Sevdiğim yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sevdiğim yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2018 Çarşamba

Hayat dedikleri,



Hayat dedikleri, rastlantılarımızın noktalarını birleştirdiğimizde ortaya çıkan şey...
Kısacık bir çiz-bul oyunu. İçini boyadığımızda ortaya çıkan şey ise, aşk!..
Ne ağaçlar yeşil, ne gökyüzü mavi.
Sadece aşk boyuyor her yeri.

Hakan İşcen -


14 Kasım 2017 Salı

Az sevme bilmiyorum ben.



"Annem çok sevmelerin kadınıydı. Daldaki kirazları, yazmasındaki oyaları, fistanındaki çiçekleri, asmadaki üzümleri, evin kedisini, sokağın delisini, babamın gömleğini, beni, bizi, mahalleyi..
Bildiğim her şeyi severdi. Bana da sevmeyi öğretti. Öyle az buz değil, ‘çok sev’ derdi. Annem gibiyim artık. Az sevme bilmiyorum ben. Çok sevdiğimdendir bu kadar incinmem…”

Didem Madak.


22 Ekim 2017 Pazar

Bundan böyle...




"Karşı yola güneş vurdu
ver elini gökyüzü
bundan böyle işim gücüm yaşamak..."

İlhan Berk.


20 Ekim 2017 Cuma

Şikago’da yaşayan ünlü Türk genetikçi Hande Özdinler’in annesinin vefatından sonra yazdığı hem bilimsel hem de duygusal yazısı:

Annem vefat etti, onu yıkadık, pakladık, demir tabuta koyup Türkiye’ye uçakla getirdik.

Oğlunun üstüne, eşinin yanına, toprağın içine sanki bir tohum eker gibi nazikçe, dualarla bıraktık.

Bir ömür bitti, annem gitti…

Ama annemin mitokondrisi bende kaldı.

Benim hücremde, benim her hücremde annemin mitokondrisi var.

Her nefes alışımda, her kalp atışımda, her elimi uzatışımda, her düşüncemin başlangıcında, ne için enerji harcıyorsa bu vücudum işte orda annemin mitokondrisi var.

Annem gitti belki ama mitokondrisi bende kaldı…


Enerji santrali, kaynağı anne…

İnsanın başlangıcı olan o ilk iki hücrenin yumurta olanı büyük ve zengindir.

İçinde bir hücrenin yaşaması, çoğalması, değişmesi için gerekli olan her şeye ve bir ömür gerekli olacak enerjiyi üretecek mitokondriye de sahiptir.


Mitokondri, hücreye enerji veren, canlı olmasının temelini sağlayan organeldir ve babadan değil, anneden gelir.

Anne her çocuğuna enerjisini verir, enerji üretme mekanizmasını verir.

Harcanan her enerji annenin çocuğuna verdiği mitokondriden gelir.


Dolayısıyla anneler vefat edebilir ama anneler ölmez!!!

Biz farkında olmadan annelerimizi gizli bir şifre gibi her hücremizin içinde taşırız.

Annemiz vefat etse de bize enerji vermeye devam eder.

Ben bunu yazarken ve siz bunu okurken annelerimizin bizlere miras bıraktıkları mitokondrinin ürettiği enerjiyi kullandık farkında mısınız…


En karmaşık yapı…

Mitokondri hücre içindeki organellerin en karmaşık ve ilginç olanlarından biri.

Kendine has DNAsı var, kendine özgü kişiliği var, kendisine has proteinleri var, çalışma mekanizması ve prensibi var.

Hem enerji üretir hem hücreyi ölümlerden korur, bölünür, çoğalır, hücre içinde dolaşır, nerede enerji lazım oraya gider.

Hücre içinde sanki annemizmiş gibi çalışmaya biz ölünceye kadar devam eder.

Ve her kadın mitokondrisini çocuğuna armağan eder, dolayısıyla hayat enerjisi anneden anneye geçer.


Bu yüzdendir ki kim nerden gelmiş, kim kimin atası diye insanlık tarihi araştırması yapıldığında erkeğe değil, kadına bakarlar.

Analarımızın mitokondri DNA’sına, o DNA’nın nerelere gittiğine, kimlerden kimlere geçtiğine bakarak yaşam enerjisinin haritasını çıkararak bilirler kimiz ve nereden geldik…


Ben bugün laboratuvarımda mikroskopumun başında annemi düşünüyorum.


15 Ağustos sabahı vefat etti annem, elimden bir su tanesi gibi kayıp gitti…

Annem benim vefat etti ama ölmesi mümkün değil, çünkü mitokondrisi bende kaldı…



Hande Özdinler

4 Ekim 2017 Çarşamba

Frida Kahlo, Diego vazgeçme eşiğini şöyle açıklamış...


“Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim. Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.”
Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.
Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.
Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden “sen” olduğun için vazgeçtim.
Bencil olduğun için vazgeçtim. Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi çünkü sevgim yüceydi ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
Bu yüzden ben de senden vazgeçtim.

Frida Kahlo


31 Ağustos 2017 Perşembe

Haftanın hangi 2 gününü kafanıza hiçbir şey takmadan yaşamalısınız?

"cumartesi-pazar“ dediyseniz, yanıldınız.

Bir tanesini adı : DÜN
Hatalar, acılar, yanlış anlamalar...
Oysa hepsi geçmişte kaldı.
Zamanı geriye döndürmenin imkanı yok!
Dünyanın bütün parasını yan yana getiriz, bir dakika önceye dönemezsiniz.
Yaptığınız hiçbir hareketi aynen geri alamazsınız.
Ettiğiniz hiçbir lafı silemezsiniz.
Dün dündü bitti!

Bir tanesinin adı : YARIN
Yarını, bugünden kontrol altına alamazsınız.
Yarın güneş doğacak elbette...
Ama pırıl pırıl mı doğar,
Bulutların arasından mı çıkar bugünden bilemezsiniz.

Geriye bir tek gün kalıyor : BUGÜN
Bugün hayatla mücadele edecek güç hepimizde var.
Güç ne zaman tükeniyor?
Dünü ve yarını
İşin içine kattığımızda!



O halde
BU GÜN’ü yaşa!!!




Alıntı..

21 Ağustos 2017 Pazartesi

Sil gitsin!..


1- Sen aramayı, yazmayı bıraktığın an bakarsın ki o aramıyor, yazmıyor. Bütün ilişkiyi sen devam ettiriyorsun,Sil gitsin✔


2- Bir insandan bir şey öğrenemiyorsan, o insan gereksizdir.Sil gitsin✔

3- Başkalarının sırlarını sana anlatan senin sırlarını da başkalarına anlatır.
Sil gitsin✔

4- Tartışmayı bilmeyen, dinlemeyen, kendi fikrini dayatan insanla konuşacak bir şeyin yok.
Sil gitsin✔

5- “Yoğunum” kelimesini ağzına sakız etmiş, sürekli zamansızlıktan dem vuranı 
Sil gitsin✔
Unutma!. Zaman hiçbir zaman bulunmaz, yaratılır…

6- “Ben buyum” deyip sıyrılan insanla asla anlaşamayacaksın.
Sil gitsin✔

7- Saatlerce kendi derdini anlatıp durur, bencillikten burnunun ucunu görmez.
Sil gitsin✔

8- Ne yaparsan yap gülmez. Bazıları mutsuzluktan beslenir.
Sil gitsin✔

9- Senden alır, alır, alır…. vermeye gelince beklentisiz sevgiden dem vurur.
Sil gitsin✔
Değer veriyorsan değer görmelisin. Aksi aptallıktır…

10- Kendi yapamadığı için senin başarılarını küçümser. Hatta dürüstlük adı altında kıskançlığını kusar. Sıkma canını, onun derdi kendi acizliğiyle.
Sil gitsin✔

11- Hayallerini dinlemeyenleri, acını ve mutluluğunu paylaşmayanları,
Sil gitsin



------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gerçek kaynağını bilemiyorum çünkü herkes paylaşmış ve isimsiz kaynaksız paylaşmış. Yazı hoşuma gitti.. 
Bence de silin gitsin 

20 Ağustos 2017 Pazar

KIZILDERİLİ SÖZLERİ

Kızılderililere karşı enteresan bir ilgim var. Bir ara evin bi duvarına onlarla ilgili aksesuarlarla bir köşe yapmıştım hatta😊 

Eğer önceki hayat diye bir şey varsa benim bir Kızılderili olma ihtimalim yüksek yani🤨😜
Yine onlardan harika bir kaç söz;

👍Gözün ile değil, yüreğin ile hüküm ver.
👌İnsanın gözleri öyle kelimelerle konuşur ki dil onları telaffuz edemez.
👍Her şey halkadır. Her birimiz kendi hareketlerimizden sorumluyuz. Hepsi döner dolaşır, bize geri gelir.
👍Yapmamız gereken: Her şeyi eski sadeliğine döndürmektir, böylece bozulan düzenimiz yeniden kurulacaktır.
👍Dünyadaki her şeyin bir sebebi vardır. Her bitki bir hastalığı tedavi etmek için büyür. Ve her insan bir görevle yaratılmıştır.



22 Mayıs 2017 Pazartesi

Ne kadar çabuk eskimeye başladı her şey..



Ne kadar çabuk eskimeye başladı her şey..
Arabalar; daha bir yıl olmadan eskiyor, insanlar birbirlerine yenisini gösteriyorlar.
Oysa dayımın otomobili 1951 Ford çocukluğum boyunca hep yeniydi..
Cep telefonları, televizyonlar çabuk eskiyorlar..
Evler çabuk eskiyor, semtler çabuk eskiyor, kaldırımlar çabuk eskiyor..
Kaç sene giymiştim o ceketi..
Her tersyüz edildiğinde cebi yer değiştirirdi.
Bizim dönekler gibi soldan sağa, sonra sağdan sola, tekrar soldan sağa geçerdi..
Ama şimdi eve getirip de giymekte elinizi çabuk tutmazsanız, modası çabuk geçiveriyor giysilerin, “eski” oluyorlar..
Ayakkabıların derisinden önce kendisi eskiyor..
Sözler eskiyor..
Papağan gibi herkesin diline düşen yeni sözler çabuk bayatlaşıyor..
Bir-iki yerde çabuk söylediniz söylediniz..
Yok eğer geç kaldıysanız söylediğinizde “Bu bayat..” anlamında tuhaf tuhaf bakıyorlar yüzünüze..
Yüzler çabuk eskiyor..
Birkaç sene önce herkesin merak ve hayranlıkla izlediği yüzler kaybolup gittiler..
Cem Yılmaz’a artık kimse gülmüyor..
Recep İvedik bayatladı..
Şarkılar çabuk eskiyorlar..
“Gezdiğim dikenli aşk yollarında, elimden bir kırık saz geldi geçti”yi tam kırk yıl söyleyip durmuştu eniştem.
Tarkan’ın “Dudu dudu” şarkısını söyleyen yok..
Şarkısı da eskidi..
Tarkan da..
Dostluklar..
Arkadaşlıklar..
Tüketim toplumunda, para karşılığı olmadan, kredi kartı ile her şeyi alıp tüketmek gibi, duygu karşılığı olmayan aşklar da çabuk eskiyor..
İsimler koymuşlar; “Yaz aşkları” misal..
Bir aylık aşklar, bir haftalık aşklar, hatta bir günlük aşklar..
Ve o aşkların üzerine kurulan evlilikler eskiyor, ceketler, ayakkabılar, arabalar, telefonlar, televizyonlar, mutfak robotları gibi..
Benim ise canım sıkılır bu eskimelere..
Biliyorum..
Eskidi kafam..
– Bekir Çoşkun –


17 Şubat 2017 Cuma

Siz bıraktığınız her şeyi sevgiyle bırakın ki sizin bulunduğunuz yerlerde sizde sevgi bulun.


Yaşadığımız yerden nefret edersek. Bu hissi her yere taşırız ve mekanları insanları olumsuz etkileriz.
Siz bıraktığınız her şeyi sevgiyle bırakın ki sizin bulunduğunuz yerlerde sizde sevgi bulun.

Louise Hay




25 Ocak 2017 Çarşamba

Babaannem derdi ki:



"Herkese iyi olamazsın kızım...

Kötü olmanın da kıymetini bil...
Sere serpe mavi boncuk dağıtan
iyi mi olurmuş hiç?
Herkesle iyiysen kötüsündür belki,
herkesle kötüysen,
kim bilir belki iyi...
Sen, SEN ol…
Gülüşlerine kastı olanları
tez vakitte defterinden sil.

S/ÖĞÜT-Meral Demir

18 Ocak 2017 Çarşamba

ARZULANAN DUA- MURAD EDİLEN DUA (Tutku- Israr Farkı)


"Dualarınızı Salavatla muhafaza altına alınız". (Hadis)
- Duayı salavat muhafazasına almanın esası ne peki? Sanıyorum dille salavat getirmek kadar basit olmasa gerek!
- Duayı salavat muhafazasına almak; istediğin şeyin ‘ARZULANAN’ olmaktan çıkıp ‘MURAD EDİLEN’ olmasıdır.
- Yeni kavramlar çıkardın şimdi. Arzulanan Dua ne? Murad edilen Dua ne?
- Arzulanan Dua, “Olmazsa olmazımdır benim duam” diye yaklaştığın duadır. Bu duaya ego karışmıştır, tutku karışmıştır, hırs karışmıştır. Duanı olmazsa olmazın haline getirirsen bu Arzulanan Dua olur ki; egosal sakatlıklar içine girdiği için doğmadan ölmüştür zaten!
- Murad edilen dua?
- Kişi dua eder, ister Rabbinden. Ama bu isteğinde Rabbine,
Olmazsa olmaz kafa tutuşu, dayatması yoktur. Teslimiyet
vardır. Rıza vardır. Olursa sevinecektir ama olmazsa üzülmeyecektir. Razıdır...
- Olursa sevinir olmazsa üzülmez halinde dua dahi düşer. O kişi dua ediyor denebilir mi ki?
- Denebilir. Düşmez. Kişi günlük yaşamına devam eder ama zihninin arka planında duasını canlı tutar. Ama duasını kasmaz, duası için çırpınmaz, günlük ibadetini ve işini yapar. Fakat aklında duası durur öylece.
- Peki, duamızı arzulanan olmaktan çıkarmanın yolu nedir?
- En kötü ihtimale bile razı olmaktır. Olmamasına da razı olmaktır.
- Olmamasına da razı olduğumda nasıl bir mekanizma işler?
- Olması ve olmaması gözünde bir olduğunda sen zaten
Muhammedi Frekansa geldin demektir. Muhammed'in üstlendiği
duanın olmamasına ihtimal var mı? Muhammed’e havale olunan iş yolda kalır mı?
- Güzel, az daha net söylesen de zihnime kazısam.
- Duasında en kötü ihtimale bile razı olan; en iyi ihtimali
kucağında bulur!.. Duasını salâvat muhafazasına almak işte budur, kanaatimce.
{SULARI YIKAMAK'tan}


17 Ocak 2017 Salı

Babaannem derdi ki:


"Kendinle geçinmeyi bilirsen kızım,
herkesle geçinirsin...
El alemin tavuğuna "kışt" demeden önce
keline
hangi merhemin iyi geleceğini bilmelisin...
Söveceksen de,
kızıp küseceksen de,
"hesapsa hesap, kitapsa kitap" diyeceksen de
önce kendinle yüzleşmelisin...
Böyle böyle karşındakinin yüzünde kendi yüzünü,
karşındakinin sinirinde kendi tersini düzünü
karşındakinin hüznünde kendi hüznünü
karşındakinin acısında, tasasında,
endişesinde, umudunda,
sancısında kendini bulursun...
Çuvaldızın hep sağ cebinde bulunsun...
Herkes anlaşılmak için dua eder durur...
Geçinmeyi bilenler
kıtta da kanaatta da şükür pişirir;
kepçesini kapan haydi buyursun...
Gergin ip çabuk kopar kızım...
Mutsuzluğuna başka neden arama...
Kendinle geçinmeyi beceremezsen
başkalarıyla da geçinmek için
debelenir durursun...

"MERAL DEMİR
S/ÖĞÜT 2-Babaannem Derdi ki isimli kitabından


16 Ocak 2017 Pazartesi

Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum Hiçbirinizle döğüşemem :)



"Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Ben tam dünyaya göre
Ben tam kendime göre"


Turgut Uyar



12 Ocak 2017 Perşembe

"Göreceksiniz... Bir gün yaptıklarınız gerçekten işe yaramış,




"Göreceksiniz...
Bir gün yaptıklarınız gerçekten işe yaramış,
Dilediğiniz her şey gerçekleşmiş.
Dönüp bakacaksınız geriye ve güleceksiniz başınızdan geçenlere...
ve kendinize "bunların hepsini nasıl atlattım?" diye soracaksınız.
Sadece, umudunuzu asla kaybetmeyin!
Sadece, hayal kurmaktan vazgeçmeyin!
ve asla eksik etmeyin yaşamınızdan SEVGİYİ.. !"


Jancari Campi



7 Ocak 2017 Cumartesi

Gelecek nice iyi günler için yaşayalım...



İnanmak var olmaktır, bilirsin.
İnandığımız şeyler için yaşayalım.
Nice sabahlar, nice aydınlıklar...
Gelecek nice iyi günler için yaşayalım...
Ümit Yaşar Oğuzcan

23 Aralık 2016 Cuma

50 yaş manifestosu




50 yaşındayım. Bu yaşa iki evlilik ve iki tane yakışıklı sığdırdım. Gönlüm bir de kız isterdi, ama olmadı. Bugün hayatıma baktığımda mutlu bir adam görüyorum. Kalp kırıklıklarım var, ama bu bir şeyleri denediğimi gösterir, değil mi? Bu okuduklarınızın bazılarını geçmişte ben de uygulamadım. Bunu şu ana kadar yaşadığım, okuduğum, izlediğim şeylerin bir özeti olarak düşünün. Siz de kendi manifestonuzu yazın ve arada bir okuyun, okuduğunuzu uygulayın. Keyifle kalın…


1. İlk iş “Hayır” demeyi bileceksin. Bilmiyorsan öğren.
2. Sevmediğin hiç kimse ile ve sevmediğin hiçbir ortamda olma.
3. Birlikte olduğun kişiyi sadece güzel ve yakışıklı diye seçme. Egonu ilk terbiye etmen gereken yer budur.
4. Nefes almak kadar çok istediğin her şey gerçekleşecektir. Gerçekten iste.
5. Kendini sevmekten asla vazgeçme. Sana kendini kötü hissettiren insanlardan uzak dur.
6. Arkadaşlarınla asla para ilişkisi kurma. Borç isteme, verme.
7. Hayal kur. Hiç sınır tanıma…
8. Mutlaka yabancı bir dil öğren. Mümkünse sekiz dil konuş. Hayatının ne kadar renklendiğine şaşıracaksın.
9. Sevdiklerine zaman ayır. Yaşamın gerçek tadı bu.
10. Kendin ol. Seni kendin olduğun için kabullenecek insanları dost seç.
11. Öfke, nefret gibi olumsuz duygulardan arın. Her zaman seçim yapanın sen olduğunu unutma.
13. Mutlaka spor yap ve mutlaka bir hobin olsun. Ve bu konuda uzman ol.
14. Kimseyi inançları ve doğduğu yerle ilgili sınıflandırma. Unutma, sadece iyi insan ve kötü insan vardır.
15. Kitap oku. Tanımadığın insanlarla tanışır ve hiç gitmediğin yerlerde dolaşırsın.
16. Evlilik zor bir kurum. Arkadaş olamayacağın biri ile sırf güzel/yakışıklı ya da durumu iyi diye evlenme. Evliliğin ömür boyu süren bir bağlılık olduğunu unutma.
17. Sırtını dayayabileceğin, gözü kapalı uçurumun kenarında yürüyebileceğin insanla evlen.
18. Sevginden ve sevgisinden emin olmadığın, içinde küçücük de olsa şüphe duyduğun birinden çocuk yapma.
19. Sevdiğin işi yapmak harika olmalı, ama para kazanman gerektiğini unutma.
20. Fırsat buldukça seyahat et. Farklı kültürleri gözlemle. Seyahat etmek otel konforu yaşamak değildir. Dışarı çık.
21. Müzik dinle. Dans et. Dans etmemek hiç de havalı değil.
22. Sahip olduğun şeylerin sana sahip olmasına izin verme.
23. Yaşama sevincini yitirme. Hayat sıkılmak için çok kısa.
24. Ölümü hiç düşünme ve bundan korkma. Hayatı da erteleme!
25. Beyaz ya da pembe yalan söyleme. Yalan söylemek durumunda kaldığın bir ilişkide olma.
26. Hayatta bir duruşun olsun. Olaylara ya da kişilere göre eğilip bükülme.
27. İçindeki çocuğu büyütme. Yaş sayıdan ibarettir. “Yapamazsın” dedikleri hiçbir şeye aldırma.
28. Zorla hiçbir şey yapma. Ne yapıyorsan ona bir şeyler kat, sanki daha önce kimse yapmamış gibi. Yaşamak sanattır, unutma.
29. Nefes aldığın sürece umut vardır.
30. Bilgi/deneyim, başarısızlıkların sonucudur. Denemekten vazgeçme…
31. Hiçbir şeyin bağımlısı olma.
32. Kıskançlık duygunu sevginle yen. Sevdiğini özgür bırak.
33. İnsan detoksu yap. Enerjini çalan insanlardan uzak dur.
34. Özür dilemeyi bil.
35. Affetmeyi öğren. Kendin dahil…
36. Hatalarını kabullen.
37. İşkolik olma, ama işini en iyi şekilde yap. Sevdiklerine zaman ayır ve iş yüzünden çocuklarının gösterisini kaçırma. Fotoğraf ve video çekmek yerine, anı izle.
38. Zamanı satın alamazsın, ama anın keyfini çıkartabilirsin.
39. Hayatın değerini cenazelerde öğrenme.
40. Canlıların kardeşliğine inan.
41. Tek bir hayatın olduğunu bil.
42. Gülümse ve nazik ol.
43. Matematik, müzik ve resim dersi arasında bir fark yoktur. Belki dünyayı daha güzel yapacak olan bir kemancı, bir piyanist, bir ressam ya da bir şairdir…
44. Alçakgönüllü ol, ama kimsenin seni küçümsemesine izin verme.
45. Doğa ile uyum içinde yaşamayı öğren. Onu zorlarsan, sen zararlı çıkarsın.
46. Sevdiğin insanı aldatma!
47. Çocuklarına, onların sahibiymiş gibi davranma. Onların senden farklı bireyler olduğunu kabul et ve saygı duy.
48. Dinlemeyi öğren. Konuşmaktan daha çok işe yarar.
49. Önyargılarından arın ve kimseyi yargılama. Kimin neyi, neden seçtiğini bilemezsin!
50. Sevgi en güzel cevaptır.
Fark ettiyseniz, 12’nci maddeyi özellikle boş bıraktım. Siz de kendi manifestonuzu 12’nci madde olarak yazın ve hedefi 12’den vurun, dönüşümü yaşayın…
Yazı: Levent Doğurga /


Bumerang - Yazarkafe

Bumads

Mart 2007'nin "En iyi blog"u Seçilmişti blogum!Teşekkürler destekleyen herkese...