaşırla boşuna çalışmasın.
15. Havlularınızı  daha az sıklıkta yıkayın. Her gün yıkanmaları gerekmiyor; zaten siz onları kendiniz temizken kullanmıyor musunuz?
16. Yepyeni bir hobi edinmeye karar verdiğinizde eski favori hobinizi, tüm alet ve takımlarıyla birlikte ortadan kaldırın.
17. “Yenisi içeri, eskisi dışarı” prensibini benimseyin. Yeni bir şey satın aldığınızda, eskisinden derhal kurtulun.
18. Koleksiyonlar yapmaya kalkışmayın. Birikmişlerden uzak durun, enerjinizi ve yaratıcılığınızı, çok daha üretken olabileceğiniz alanlara yönlendirin.
19. Her gün bir eşyadan kurtulun. Yıl sonunda 365 tane, hakkında daha az endişe duyacağınız şey olacaktır.
20. Giysilerinizi çıkarır çıkarmaz askıya asın.Yerlere atmak veya bir sandalyenin üstüne yığmak yerine, onları düzenli bir şekilde ortadan kaldırın ki, ütü işiyle uğraşmak zorunda kalmayın.
21. Giysilerinizi işlevlerine göre düzenleyin. Örneğin, tüm pantolonlarınızı, eteklerinizi ve gömleklerinizi birlikte asın, böylece aradığınızı çabucak bulabilirsiniz.
22. Mücevher, saat veya eşarp gibi aksesuarlarınızı belirli kutuların içine koyun.
23. Birçok şekilde kombin olabilecek giysiler seçin. Böylelikle daha az giysiye ihtiyaç duyarsınız.
24. Moda kurbanı olmayın. Trendleri yakalamaya çalışmak, zaman ve para kaybı demektir.
25. Size yakışanın bilincinde olun. Böylece gardırop dolusu “yanlışların” birikiminden kurtulmuş olursunuz.
26. Saçınız rahat kullanabileceğiniz bir şekilde kestirin, dolayısıyla bu size sabahları daha fazla zaman kazandıracaktır.
27. Doğal saçınıza sadık kalın. Saçınız düz ise kıvırcık,  kıvırcıksa düz veya sarı ise kahverengi yapmayın.
28. Az makyaj yapın ya da hiç yapmayın.
29. Banyodaki kalabalığı engellemek için bir arada kullanılan şampuan ve krem veya nemlendirici ve güneş koruyucusu gibi ürünler kullanın.
30. Giyinme rutininizi standart bir hale getirin, böylece her sabah minimum çabayla hazır olabilirsiniz.
31. Şişeler kullanın. Böylelikle çekmecelerinizi yarım kullanılmış losyon ve ilaçlarla doldurmazsınız.
32. Kötü alışkanlıklardan uzak durun. Örneğin, sigara içmek, uyuşturucu kullanmak veya aşırı alkol almak. Böylelikle, şu anda daha iyi görünecek ve ilerleyen zamanlarda oluşabilecek bir yığın sağlık problemlerinden kendinizi korumuş olacaksınız.
33. İç güzelliğiniz parlasın. Hoş bir çehre ve sevimli bir gülümseme sizi herhangi bir kozmetik üründen daha güzel gösterir.
34. Tam tahıllı yiyecekler, meyve ve sebzeler tüketerek sağlıklı beslenin. Böylelikle tıbbi problemlerden geniş çapta sakınmış olacaksınız.
35. Mutfak tezgahınız her zaman tertipli olsun.
36. Yemekler için standart bir tabak seti oluşturun.
37. “Hayır” demesini öğrenin. Bu ilk zamanlar güç olabilir, yine de bunun için çabalayın.
38. Sorumluluk verin. Her şeyi kendi başınıza  yapmaktan vazgeçin; işlerinizi mutlaka başkalarıyla bölüşün.
39. Yapmayı planladığınız işlerin sayısını sınırlı tutun. Sorumluluklarınızın miktarını arttırmayın, eskilerinden vazgeçip, yenilerine yoğunlaşın.
40. Gerçekleşme olasılığı olan beklentiler içine girin. Gerek kendinizden, gerekse başkalarından çok fazlasını ummak, hayal kırıklığı ve strese yol açar.
41. Ne ile savaşmanız gerektiğini bulun. Mücadele etmenize değmeyen binlerce küçük şeylerle karşılaştığınızda, onları kafanıza takmayın.
42. Kendinizi olayların akışına bırakın. Etrafınızdaki şeyleri kontrol etmeye çalışmak yerine, oluruna bırakın gitsin.
43. Esnek davranın. Bir şeyleri “kendi yönteminizle” yapmak için ısrar etmeyin, tam tersine içinde bulunduğunuz duruma ayak uydurun.
44. Mükemmelliyetçi olmayın. Yapılan işler yeterince iyiyse, sorun yok demektir.
45. Küçük sorunları daha büyük hale gelmeden halledin. Az bir çaba, ileride oluşabilecek baş ağrılarını önler.
46. Yapmanız gereken işleri bir araya toplayın. Ütü yapmayı, faturaları ödemeyi, iletilerinizi yanıtlamayı peş peşe yapın.
47. Dışarıda yapmanız gereken işleri art arda yapın. Market, kuru temizleme, postane gibi yerlere gitmek gibi işleri, bir plan dahilinde yapın, böylelikle bir kere de birçok işi aradan çıkartırsınız.
48. Yapılacaklar listenizi sadeleştirin. Önemsiz, gereksiz veya yerine getirilemeyecek olanları listeden çıkartın.
49. Gerektiğinde başkalarından yardım veya öğüt alın. Uzman bir kişiye danışmak, sizi saatlerce işlerle boğuşmaktan kurtarır.
50. Daha azını yapmayı hedefleyin. Günlük iş programınıza daha çok iş sıkıştırmak yerine sadeleştirmek üretkenliğinizi arttırır.

KAYNAK: Uplifers.com

10 Temmuz 2015 Cuma

30 Günlük Değişim Süreci İçin 30 Öneri

Yazı ve görselleri Tamamiyle onedio.com ve uplifersten kopy pastedir!:)




Bilim insanlarına göre, iradenin de yardımıyla, bir insanın yeni bir alışkanlık kazanması yaklaşık 30 gün sürüyor. Yeni bir alışkanlık kazanmak için her gün küçük ve altından kalkılabilir adımlar atmak, motivasyonunuzu yükselterek, size devam etmek için ihtiyaç duyduğunuz itici gücü sağlıyor.
Uplifers olarak, kişisel gelişiminizi desteklemek adına yaptığımız paylaşımların devamında; Marc and Angel blogunun yazarlarından Marc’ın, 30 günlük değişim için önerdiği 30 maddeyi sizler için derledik. Yeni bir ayın başlangıcıyla beraber uygulayabileceğiniz bu öneriler, düzenli olarak yapmaya devam ettiğinizde, olumlu alışkanlıklar kazanmanıza yardımcı olabilir.

1. Mutluluk veren sözcükler kullanın

Mutluluk veren sözcükler kullanın


Birileri size nasıl olduğunuzu sorduğunda, sıradan sözcüklerle cevap vermektense “Harikayım”, “Çok iyi hissediyorum”, “Çok mutluyum” diye cevap verin. Böylece, kendinizi mutluluk için motive edeceğiniz gibi, karşınızdakini gülümseterek mutluluğun yayılmasını sağlamış olursunuz.

Bumerang - Yazarkafe

Bumads

Mart 2007'nin "En iyi blog"u Seçilmişti blogum!Teşekkürler destekleyen herkese...