Arınma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arınma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2013 Çarşamba

Evinizde bahar temizliği ve Fengshui


Evlerimiz de tıpkı bedenlerimiz gibi soluk almak ister.

Bahar aylarında yüreğimizin ve bedenimizin kıpırtılarına kulak verirsek, tıpkı doğadaki tazelenme isteğini ve arınma ihtiyacını hissederiz. Yazı daha dinamik, genç ve güzel karşılamak arzusuyla, spora başlar, cilt temizliğine gider veya masaj ya da kese yaptırmak isteriz. Bedenimizi daha taze ve sağlıklı yiyeceklerle beslemeye özen gösterir, detoks programlarına katılır, gardrobumuza yeni elbiseler almak için heyecanlanırız.

İşte yaşadığımız mekanlar da böyle bir arınmaya, tazelenmeye ihtiyaç duyarlar. Eskiden büyükannelerimizin yaptığı bahar temizliği aslında, sağlıklı evler için çok doğruydu. Kullanılmayan eşyalardan kurtulmak, kırılmış ve yıpranmış doğramaları onarmak, paslanmış trabzanları boyamak hep bu bahar aylarında yapılır; bahçeler, balkonlar rengarenk çiçeklerle adeta baharlık elbiselerini giyerdi. Unutulmuş güzel ve doğru adetlerimizi bize yeniden hatırlatan Feng Shui öğretisi, evlerimizi de bedenimiz gibi kabul eder ve orada en sağlıklı, en canlı yaşam enerjisini dolaştırmanın yöntemlerini bize gösterir

  • 1. Evlerimizde birikmiş, üstüste yığılmış herşey, tıpkı vücudumuzda istemediğimiz kilolar gibidir. Yaşadığımız mekanın nefes almasını engeller, evrensel enerjinin mekanı doldurmasını zorlaştırdığı için, yaşamımızdaki tıkaçlara sebep olur. Hayatımızın yolunda gitmeyen yönlerini sorgularken, evimizin yığınlarla tıkanmış alanlarının hangi yönlere geldiğine bakmalıyız: Evimizin kuzeyindeki karışıklık iş hayatımızı, güneybatısındaki yığınlar aşk hayatımızı olumsuz etkilemektedir.


Kullanmadığımız eski eşyaları, okunmuş gazete ve dergi yığınlarını ve kurumuş çiçekleri evimizden çıkararak mekanı kilo vermiş gibi hafifletmeliyiz. Bu temizleme harekatı, tıpkı detox programlarının vücuda etkisi gibi, evlerimizden safra atmamıza yardım eder.

  • 2 Artık giyilmediği halde, gardrobumuzda hala yer işgal eden eski giysilerimizi, ihtiyacı olanlara vererek yeni giysilere yer açmalıyız. Tazelenen enerjimizle daha güzel ve daha modaya uygun giysilerimiz olacağına inanmalıyız.

  • 3. Evimizde kırılmış, bozulmuş, çürümüş ne varsa ya onarmalı ya da atmalıyız. Kırık, çatlak mutfak gereçleri asla yapıştırılıp kullanılmamalı! Bayatlamış besinler mutfak dolaplarımızdan derhal temizlenmeli! Bozulmuş damlatan musluklar, tıkanmış tesisat akarları, yanmış ampuller, çalışmayan saatler ve makineler o mekandaki enerji akışını olumsuz etkiler. Bunlar, adeta vücudumuzda hastalanmış ve işlevini göremeyen organlar gibidir.

  • 4. Canlı bitkilerin evlere ve iş yerlerine kattığı enerjiyi, kurumuş çiçekler asla veremez.

Evimizin bereket alanı olan güneydoğuda yerleştireceğimiz canlı bir yeşil bitki gelişip büyüdükçe, bolluğumuz da artacaktır. Eğer bitkilerimiz bakımsız kalmış, sararıp solmuş ya da çürümüşse, mutlaka toprağını yenilemeli veya yerine taze ve yeni bir çiçek dikmeliyiz. Baharla beraber gönlümüzde yeşeren aşk heyecanımızı evliliğimize yansıtabilmek için, toprak saksılardaki kırmızı sardunyaları güneybatıdaki balkonumuza yerleştirmekte fayda var!




5. Su, Feng Shui felsefesinde bereketin ve sağlığın sembolüdür.


  • Ofisimizin güneydoğusuna yerleştireceğimiz bir akvaryum para akışını hızlandıracak, evimizin doğusuna koyacağımız bir yapay şelale sağlığımızın ve aile huzurumuzun devamına katkıda bulunacaktır. İş yerlerinde Kuzey yönünde kullanılan hareketli su düzenekleri, ticari anlamda canlılık ve kariyer açısından yükselmeye hizmet eder.



  • 6. Evrensel yaşam enerjisi chi, loş ve izbe alanları sevmez.'Güneş giren eve, hekim girmez' atasözündeki gibi, iyi aydınlatılmış mekanlar çalışma ve üretme duygusunu besler. Bir mekanda dengeli aydınlatma çok önemlidir. Gün ışığı alamayan odaların ışıklandırılmasına bilhassa dikkat edilmeli, bir odanın bütün köşelerinde orantılı ışık dağılımına önem verilmelidir.
Bir iş yeri için saygınlık ve piyasada olumlu bir isim yapmak çok önemli olduğundan, iş yerinin güneyinde yapılacak bol ışıklı aydınlatma veya ateş renklerinde bir tablo buradaki enerjiyi harekete geçirecektir. Ateş renklerinden kasıt kırmızı, narçiçeği, turuncu, parlak sarı, pembe tonlarından biri ya da birkaçını birarada kullanmaktır.

  • 7. Evlerimizin havalandırılması ve temizliği de enerjinin tazelenmesi açısından çok gereklidir. Pencereleri sonuna kadar açıp içeriyi havalandırmak, köşelere sinip kalmış bayat enerjinin tazesiyle yer değiştirmesine yarayacaktır.

    Mademki bizler doğanın bir parçasıyız, o halde, yaşam alanlarımızın doğayla alışverişini sağlayacak kapı ve pencerelerini sonuna kadar açıp nefes almalarına yardım etmeliyiz.

  • 8. Kullanılmış eşyalarda bayat enerjiler birikir. Dokunulmaktan dolayı kapı ve pencerelerde, koltuklarda, sandalyelerde, masalarda, yataklarda v.b. kullananların enerjisi siner. Bu eşyalar da nefes almalıdır. Aktardan alınacak kayatuzu soğuk suda eritilerek onunla tüm eşyalar ve döşemeler silinmelidir. Gelip giden misafirlerinizin bıraktığı enerjiler de bu yolla temizlenir. Antika seviyorsanız, daha önce kimin kullandığını bilseniz bile, antikalarınızı kayatuzu-su eriyiğiyle silerek veya ispirtoyla yaktırarak temizletebilirsiniz.



  • 9. Baharın coşkusunu evlerimize taşıyabilmek için, yüksek volyumda müzik sesiyle de evimizin enerjisini karıştırabiliriz. Ses enerjiyi harekete geçirerek mekanı tazeler.



Baharla beraber, Yaşamında Yenilik İsteyenlere Küçük ipuçları:

Feng Shui öğretisi, yaşamında olumlu yönde değişiklik yapmak isteyenler için, çok seçenekli yöntemler sunar. Evinizde ve işyerinizde, yürekten inanarak yapacağınız küçücük değişikliklerin hayatınıza yansımalarını çok kısa sürede hissetmeye başlarsınız. Doğanın sesine kulak vererek düzenlenmiş mekanlar, biliçaltımızdan beklentilerimize seslenerek onları gerçekleştirecek enerjiyi bize gönderir. Uzun lafın kısası, yaşamımızın efendisi bizleriz ve Feng Shui'nin rehberliğinde, içimizdeki güçlü enerjiyi doğru kanalize ederek, isteklerimizi birer birer gerçekleştirebiliriz. Ama nasıl?

*Öncelikle, dağcıların kullandığı sağlam bir pusula edinelim. Pusulayı doğru kullanmayı öğrenelim.
*Evimizin planını edinelim ya da ölçekli krokisini çizelim.
*Evimizin merkez noktasında yani orta bölümünde ayakta durarak pusulayla kuzeyini, güneyini, doğu ve batısını tespit edelim. Bu yönlerde evin hangi bölümlerinin yer aldığını kroki üzerinde işaretleyelim. Ana yönlerin tesbitinden sonra, ara yönleri bulmak kolaylaşır.
*Sonra yaşamdan beklentilerimizi düşünerek, her bir yön için niyetlenip uygulama yapalım.
Baharda yeni bir aşk isteyenler veya ilişkisinde heyecan arayanlar; evinizin güneybatısına kırmızı veya pembe tonda bir çift mum yerleştirin ve akşamları onları birkaç dakikalığına yakın! Eğer canlı renklerden hoşlanmıyorsanız bir çift kristal top veya porselenden bir çift obje de istediğiniz etkiyi yapacaktır.

Sizin için aşkı simgeleyen bir resim veya obje de bu köşe için uygundur.
Çünkü, objelerin ne olduklarından çok, bizlerin onlara yüklediğimiz anlamlar önemlidir. Onlara baktığımızda anımsadığımız ve içimizden yinelediğimiz dileğimiz, bizi hedefimize götürecektir. Hatırlamamız gereken, ya en çok korktuklarımız ya da en çok istediklerimizin bize geldiğidir. O yüzden, korktuklarımızı değil, istediklerimizi dillendirelim.
İş Hayatında Hareket İsteyenler; evinizin veya iş yerinizin kuzey yönünde su hareketini ihmal etmeyiniz. Fanus içinde tek bir kırmızı balık veya tek bir su kaplumbağası hareketli su demektir. Ayrıca, küçük yapay şelaleler de bu amaca hizmet eder.

Unutmamamız gereken, eğer, evimizin kuzeyi yatak odamıza geliyorsa, burada suyla ilgili hiçbir aktivasyon yapılmamalıdır.İşle ilgili aktivasyonlarımızı, ya ofisimizde ya da evimizin salonunun kuzeyinde yapmalıyız. Suyu bizzat kullanamıyorsak, suyun renklerinde yani mavi ve siyah tonlarında resim ve objelerle de kariyer hayatımıza olumlu etkiler yapabiliriz.

Sağlığımız ve aile ilişkilerinde iyileştirme arzusundaysak; yüzümüzü doğu yönüne dönmeliyiz. Tüm çiçekler sabah güneşinin geldiği doğuya bayılır. Evimizin doğu yönü, gerçekten de ağaç elementini davet eder; sivri olmayan, yuvarlak yapraklı canlı bitkiler, canlı çiçekler sağlık ve aile üzerine olumlu enerjiler gönderir. Aile fotoğraflarımızı yerleştirmek için, doğu yönü en uygun yöndür.

Seyahat etmek isteyenler; evinizin kuzeydoğu duvarına gitmek istediğiniz yerlerin fotoğraflarını asın! Ayrıca, kocaman bir dünya haritası da ufkumuzu geniş tutmamız gerektiğini bize hatırlatır. Kuzeydoğu bölümünde deniz kabukları sergilemek de seyahat enerjisini çağırır.

*Evimizin banyo ve tuvaletleri enerji aktivasyonu için uygun yerler değildir. Bilhassa, banyolarda enerji pasifize edilmeye çalışılır. Çünkü banyo ve tuvaletler toksinlerden kurtulduğumuz arınma mekanlarıdır. Yukarıda önerilen yöntemleri, hangi yöne gelirse gelsin banyo ve tuvaletlerde uygulamayınız. Ayrıca, mutfak ve ardiye odalarında da aktivasyon yapmayınız. Bu mekanları temiz ve düzenli tutmakla yetininiz.

alıntıdır...

28 Aralık 2012 Cuma

Yeni yıla girerken Arınmak!..



Bu son üç günde istiyorum ki adım adım eski yılın kirini pasını, tortularını atıp arınarak tertemiz bir bilinç ve enerji ile girelim yeni yıla...
ilk aşama olarak; Kendimizle başbaşa kalabileceğimiz bir köşede bu yılın bir değerlendirmesini yapalım bakalım; neler kazandık yada kaybettik?
Ne öğretti bize 2012?
Ne yaptıkta pişman olduk, bundan sonra nasıl davransak daha doğru olur.. Neyi söylemeseydik, hangi adımı atmasaydık... Neyimiz fazlaydı, eksik olan ne?
Her şeyi bi kenara bırakp tüm samimiyetimizle hatalarımızla yüzleşelim.. Ruhumuzu dinleyelim..

Bir kere en başta yaşadığımız her ne ise onun sorumluluğunu alıp kabul edeceğiz.. Yaşadığımız her şey bizim attığımız adımlar, verdiğimiz kararlarımız neticesinde olan şeyler. Biz o adımı attığımız için oldu, biz söylediğimiz için oldu vesaire..
Tabi bu noktada oturun ve halinize yanın demiyorum:) Oradaki önemli nokta hatanın sorumluluğunu üzerinize aldıktan sonra size neyi öğrettiğini kavrayabilmek.. Ve sonrasında da kendinizi sevgiyle affetmek..
Yaşadığımız her şey bizim gelişmemiz için..
Bir çizgi koymuştur Yaradan.. Tekamül noktası... "Bu noktaya çıkacaksın" diyor..
Yokuşu geri yürümeye kalkma!..
O yokuşu sana tamamlatacaklar...
Sabr'et, tahammül et, yokuşu bitir!..
{Y.Nuri Öztürk}
Önce Yaradanımızdan özür dileyerek-ki o affedendir, affetmeyi sevendir... Kendimizi affetmek yönünde bilinçaltı çalışmaları yapıyoruz.
"Ben yaşadığım her şeyi kabul ediyorum. Ben kendimi affediyorum..."
"Geçmişi, geçmişimdeki herkesi ve kendimi sevgiyle affediyorum ve serbest bırakıyorum."
"Farkında olarak ya da olmayarak kendimde yarattığım tüm engellemeleri blokeleri, düşünce kalıplarını kaldırıyorum.."
Sonraki ikinci aşama ise ŞÜKÜR!
Sahip olduğum ve olacağım her şey için sana sonsuz ŞÜKÜRLER OLSUN!.. Rab'bim!
Şimdi hamd ediyorum. Yaşadığım her şey için. Özellikle de kötü sandığım her şey için. Gözyaşlarım, korkularım için.
Onların benim tarafımdan olduğunu kabul ediyorum.
Onları kucaklıyorum.
Onlar benim gelişmem ve kendimi fark etmem için kullandığım araçlardı.
Yanlışlarımı ve doğrularımı kucaklıyorum.
Yaptıklarımı ve yapmadıklarımı.
Gerekli dersleri çıkardım.
Şimdi yerine ancak beni gerçekten iyi hissettirecek duygu ve düşünceleri seçiyorum.
Bütün o yaşadıklarım arasından deneyimin özünü ve anlamını alıyor, bilgeliğini alıyor ve ağırlıklarını bırakıyorum.{R. Şanal}
ŞÜKÜRLER OLSUN!.. HAMD OLSUN!..
Son gün ise evinizde mutlaka ufak çaplı bile olsa temizlik yapıyoruz... Her yer düzenli olsun.. Ve o gün evde negatif enerjileri dağıtması için bir adaçayı tütsüsü yapabiliriz mesela. Adacayı tutsüsünün kullanildigi mekandaki negatif enerjileri temizlediği söylenir.
Negatif enerjiyi nötrleyerek hem koruyucu hem de rahatlatıcı bir etkisi vardır.Ayrıca evinizdeki nazarı yok etmek içinde düzenli olarak adaçayı ile evinizi tütsüleyebilirsiniz.

**Birde üzerinizde auranızdaki negatif ve artık enerjileri temizlemek için Tuz ve Sirke Banyosu yöntemi vardır ki onu da ihtiyaç duyduğunuz her zaman yapabilirsiniz:
Tuz bilinen en eski koruyucu ve negatif enerjiyi toplayıcıdır. Hatta çok önceleri yemeklere tuzun konmasının sebebi tat vermesi değil, yemeklere karıştırılmış büyülerin veya negatif etkilerin yok edilmesiymiş. Evde ve odanızda bir tabak içine biraz tuz koymanız evde ki negatif enerjiyi toplayacaktır. Ben her odaya küçük kaseler içerisinde deniz tuzu koyarım.. Ayda bir yenilerim..
Ayrıca bir pratik yöntemde; eve geldiğinizde bir leğende ılık bir suda bolca deniz tuzu çözündürdükten sonra ayaklarınız bu tuzlu suya sokmanızdır. Tuz ayaklarınızdan vücunuzdaki bütün negatif ve artık enerjiyi toplayacak ve sizi topraklayarak rahatlatacaktır.

Son zamanlarda öğrendiğim bir başka şeyi daha paylaşmak istiyorum. 
Lavanta buharı evde mikropları kırıyor, havasını temizliyormuş. Bende oda nemlendirme cihazının su haznesine bir kaç damla lavanta yağı damlatıyorum hem bu sayede evde doğal hoş bir koku oluyor, hemde odanın havasında mikroplar kırılmış oluyor.Kaloriferin üzerinde bir kavanozun içine de aynı şekilde koydum.. Arada birde Aktarda satılan kuru lavantayı çay gibi demleyip kaynayan buharı eve gezdiriyorum aynı zamanda bir spreyli su şişesiyle eve sıkıyorum.. Eveeet Lavanta kokan bir dünyada yaşıyorum:)
Allahım ben bu Lavantayı ne kadar çok seviyorum böyle! Kokusuna aşığım, yok yok hiç abartmıyorum resmen aşığım!.. Evde her yerde her şeyde onun kokusu.. Sabunlarda, deterjanlarda, oda kokularında çekmeceye koyduğum keselerde.. Yastığım içinde, dolabımın içinde.. Hatta bende:)) 
Bir yemediğim kalıyor diyicem ama arada bir çayını da içiyoruum.. Gerçekten!:)


29 Ekim 2012 Pazartesi

Arınmaya, yenilenmeye ihtiyacı olan herkese.. 10 günlük uygulanabilecek 18 öneri!


Düşüncelerin zihinde bloke olmasından dolayı, insanlar içlerindeki yaşam sevincini yitirebiliyorlar. Korku ve endişe duyguları bir kanser gibi benliklere hakim olabiliyor. Oysa, bunları bizden uzak tutacak "arınma" yöntemleri mevcut. 


Kendinize yatırım yaparak, korkuları ve kaygıları uzaklaştırmaya var mısınız? 

1- En önemli an, sabah uyandığınız zaman dilimidir. Sabah henüz yataktan kalkmadan (uyandığınız an) dudaklarınıza bir gülümseme gönderin. "Bugüne sağlıkla ve sevgiyle gözümü açabildiğim için şükürler olsun" sözleriyle bu gülümsemeyi tüm bedeninize gönderin ve şunu söyleyin: "Bugün tüm güzel mucizeleri kabul ediyorum. Bugünüm aydın olsun." Ardından, yataktan yavaş ve sakin bir biçimde kalkmaya çalışın.


2- Pencerenin önüne gelin ve dışarıya bakarak nefes alıp vermeye başlayın. Bu "nefes egzersizleri"ni, nefesinizi izleyerek gerçekleştirin. Bunu birkaç kez tekrarlayın.


3- Bu 18 öneriyi uygulamak için kendinize bir süre verebilirsiniz. Örneğin 10 gün. Bu 10 gün boyunca, beslenme tarzınızı da gözde geçirin. Özel bir yemek mönüsü hazırlayın örneğin. Yemeklerinizin sebze ve meyve ağırlıklı olmasına dikkat edin. Ağır yemeklere asla sofranızda yer vermeyin. Bol bol su için. (En az üç litre) Ancak, bu asla "diyet" olarak algılanmamalı. Bu beslenme biçimi sadece bedeni temizlemeye ve tazelemeye ortam hazırlar. Yani yemekle ilişkinizi 10 gün boyunca "yaşamak için yemek" boyutuna indirgeyin.


4- Her gün, ne olursa olsun 5-10 dakika bile olsa açık havaya çıkın. (Deniz kenarı ya da yeşil alan) Bu ortamda varlığınızı fark edin. Dünyada tek ve çok önemli olduğunuzu düşünün. Elinizdeki her şey için (Şükürler olsun ki sağlıklıyım gibi ifadelerle) teşekkür edin. Bu teşekkürü hücrelerinizin bile hissedeceği bir içtenlikle yapın. Kendinizi o an baş başa kaldığınız doğal ortamla bütünleştirerek... 


5- Kendiniz için bir defter edinin ve her gün bu defterle birkaç dakika baş başa kalın. Arınmaya yönelmek için zihninizdeki tüm olayları yazın. İçinizden gelen duygu ve düşüncelerinizi hiçbir baskı altında kalmadan defterinize aktarın. Sorunları yazarak netleştirmek, onlarla yüzleşmek hayatınıza inanılmaz bir rahatlık getirir ve sırtınızdan büyük bir yük kalkmış gibi bir duyguya kapılırsınız. 


6- Arınma programı süresince, sadece çok candan yaptığınız ve ruhsal doyum aldığınız, sizi besleyen şeylerle ilgilenmeye çalışın. Her gün size huzur ve mutluluk veren kelimeleri ya da olayları defterinize yazın. Bu yazdıklarınızı gün içinde ara ara okumaktan ya da bir göz atmaktan vazgeçmeyin.


7- Ağzınızdan çıkan her kelimeyi kulağınız duysun. "BEN yaparım", "SEN zaten böylesin" gibi yargılayıcı tavırlar içine kesinlikle girmeyin. Çünkü kendinizi ya da başkasını yargıladığınız anda kendi bedeninizi enerjitik anlamda kirletmeye başlıyorsunuz. Eğer çok gerekiyorsa yapıcı ifadeler kullanmaya özen gösterin.


8- Zaman zaman neler düşündüğünüzü dışarıdan sanki başka bir kişi gibi gözlemleyin ve kendinizi dinleyin. Ancak bu gözleminiz de eleştirel anlam taşımasın. Kendinize dışardan bakabilmeye ve kendi duygularınızla empati kurabilmeye çaba gösterin.


9- Her şeyle ama her şeyle bağ kurmaya çalışın; çiçekle, ağaçla, hayvanlarla, cansız varlıklarla... Onlarla aranızda oluşturacağınız bu bağ, emin olun ki sizi şaşırtacaktır. Çünkü yaşam, bizim algılamak istediğimiz kadar bizimle buluşur. Algı boyutlarımızı zenginleştirdiğimizde ise bambaşka bir ortamda bulabiliriz kendimizi. 


10- Bu 10 günlük süre içinde çok az konuşun. Olayları, kişileri ya da olguları algılama ve hissetme konusunda zihin-beden buluşmasına sık sık başvurun.


11- Bazı farklılıklarla tanışın. Örneğin, evinizde veya işyerinizde size ait, çok sevdiğinizi hissettiğiniz obje grubu oluşturun. Renkli taşlar, kristal objeler... Bir demet çiçek de olabilir. Her gün o sevdiğiniz objenize (veya objelerinize) mutlaka dokunun ve sizden onlara, onlardan da size sevgi enerjisi akmasına izin verin.


12- Çiçeklerle veya doğayla kurulan bağ çok önemlidir. Yaşam bize bizim ona sunduğumuz kadar artı (+) veya eksi (-) frekans sunar. O halde, kendimize sevgiyle verdiğimiz her armağan, motive olmamız için gerekli bir araçtır. Çiçekleri veya doğayı size sunulmuş bir armağan gibi düşünüp, bu bakış açısıyla onları algılamaya çalışırsanız doğa size ödülünü vermekte gecikmeyecektir. 


13- Masanızın üstünde mutlaka, tüm negatif enerjileri çeksin düşüncesiyle bir bardak su bulunsun. Bu suya her gün olumlu düşünceler yükleyerek yenileyin. Su, arınmak için çok önemli bir maddedir.


14- Günde en az 20 dakika meditasyon yapmayı deneyin. Meditasyonun amacı, derinden gevşemek ve bedenle iç varlığın tazelenmesini sağlamaktır. 


15- Her gün birisi ya da bir şey için, iyi olduğuna inandığınız bir davranışta bulunun. 

Örneğin, "Seni seviyorum" deyin ya da ona çiçek alın. İhtiyacı olan birine iyilik yapın. Ancak asla "Ben yaptım", "Ben gittim", "Ben hallettim" gibi sözler kullanmayın.

16- Gün bittiğinde, tüm gününüzü gözünüzün önünden geçirin. Bir şekilde sanki kendinizi değil de bir başkasını seyrediyormuş gibi neler yaptığınızı gözden geçirin. 


17- Kendinize sorular sorun. Örneğin, "Bugün nasılsın? Gün içinde neler yaptın? Neler seni rahatsız, neler seni mutlu etti?" gibi soruların cevaplarını hissetmeye çalışın. Ancak asla kendinizi yargılamayın.


18- Akşam yatarken yine olumlu geçen gün için yaradana teşekkürü ihmal etmeyin. Birkaç kez derin nefes egzersizleri ile rahatlayın. "Gün içinde, bedenimde birikmiş tüm tortulardan, huzursuzluklardan arınıyorum" sözleriyle rahatlayın. 

Yeni günün ışığının sizinle birlikte, güvenle var olacağını bilmenin huzuru içinde kendinizi rahat bir uykuya bırakın.

alıntıdır..


20 Eylül 2012 Perşembe

KENDİMİZİ İYİLEŞTİRMENİN BAŞLICA YOLLARI:



1. Her şerde daima bir hayır ara
Bilinçteki değişim, herhangi bir çareden daha değerlidir.

2. Kendine acıma
Ruhsal gelişmenin en büyük engelidir.

3. Sorunların için başkalarını suçlama
“Düşmanlar” aydınlanma için araçtır.
Kötülüğe kötülükle karşılık verme, kötülüğü iyilikle yen.

4. Kıymet bilir tutum edin
Bilincimizi olumsuz yönlerden çekip olumlu yönlere yükselten ruhsal bir disiplindir. Panzehir: Hayırlı dilekler, depresyona ve kendine acıma duygusuna karşı.

5. Kendinin veya başkalarının içinde bulunduğu durumu yargılama
Kıyaslamayın. Kendinin ve başkasının resmini tam göremeyeceğin için neyi kıyaslayacaksın.
Burada olmayı seçmek bile kahramanlıktır (cesur ruhlar).

6. Aşırı Duygusallıktan Kaçının
Tüm maddi şeylere sahip olamamanın da sevdiğiniz her şeyi aniden kaybetmek gibi, ruhsal bir sınav olduğunu farketmelisiniz.

7. Hastalık ceza değildir
Hastalıklar eski yaşamlardaki karmanın temizlenmesi için yüksek benliğimiz tarafından seçilir.
Tüm hastalıkların amacı bizi temizleyip arındırmaktır.
Her tür hastalığa tahammül ederken bir derece yükseliriz.

8. Hizmet için fırsat kolla
Dünyadaki hiçbir şey, arzularla lekelenmemiş saf düşünce kadar iyilik doğuramaz. Yüce güçle temas kurarak bizleri yükselten ve rehberlik eden yüksek enerjilerin kanalı olabilirsiniz.

9. Ölümün bir iyileşme olduğunu kabullen
Hayat değil beden kaybedilir.
Yardıma ihitiyacı olanın bizde yarattığı rahatsızlıktan kurtulmak için duyduğumuz bencil ihtiyaçtan arınabilirsek, acı çekene, ancak o zaman sevgi verebiliriz.
SEVGİ bir his ya da duygu değil, çok derin ve kapsayıcı bir anlayış ve kabullenmedir.

10. Gereksinimlerinden Arın
Şifacılıkta kişisel beklenti olması, her şeyi yapabilme yeteneğimize ket vuran bencilliktir.

11. Şifanın Kaynağı değil aracısın
Şifacı olmak için ne kadar az çaba harcarsak o kadar iyi bir aracı oluruz.
İhitiyaç duyulan şifayı bilemeyiz. İyileşmek mi, yoksa bedenden ayrılırken destek mi? Eğer İlahi Olan’ın rehberliğine kendimizi açarsak, insanların gerçek ihtiyaçlarına o kadar iyi hizmet ederiz.

12. Yaptığın görevin ve yeteneğinin ışıltılı cazibesine kapılma
“Çalışma, gözle görünür hale getirilmiş sevgidir.”

13. Yardım etmek istediğin kişiye ‘ruhunu aç’
Başkalarının ıstırabına, ölümüne ya da fiziksel iyileşmesine dahil olduğumuzda biz de farklı şekillerde değişiriz.

14. Aile, grup, ırk ve gezegen karmalarının işbaşında olabileceklerini unutma
Kişisel kaderi, daha geniş sonuçları olan daha geniş bir bağlam içinde kapsarlar.
Her bireysel yaşam, tüm grubun ilerlemesine hizmet eder.

15. İnsanlar, kendi koşullarının nedenini bilnçaltlarında bilirler.
Ve dönüştürücü amacını tamamlayana dek bu koşulu “yitirmeye” direnirler.
Kurtarmaya çalıştığımız sorun, onu geliştiren bir durum olabilir. Yani verdiğimiz şifa, plana müdahale ediyor olabilir. Bu durumda seyirci kalmak zor geliyorsa bizim de yardım almamız gerekebilir.

16. Dönüşüm zaman alır.
Şiddetli ıstıraplar anlayışa anlayış mutluluğa yol açar.


14 Eylül 2012 Cuma

Antika eşyaları negatif enerjilerinden arındırma..!



Antika eşya görünüş itibari ile her ne kadar hoşuma gitse de taşıdığı enerjiler yüzünden ürkütücü gelir bana...
Düşünsenize sizden önce birileri dokunmuş ona ve kimbilir ne gibi duygu düşünceler yüklüdür, iyi mi kötü mü?
Ben birinin takısını bile tak{a}mam.
Bu gibi eşyaları taşıdığı enerjilerden temizleme yollarını öğrendim ve sizle de paylaşmak istedim... Belki benim gibi düşünen birileri var ise işine yarar.
"Limon yağı" ile temizlemek negatif enerjilerden temizlermiş! Ayrıca bir ev için en iyi koku limon spreyi imiş!
Ve ayrıca; Değerli taşlarınızı da arada bir elma sirkesinde bekleterek biriken enerjilerinden arındırabilirsiniz mesela..



11 Aralık 2011 Pazar

Evlerimizde yeni yıl temizliği...

Yeni yıla girmek için geri sayım başladı!
Ne yapıyoruz; "ahh ah, yine bir yıl daha bitti, gitti" diye oturup hayıflanmak yerine bu yılın bize neler kazandırdığına odaklanıyor, kazançlarımızı düşünüyooor, şükrediyooor ve yeni yıla temizlenmiş bir enerji ile girmek için hummalı çalışmamızı başlatıyoruuuzzz! :)
Tıpkı bizler gibi evlerimizde arınmak ve nefes almak ister!
Hayatımızın yolunda gitmeyen yönlerini sorgularken, evimizin yığınlarla tıkanmış alanlarının hangi yönlere geldiğine bakmayız bile... Feng shui bilgilerimizi bir yoklayalım bakalım ; Evimizin kuzeyindeki karışıklık iş hayatımızı, güneybatısındaki yığınlar aşk hayatımızı olumsuz etkilemekteydi dimi?

Yaniii Sıradaki Program Şu:
Kullanmadığımız eski eşyaları, okunmuş gazete ve dergi yığınlarını ve kalabalık yapan artık kullanmadığımız her şeyi, evimizden çıkararak mekanı kilo vermiş gibi hafifletme operasyonu...
Evimizi dağınıklığın olumsuz enerjisinden arındırmalı, düzenlemeliyiz. Evet, yapmamız gereken sıradaki program aynen bu... :)
Dolabınızda giyilmeyen giysileri çıkarıyor, mutfağımızda çatlak kırık ne varsa ayıklıyor, bozulan muslukları tamir ediyor, yanmayan ampulleri değiştiriyor, çalışmayan saatleri onarıyor, evde aksayan ne varsa el atıyoruz!
Unutmayalım ki Bunlarda evimizde adeta hastalanmış organ gibidir.
Evlerimizin havalandırılması ve temizliği de enerjinin tazelenmesi açısından çok gereklidir. Pencereleri sonuna kadar açıp içeriyi havalandırmak, köşelere sinip kalmış bayat enerjinin tazesiyle yer değiştirmesine yarayacaktır.
Haydi bakalım iş başına :)

Bumerang - Yazarkafe

Bumads

Mart 2007'nin "En iyi blog"u Seçilmişti blogum!Teşekkürler destekleyen herkese...