Meditasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Meditasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2018 Perşembe

İnsanın içine attığı her şey karın çakrasında birikiyor.



Evet aynen başlıkta dediğim gibi insanın içine attığı her şey hooop direk karın çakrasında birikiyor.
Midemize taş oturma hissinin bununla çok alakası var! 
Sistem bu mesajı veriyorsa en baştan bunu çözmekte fayda var.
Karın çakramızın rengi sarı. Sarı rengin enerjisinden faydalanmak bu çakraya çok iyi geliyor.
(Koku olarak ise lavanta ve biberiye koklamak )
Gözlerinizi kapatın ve 4 derin nefes alıp vererek gevşeyin.
Göbek deliğinizden sarı, çok parlak pırıl pırıl bir ışığın (güneş ışığı da olabilir) girdiğini ve buradaki tüm blokajları çözdüğünü hayal edin. 
Louise Hay'in bir kitabında canlandırma tekniklerinden biri ile ilgili çok güzel bir öneri vardı ve şöyle anlatıyordu:
"Kanser hastası bir kadın bedeninde oluşan iyi katil hücrelerin, kanserli hücrelere saldırdığını ve onu yok ettiğini hayal ediyordu. Ona sordum sen cinayet işleyecek biri misin? Açıkçası bedenimde bir savaş yaratmak konusunda kendimi iyi hissedemem. Ona zihninde canlandırma yöntemini daha nazik bir başkasıyla değiştirmesini önerdim. Güneşin hasta hücreleri erittiğini hayal etmek daha iyi olabilir.
(Kendisi de kansere yakalandığında serin temiz suyun rahatsız hücreleri bedeninen temizlediğini hayal edermiş.. )
Bilinç seviyesinde bize fazla saldırgan gelmeyecek canlandırma tekniklerine ihtiyacımız var.
Ailesi ve dostları arasında hasta insanlar olanlar sürekli onları hasta görmekle aslında onlara zarar verirler. Onların iyileştiğini zihninizde canlandırın. Onlara iyi titreşimler gönderin."

Nur Demir
Sevgiler tüüm kalbimden:)



http://www.milliyet.com.tr/insanin-icine-attigi-her-sey-karin-cakrasinda-birikiyor--pembenar-yazardetay-saglik-2630069/



12 Ekim 2017 Perşembe

“Beynim Neden Susmuyor?” Diyen Aşırı Düşünürlerin Hayatını Kurtaracak Teknik: “Mindfulness”


Bazı insanlar gündelik hayatlarını mutlu mesut sürdürürken, kimileri ise onlara ayak uydurmakta zorlanmakta. Bu insanlar çoğu zaman hiçbir sorun yokken bile sürekli olarak dönen bir çark misali çalışan beyinleri yüzünden, dışarıya belli etmeseler bile zihinlerinin içinde zorlu bir mücadele içindeler. Peki ama bu düşüncelerden kurtularak rahatlamak için ne yapmalı?



Bunun için herkes kendince farklı çözümler üretmekte. Ancak bugün sizlere bilimsel olarakta incelenmiş ve beyin fonksiyonlarında değişimlere yol açtığı kanıtlanmış bir teknikten bahsedeceğim; “Mindfulness”




Esasında kökleri çok eskiye, Zen felsefesine kadar uzanan bir meditasyon yöntemi olan mindfulness bugün Avrupa ve Amerika’da birçok psikoloji uzmanı tarafından hastalara öneriliyor ve büyük bir iyileşme oranı ile başarı gösteriyor. Peki ama bizi istenmeyen düşüncelerden arındırma iddiasındaki mindfulness tekniğini biz nasıl uygulayacağız?


Aslında mindfulness tekniğini uygulamak oldukça basit ancak zorlayıcılığı da bu basitliğinde saklı. Şöyle ki; Düşünceler yine sizi rahatsız ettiği anda hemen kendinizi dış etmenler tarafından rahatsız edilmeyeceğinize emin olduğunuz bir yerde, rahat ettiğiniz bir pozisyona geçirin. Oturur ya da yatar vaziyette de olabilirsiniz. Tekniğin esası bedensel olarak rahat edebildiğiniz konumu bulmaktır. Ardından nefesinize odaklanın. Nefesinizin burnunuz veya ağzınızdan ciğerlerinize doluşunu ve ardından tekrar aynı yolu izleyerek bedeninizi terkedişini farkedin. Yani beyninizi meşgul eden şeyin nefesiniz olmasını sağlayın. Farklı bir nefes ritmi tutturmaya çalışmayın. Her zaman nasıl nefes alıyorsanız öyle alın. Farklı yapacağınız tek şey her zaman aldığınız sıradan “nefesi” vücudunuza girip çıkarken takip etmek olacak.


Kağıt üzerinde oldukça basit gözüken bu işlemi yapmaya çalışırken beynininizin size oynayacağı oyunları, size kurduğu düşünce tuzaklarını farkedeceksiniz. Beyniniz adeta bunu yapmamanız için çığlık atacak, bu nefes egzersizinin saçma olduğunu söyleyip sizi rahatsız eden düşüncelere geri dönmeniz için sizi zorlayacak, birden beliren balonlar şeklinde rahatsız edici, ya da alakasız düşünceler sunacaktır önünüze. İşte bu küçük oyunlar, bizim emrimiz altında olması gereken beynimizin nasıl kontrol dışı hale geldiğini görmeniz için gerekli olan andır. Zen üstadları bize istemediğimiz şeyler düşündürten kontrol dışı bu zihin yapısına “monkey mind” yani maymun zihin adını takmışlardır. Düşününce gerçekten de, tıpkı bir maymun gibi sağa sola atlamakta, sürekli olarak bir şeyler istemekte, sesler çıkarmaktadır zihnimizin bu kısmı ve onu nasıl eğiteceğimizi bilemediğimiz için bizi yorarak bize hükmetmeye başlamıştır.


Nefesinizi takip ederken “maymun zihin” yine iş başında olacaktır. Beyniniz sizin dikkatinizi çekmek için her yolu deneyecektir ancak siz tepkisiz kalacaksınız. Her zaman takip ettiğiniz, tartışmaya girdiğiniz ve sizi yiyip bitiren düşüncelerin orda kendi hallerinde debelenmelerine izin vereceksiniz. Sizin yapmanız gereken tek şey nefesinizi dinlemeye devam etmek olacak. Nefesinizi takip etmeye çalıştıkça beyninizin size bunu yaptırmamak için çırpınıp duracak ve ara sıra nefesinizi takip etmeyi size unutturmayı başaracaktır da. Bunu farkettiğiniz anda hemen nefesinize geri dönün. Beyninizde patlayan düşünce balonlarına yanıt vermeyin, size sorular soracaktır cevapsız bırakın. Düşündüğünüz tek şey nefesinizin içeri girişi ve dışarı çıkışı olsun. Bu maymun zihni çaresiz bırakacak ve susturacaktır.


Bir süre sonra garip bir sessizlik hissedeceksiniz. Beyniniz ağlamaktan yorgun düşmüş bir bebek misali sessizleşecektir. İşte bu beyninizin her zaman olması gereken konumdur. Unutmayın, beynimiz bizim yöneticimiz değil, biz onun yöneticisiyiz. Evet, okumak ve kendini geliştirmek önemlidir. Ancak sağlıklı olmayan bir beyne bilgi yüklemek, hasta bir ata yük yüklemekten farksızdır. Mindfulness tekniğine ilk günlerde sadece 10 dakika ayırmanız yeterlidir. Eğer vazgeçmeden düzenli olarak beyninizi bu şekilde eğitirseniz sadece 1 haftada kendinizdeki ve düşünme biçiminizdeki farklılıkları görebilirsiniz.




Mindfulness tekniğini diğer sözde bilimsel tekniklerle karıştırmamalısınız. Çünkü mindfulness kelimenin gerçek manasında beyin yapısını değiştiren bir tekniktir. 2011 yılında yapılan bir araştırmada 8 hafta boyunca mindfulness tekniğini uygulayan kişilerin beyinlerindeki gri madde oranında inanılmaz bir artış gözlenmiştir. Bu araştırmanın ardından mindfulness tekniğinin beyindeki etkileri üzerine onlarca çalışma yapılmış mindfulness ‘ın beyni fiziksel olarak gerçekten değiştirebildiği kanısı pekişmiştir.


Bu tekniği tekrar kısaca özetlemek gerekirse;

Rahat ettiğiniz bir pozisyonda, oturun ya da uzanın,
Her zaman yaptığınız gibi normal bir şekilde nefes alıp verin, ancak bu sefer alıp verdiğiniz nefesinizin vücudunuza giriş çıkışını takip edin,
Nefesinizi takip etmenize mani olacak düşüncelere yenik düşmeyin ve nefesinizi takip etmeye devam edin.

filoloji.com

18 Şubat 2017 Cumartesi

Korkulardan arınmak için MEDİTASYON



Korku, endişe ve kuruntunun taşıdığı düşük titreşimleri enerji alanımızda kök çakramızda barındırıyoruz. Kök çakrası kuyruk sokumunun sonundaki omur bölgesinde yer alıyor ve bu çakraya verilen renk kırmızı..

Kırmızının yarattığı titreşimden yararlanarak yapılan meditasyon ve imgeleme çalışmaları bu bölgedeki blokajları çözmede büyük yarar sağlıyor.


“ÇAKRA- Arındırma ve Çalıştırma Yöntemleri” adlı kitaptan alıntı:

-Yerde düz bir şekilde sırtüstü uzanın veya bağdaş kurarak dik bir şekilde oturun.

-Gözlerinizi kapatın ve tüm bedeninizi gevşetin. Nefesinizi hissedin.

- Bir kapının önünde durduğunuzu hayal edin.

-Kapıyı açıyorsunuz ve tavanı yuvarlak bir odanın girişinde olduğunuzu görüyorsunuz. Odanın içine girince aslında dev bir kubbenin içine girdiğinizi fark ediyorsunuz.

- Parlak kırmızı renkli bir oda! Kırmızı renk,odanın tabanından başlayarak yükseliyor.

-Yavaşça odanın içersine doğru yürümeye başlayın. Tüm etrafınızı kırmızı renk sarıyor.

-Sessizce bu kubbenin altında durun ve omurganın alt bölgesinde bulunan kök çakrayı hissetmeyi deneyin.

-Kırmızı rengin vücudunuzdaki her hücreye enerji verdiğini hissedin.

-Yavaş yavaş ilerleyerek bu kubbenin içinden çıkın. Biraz ilerde kırmızı güller duruyor. Kırmızı güllerin kokusunu içinize çekin.

-Kırmızı rengin titreşimlerinin tüm bedeninize yayılmasına ve tüm bedeninizin enerji ile dolmasına izin verin.

-Hazır olduğunuzda nefes alış verişlerinizi hızlandırın ve bedeninizi fark edin, yavaş yavaş el ve ayak parmaklarınızı oynatmaya başlayın. Yavaşça gözlerinizi açın.

ALINTI

24 Aralık 2016 Cumartesi

YÜRÜYEREK NEFES MEDİTASYONU


Meditasyon yapmak istemesine rağmen hareketsiz kalmayı sevmeyen ve bu yüzdende meditasyonun getireceği bedensel ve zihinsel sakinleşmeyi kaçıran kişiler yürüyerek nefes meditasyonu yapabilirler. Meditasyon sadece gözler kapatılarak ve oturarak yapılmaz. Profesyonel dans sahnelerinde dönen dansçılar veya sahnede müzik yapan kişiler bile meditasyonun konsantrasyonundan ve bilinçli farkındalığından yararlanabilirler..

Yürüyerek meditasyon yapmak, basit ama yoğun bir egzersizdir ve oturarak meditasyon yapmaktan daha etkileyicidir. Çünkü yürüme belli bir ritim içersinde gerçekleştirilir. Ritim hipnozdur ve kişinin hızla içe dönmesine destek verir. Normal olarak yürümeye başlayan kişiler bile bir süre sonra zaman ve mekân kavramlarından özgürleşebilirler. Bunu yapmanın pek çok değişik yolu vardır ama ben şimdi kendi yaratımım olan birini size önereceğim.

Hadi Yürüyelim!

Ortalama 20 adım yürüyebileceğiniz bir yol veya düz bir alan seçerek yavaşça bir uçtan bir uca yürümeli sonra dönmeli ve tekrar yürümelisiniz.
Yürürken bakışlarınızı 45 derecelik bir açıyla önünüze çevirin ve adımlarınızı sizi yerle birleştirdiği hissine odaklanarak atmalısınız.

Normal meditasyonunda müzik sesini nasıl destek olarak kullandıysanız, burada da ayaklarınız ve vücudunuzda hissettiğiniz duyumsamaları destek amaçlı olarak kullanın.
Yürürken ortaya çıkan her türlü duyguya dikkat edin. Her adımınızın içine girin. Siz yürüdükçe ayağınız kalkıyor, boşluktan geçiyor ve tekrar yerle temas ediyor gibi düşünmelisiniz.
Başlarken, bir adımda burnunuzdan nefes alın ve diğer adımda yine burnunuzdan geri verin. 20 adımda gidip yirmi adımda geleceğiniz turunuzdaki döngüyü birkaç kez tekrarlayın.
Daha sonraki turlarda iki adımda nefes alın, iki adımda verin. En son olarak dört adımda nefes alıp, dört adımda verecek şekilde devam edin.

Kendinizi hafif sarhoş gibi hissettiğiniz anı yakaladıktan sonra artık bir adımda burnunuzdan alıp bir adımda burnunuzdan vermeye dönerek yürümeye devam edin.
Tüm çalışma boyunca mutluluk duygusuna odaklanın. Aldığınız nefeslerden sonra oluşan doyumu ve hazzı hissetmeye çalışın.

Yürüme meditasyonunu sonlandırdıktan sonra bedensel rahatlamanın, iç huzurun ve düşüncede sessizleşmenizin farkına vararak size özel ortaya çıkabilecek duygularınız üzerinde çalışabilirsiniz.

Mustafa Kartal


2 Eylül 2015 Çarşamba

Meditasyonun faydalari;


-Aciyi azaltir ve vucudun bagisiklik sistemini gelistirir.
-Depresyon, kaygi, ofke ve kafa karisikligi duygularini azaltir.
-Kan akisini hizlandirir ve kalp hizini yavaslatir.
-Sakin, huzurlu ve dengeli olma hissini gelistirir.
-Kalp hastaliklarinin engellenmesine yardimci olur.
-Dusunceleri kontrol etmeye yardimci olur.
-Enerji arttirir.
-Stres azaltir.



SPONSOR REKLAMI




1 Şubat 2015 Pazar

Karmik bağın şifalandırılması nasıl uygulanır?


“Karma! En basit tanımla Atalarımızdan da öğrendiğimiz üzere:) “Ne ekersen onu biçersin" der..
Ve oluşan her karma kısa bir sürede veya uzun bir sürede size aynen geri döner. 
( etki- tepki yasası. )


“Canı yanan sabretsin; can yakan da yanacağı günü beklesin”


Pek bir tehditkar oldu ama gerçek bu!:)


Ayna prensibi de denilebilir. Eğer bir haksızlığa uğradıysanız durur düşünür ve nerede kime haksızlık yaptığınızı bulursanız farkındalığınızı bunun üzerinde yoğunlaştırın, o andan itibaren oluşturduğunuz karma serbest kalacaktır.


Karmik Bağları kesmek için bir ritüel










Kendinizle başbaşa olacağınız bir ortamda, oturun ve gözlerinizi kapatın ilişikinizi değiştirmek istediğiniz kişiyi hayal edin.
Hayal olarak karşınızda oturan kişiye bu zamana kadar hayat deneyiminizde size öğrettikleri için teşekkür edin ve sevgiyle serbest bıraktığınızı söyleyin. "Sen yolunda özgür ol bende öyle" diyebilirsiniz mesela..  Ve bu kişininde başıyla bunu onayladığını hayal edin.

Aranızda bir enerji bağı olduğunu hayal edin. Ve bir makasla bu bağı kestiğinizi düşünün. Bunu yaparken zorlanıp zorlanmadığınıza bakın, eğer böyle hissederseniz tekrar yapmanız gerekebilir.



Bundan sonrasında asla duygulara takılıp kalmayacaksınız

18 Ocak 2015 Pazar

Meditasyon



MEDİTASYON NEDİR?

Meditasyon sözcük anlamında derin düşünme, tefekküre dalma, derin düşünce olarak tanımlanmaktadır.Meditasyon zihni kapatmaya, yazı tahtasını birkaç dakikalığına temizlemeye benzetilmektedir.Eğer insan zihnini bir havuza benzetirsek , nasıl ki havuza bir taş atıldığında havuzun suyu dalgalandığından dolayı derinliğini göremiyorsak , zihinde de mevcut stres ve problemler çakıl taşları gibi arada bir zihnimizde dalgalanmalara, sonuç itibariyle zihnimizin derinliklerini görmememize sebep olur.



MEDİTASYON

Zihni açık ve dikkatli tutar
Zihni dinginleştirir
Zihni konsantre ve odaklanmış halde tutar
Dünyanın daha çok farkına vardır
Daha insancıl yapar
Nerede olduğumuzu bildirir
Meditasyon ;
Beden , zihin ve ruh sağlığını en üst düzeyde birleştirir. Dışarıdaki stres ve gerginliklerden kurtarıp , rahata ve huzura kavuşturur. Meditasyon kendimizi tanımamızda yardımcı olur.

2 Kasım 2014 Pazar

“Kendi Adını Söyle” Meditasyonu – Dr.Brian Alman



Nefesinize odaklanarak başlayın, nefes alın ve verin, sadece dönüm noktalarını fark edin; odaklanarak nefes alın ve sonra verin.

Birkaç nefes sonrasında nefes verirken kendi adınızı söyleyin, ama yüksek sesle değil, sadece kendi adınızı söyleyin. Adınız, soyadınız, takma adınız, kendinizden söz ederken hangi adınızı söylüyorsanız. Sadece nefes alın ve nefes verirken adınızı söyleyin, bunu on veya on beş nefes boyunca sürdürün. Devam edin, nefes verirken adınızı söylemeyi sürdürün. Kafanız dağılacak olursa, bu birçok insanın başına gelebilir, adınıza geri dönün ve nefes verirken onu tekrarlayın.


Kendinizden geçtiğiniz zamanlarda, kendinizi stres ve mutsuzluğa boğulmuş bir halde bulduğunuzda bu harika şifacı tekniğe bir şans verin ve neler olabileceğini görün. Kendinizi daha merkezli, kendinizden daha emin, gerçek, özgün benliğinizle daha fazla bağlantı içinde hissedeceksiniz.


Ama bunun için bir zorluk anını beklemenize gerek yok; bunu elinize fırsat geçtiği her an uygulayabilirsiniz. Belki kahvaltıya oturduğunuzda, birkaç dakika zaman ayırın, gözlerinizi kapatın ve nefesinize odaklanın, sonra nefes alın ve nefes verirken adınızı söyleyin. Giderek sizin için daha iyi bir hale gelecek.


Şimdi adınıza diğer boyutu da ekleyin, başarınız, evriminiz, özgürlüğünüz, kendinizi kabul etmeniz ve aydınlamanız! Nefes alırken lütfen hedefinizi kendinize söyleyin (yüksek sesle değil ve bunu öğrenmenin en kolay yolu gözlerinizi kapatarak denemek olabilir). En önemlisi, bunu çok ama çok kolay bir hale getirmeyi unutmayın çünkü bu sizi mevcut ve rahat olma konusunda cesaretlendirecek.


Bundan sonraki 1, 2, 10 ya da seçtiğiniz herhangi bir sayıdaki nefes boyunca (unutmayın, çok kolay bir şekilde) nefes alın ve kendinize hedefinizi söyleyin, sonra nefes verin ve adınızı kendinize söyleyin. Gözleriniz açık ya da kapalı olabilir, bu tamamen size kalmış.


İsterseniz nefes alın ve kendinize “Seviyorum” deyin ve nefes verirken adınızı tekrarlayın.


Nefesiniz köprü.


Köprü sizsiniz.


Varlığınızdaki her bir hücre nefesinizi takdir eder ve onu sağlık için, (içsel) iletişim için, fikirlerin ve hislerin, özgürlük ve hayatın aktarımı için kullanır.


Nefesiniz en içsel benliğinizle (kalbiniz ve ruhunuzla) en dıştaki benliğiniz (bedeniniz) arasındaki köprüdür.



BİRİNCİ ADIM: Nefesinizi olduğu şekilde kabul edin (gözler açık veya kapalı)


İKİNCİ ADIM: Sadece nefes verirken adınızı kendinize söyleyin (bir ya da daha fazla nefes)


ÜÇÜNCÜ ADIM: Nefes alırken hedefinizi ve her ne olmak istiyorsanız onu kendinize söyleyin, bunu ortaya çıkan durumlara ve kendi gerçek, kişisel ihtiyaçlarınızın gelişimine göre değiştirebilirsiniz.




Dr.Brian Alman



9 Mart 2014 Pazar

CHAKRA MEDİTASYONU

Son günlerde baya yoruldum hem zihnen, hem bedenen!
Lavanta çayımı demlediiim, haftaya enerjimi ve frekansımı yükseltmiş olarak girmek içiiin meditasyon yapmaya gidiyorum:)
Herkese huzurlu geceleeer:)



28 Ağustos 2013 Çarşamba

Bağışıklık sistemini güçlendirmek... {Meditasyon}



Bir kaç dakika boş kaldığınızda ve özellikle gece uykuya dalmadan önce son şey, ve sabah yataktan kalkmadan önce ilk şey olarak, bede­ninizi bilinçle "doldurun." Gözlerinizi kapa­yın.

Sırt üstü uzanın. Önce dikkatinizi bedeni­nizin değişik bölümlerinde, ellerinizde, ayak­larınızda, kollarınızda, bacaklarınızda, karnı­nızda, göğsünüzde, başınızda vs. odaklayın. Yaşam enerjisini bu bölümlerin içinde müm­kün olduğunca yoğun bir biçimde hissedin.
Her bölüm üzerinde en az on-beş saniye kadar odaklanın. Sonra dikkatinizi bedeninizde, ayaklardan başa, baştan ayaklara birkaç kez bir dalga gibi dolaştırın. Bunun sadece bir dakikanızı alması gerekir

Bundan sonra, içsel bedeninizi bir bü­tün olarak, tek bir enerji alanı olarak hissedin. Birkaç dakika kadar bu hissi sürdürün. Bu zaman esnasında yoğun bir biçimde mevcut olun, bedeninizin her hücresinde mev­cut olun.

Eğer zihin ara sıra dikkatinizi bedenden çekmeyi başarır ve siz kendinizi bir düşüncede kaybederseniz al­dırmayın. Bunun olduğunu fark eder etmez, dikkatinizi yine içsel bedene yöneltin.Eğer zihninizi belli bir amaçla kullanmamız gerekiyor­sa, onu içsel bedeninizle birlikte kullanın.

HER NE ZAMAN BİR YANITA, BİR ÇÖZÜME, YA DA YARATICI BİR FİKRE İHTİYAÇ DUYARSANIZ, dikkatinizi içsel enerji alanınızda odaklayarak bir süre için düşünmeyi bırakın. Sessizliğin farkında olun.
Yeniden düşünmeye başladığınızda, bu taze ve yaratıcı bir düşünme olacaktır. Herhangi bir düşünce faaliyeti içindeyken, birkaç daki­kada bir düşünme ile içsel dinleme, içsel ses­sizlik arasında gidip gelmeyi bir alışkanlık ha­line getirin.


Her nefes alıp verişte karnı­nızın hafifçe genişleyip büzüldüğünü hisse­din.
Eğer gözünüzde canlandırmayı kolay bulu­yorsanız, gözlerinizi kapayın, ışıkla kuşatıldı­ğınızı ya da ışıldayan bir maddeye, bir bilinç denizine gömüldüğünüzü görün. Sonra bu ışı­ğı nefes alırken içinize çekin.
Bu ışıldayan maddenin bedeninizi doldurduğunu ve onu da ışıldar hale getirdiğini hissedin. Sonra yavaş yavaş bu his üzerinde daha çok odaklanın.

Alıntıdır..

14 Ağustos 2013 Çarşamba

Temizleyen arındıran bir Meditasyon


Temizleyen arındıran bir Meditasyon yapacağız. Yaklaşık 5 dakika sürecek bir meditasyon bu..

Öncelikle meditasyon için uygun pozisyonumuzu alalım. Bunun için yere sırtımız dik olacak bir şekilde oturuyoruz. {Eğer yere oturmak zor geliyorsa bir sandalyeye oturarakta yapabilirsiniz. Ancak yatmak yok. O yasak!:)} 

Gözlerimizi kapatıyoruz... Ve burnumuzdan olmak üzere derin bir nefes alacağız. Nefesimizi alırken önce göğsümüzün alt kısmı, daha sonra orta kısmı ve en son üst kısmı hava ile dolmalı. Bu nefesi alırken parlak bembeyaz bir ışığın içinize dolduğunu düşünün..


Evet hazırsanız başlıyoruz

Burnumuzdan  yavaş yavaş deriiiin bir nefes alıyoruz...


Nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutmaya çalışın. Ve yavaaaş yavaş tüm vücudunuza dolduğunu ışığın geçtiği her yeri temizlediğini imgeleyin ve diyin ki "bu ışığın beni temizlemesine, iyileştirmesine ve dengelemesine izin veriyorum."


Bu sırada tamamen gevşediğinizi ve rahatladığınızı hissedin..  Hissedebildiniz mi? Çok güzel:)

 "Benim için iyi olmayan her şeyi serbest bırakıyorum." 

Ve  şimdi tıpkı bir mumu üfleyerek söndürür gibi aldığınız nefesi dışarı verin... 
Bu esnada siyah bir dumanın çıktığını düşünün. Tüm zararlı toksinlerin, öfke ve kızgınlık duygularımızın bu dumanla beraber çıktığını, tüm blokaj noktalarımızın açıldığını ve rahatladığınızı hissedin. 



Ve derin bir nefes alıp yine içinize parlak ışığı alın... 


------


Ve yine aynı şekilde simsiyah bir dumanın ağzınızdan çıktığını imgeleyerek nefesinizi verin..


Aldığın nefesle bedenine giren Enerjinin farkındasın… Enerjinin başının içine yayıldığını hisset… Beyninin tüm kıvrımları, başını oluşturan tüm hücreler enerjiyle doluyor...

Enerji aşağıya doğru akarak bütün bedenine yayılıyor… Şifalandığını hisset… Enerji DNA na doluyor...…Enerjinin, bedenini oluşturan hücre çekirdeğine dolduğunu hisset…  



Tekrar deriiin bir nefes alıyoruz... 

Ve bütün günün stresini dışarıya ver.. Bu arada Ağzımızdan çıkan o simsiyah dumanın rengi biraz daha açılmış...


Kendini çok iyi çoook dinç ve dinamik hissediyorsun… 

Bedenini oluşturan her bir hücre, her bir organın sağlıklı ve güçlü… 
Enerji, bedeninin tüm hücrelerinden dışarıya akıyor... 
Senin etrafında, seni koruyan bir kalkan oluşturuyor…


Şimdi Bir derin nefes daha alıyoruz.... 


Vee veriyoruz.. Ağzımızdan çıkan duman bembeyaz olduğunu görün..


Tüm vücudunun arındığını temizlendiğini hisset!
Tüm bedenin enerjiyle pırıl pırıl parlıyor… 
Evet, öylesin mükemmel görünüyorsun:) 
Bedeninin her bir hücresinin çekirdeğine. Her bir atomuna kadar dolan enerji, bedeninin kendisini taze hücrelerle yenilemesi için aktive etti… 

Kendinizi hazır hissettiğinizde yavaş yavaş gözlerinizi açabilirsiniz.


Bitti. Bu kadar kolay:)


“ Arındım, tazelendim ve olumlu duygularla dopdoluyum”

████████████__| %90 Loading :)


Benim sıklıkla yaptığım ve çok rahatladığım bir uygulamadır bu, umarım hoşunuza gitmiştir..:)
Hoşçakalııın:)


Sesli bir şekilde benimle beraber yapmak isterseniz de:)







8 Aralık 2012 Cumartesi

Basit meditasyon örnekleri


Dinlemek de bir meditasyondur. Kim, karşısındakini tam olarak dinliyor ki artık? Bugünlerde biz insanlar, bu yeteneğimizi büyük ölçüde yitirdik. Ancak anlatılan konu bizi sararsa, o zaman “kulağımızı iyice açıp” dinliyoruz.

Elişi yapmak da bir meditasyon şeklidir. Sakince oturup elimizle bir şeyler yapmak bizi rahatlatır. Yün örmek, nakış işlemek veya dikiş dikmek gibi el uğraşıları maalesef toplumumuz tarafından kadınlara özgü işler olarak kabul edilirler. Aslında, özellikle zavallı, gergin ve enfarktüs tehlikesi ile yaşayan erkek dünyası için sakin bir köşeye çekilip, çorap örmek çok yararlı olurdu. Belki de erkekler henüz kadın işi diye damgalanmamış bir elişini bulup bununla uğraşabilirler: Halı dokumak veya ağaç işlemek gibi.

Aynı şekilde yazı da yazabiliriz. Yazıyı kendimize veya başkasına yazabiliriz ve gerçekten güzel yazmak için çaba gösteririz. Kendimizi bir şeye “tamamen vermemiz” de bir meditasyondur. Bu şekilde çok özel mektuplar yazmaya başlamak da iyi bir yoldur.

Gezerek de dikkatimizi toplamamız mümkün. Trenle seyahat ettiğimizde bir deneme yapabiliriz:  Yolculukboyunca gözümüzün önünde bir gazete tutmadan sadece oturup etrafı seyredelim! Hareket halindeki trenin monoton sesi, gelip geçen manzaralar – tüm bunlar bizi kolaylıkla meditatif bir ruh durumuna sokarlar.
Eskiden kırsal alanda yaşayanlar gün batımını izlemeyi adet haline getirmişlerdi. Bunu biz de deneyebiliriz. 
Günün geceye dönüşmesini izleyebilir ve bunun üzerimizde yarattığı değişik etkileri hissedebiliriz.

Bir Zen ustası ile ilgili olarak şöyle bir anı anlatılır: Ustamız, gut hastalığının ileri döneminde yatalak olan ve hareket edemeyen yaşlı bir kadını ziyaret eder. Lotus oturuşu yapması olanaksız olan yaşlı kadına, saatin tiktaklarına konsantre olmasını söyler. Bunu yapan kadın, bir süre sonra aydınlanmayı başarır. Evet, böyle bir yolla da hedefe ulaşabiliriz.

Burada önemli olan gün boyunca kendimize “deneyimlerimizin gelişebileceği ve derinleşebileceği” özel bir zaman ayırmamızdır (Bernhard Grom). 
Gün boyunca herhangi bir zamanda veya akşamları ayrılabilecek bu özümleme anında örgü örmek veya günbatımını izlemek gibi araçları da kullanabiliriz. Derin düşünceye dalma tekniği olarak meditasyonun
 dikkatimizi ve algılama yeteneğimizi kuvvetlendirerek, sadece kafamızı toplayabileceğimiz sakin saatlerde değil, hareketli bir günün ortasında da meditasyon yapmamızı sağlarsa bir anlamı olur ancak.
ALINTIDIR..

1 Temmuz 2012 Pazar

Bir meditasyon örneği





Öncelikle doğada yada evinizde kendinizi rahat ve mutlu huzurlu hissedebileceğiniz bir ortam seçin. Sırtınız dik olucak şekilde dik bir pozisyonda oturun. 


Sakin bir müzik açmak, mum ve tütsüler rahatlamanıza yardımcı olabilir..


Ben böyle durumlarda önce saatimin alarmını kuruyorum.. 10 yada 15 dakika uygundur.


Derin nefesler alarak gevşeyin. 


Gözlerinizi kapatın. Çok güzel bir manzara hayal edin. {Ben genellikle çam ağaçlarıyla çevrelenmiş bir göl kenarında hayal ediyorum.. Tam kenarında suya karşı oturmuşum, etraf dağlarla çevrili... O dağlardan birinden Göle bir şelale akar genelde, işte öyle:) }

İlk olarak gevşemeye ayaklarınızdan başlayın, ayaklarınızın altındaki toprağa konsantre olun. Toprağın enerjisini hissedin ve gevşeyin... Tüm negatifliklerin vücudunuzdan aktığını toprakla temizlendiğinizi hissedin..
Şimdi havanın enerjisini hissedin, burnunuzdan hava enerjisini içinize alın, tüm organlarınızın hava enerjisi ile dolduğunu, yenilendiğini düşünün, hava enerjisini dışarı verirken tüm negatiflerin sizi terk ettiğini ve rahatladığınızı şifa bulduğunuzu düşünün ve hissedin..
Şimdi Güneşi hissedin derin derin nefesler alarak güneşin enerjisini içine çekin. Fiziksel bedeninizin şifa bulduğunu düşünün ve hissedin.
Şimdi Su enerjisini hissediyoruz derin nefes alın, suyun sizi temizlediğini ve arındırdığını hissedin fiziksel bedeninizdeki tüm negatiflikler su ile temizleniyor...
Ve şimdi doğanın içerisinde olduğunuzu ve rahatladığınızı düşünün, tüm seslere konsantre olun, kuş seslerini, su sesini ağaçların sesini ayrı ayrı hissedin. Huzurlusunuz.
10 dakika dolup saatiniz alarm verdiğinde meditasyonunuzu sonlandırıp, kendinizi hazır hissettiğinizde gözlerinizi açabilirsiniz.
Nural~




Meditasyon müzikleri:




Güzel bir meditasyon müziği
Bir tanede burada


Benim tavsiyem kuş sesleri ve müzik beraber açtığınızda çok hoş oluyor:)




2 Haziran 2012 Cumartesi

OSHO dan Meditasyonlar:




BOĞAZI AÇMA
Eğer çocukluğundan beri kendini gerektiği gibi ifade edememiş, söylemek istediklerini söyleyip, yapmak istediklerini yapamamışsan, ifade bulamamış bu enerji boğazında takılıp kalır. Boğaz ifade merkezidir: oyalnızca bir şeyleri yutmaya değil, bir şeyleri ifade etmeye de yarar. Oysa birçok insan bu merkezi yalnızca birşeyler yutmak için kullanır. Bu onun işlevinin bir yarısıdır, diğer, daha önemli yarısı ise aç bırakılmış olur.Eğer kendini daha çok ifade etmeye ihtiyacın varsa, yapman gereken bir kaç şey var. Birisini seviyorsan, içinden gelen şeyleri, bunlar aptalca görünse bile söyle. Bazen aptalca davranmak iyidir.
İçinde beliren şeyleri anında söyle, onları tutma. Birisini seviyorsan buna kendini tamamıyla kaptır; kendini kontrol etme. Öfkeliysen ve bir şeyler söylemek istiyorsan, bunu gerçekten sıcağı sıcağına, kızgın bir şekilde söyle. Kötü olan yalnızca soğutulmuş öfkedir- kızgın olan değil- çünkü soğuk öfke gerçekten tehlikelidir. Ve insanlara öğretilen de bu: kızdılarsa bile soğuk kalmaları, ama o zaman, o zehir insanın içinde kalacaktır. Bazen bağırıp, çağırmak, her duyguyu sonuna kadar yaşamak iyi bir şeydir. Her gece, sadece oturup, sağa, sola doğru sallanmaya başla. Bu sallanma öyle bir şekilde yapılmalı ki, bir yana doğru gittiğinde bir kalçan yere değmeli- demek ki sert bir zeminde oturmalısın- diğer yana gittiğinde de diğer kalçan yere değmeli. Bir seferde yalnızca biri yerle temas etmeli, ikisi birden değil. Bu, enerjiye omurganın dibinden isabet ettirmek için kullanılan çok eski yöntemlerden biridir. Boğazında bir şey varsa, bir enerji varsa ve sen bu ölçüde enerjiyi kontrol altında tutmayı öğrenmişsen, daha yoğun bir akış gerekir. Öyle ki, senin kontrolün azalıp, enerji çoğalmalı, sen onu kontrol edemez halegelmelisin ki set infilak etmeli. Bunu on beş, yirmi dakika boyunca yap. On dakika boyunca bu egzersizi yaptıktan sonra bu kez, "Allah...Allah..." diyerek sallan. Bir yandan diğerine doğru gittiğinde "Allah" de. Yavaş, yavaş daha çok enerjinin geldiğini, "Allah" derken sesinin git gide yükseldiğini göreceksin. On dakikanın sonunda öyle bir nokta gelecek ki neredeyse "Allah" diye bağırıyor olacaksın. Terlemeye başlayacaksın, enerji öylesine sıcak bir şekilde gelmeye, "Allah! Allah!" neredeyse çılgın bir hal almaya başlayacak. Bundan keyif alacaksın. Tuhaf gelecek ama yine de keyif alacaksın! O zaman iki kere tekrar edebilirsin-sabahları da yapabilirsin: yirmi dakika sabah, yirmi dakika akşam.


ÖNCE GERİLİP SONRA GEVŞEYEREK UYU

Her gece uyumadan önce odanın ortasında, tam ortasında ayakta durup, bedenini sanki patlayacakmışçasına, kasabildiğin kadar kas, gerebildiğin kadar ger. Bunu iki dakika boyunca yaptıktan sonra, iki dakika boyunca da ayakta gevşe. Bu kasılma ve gevşemeyi iki, üç kere tekrar ettikten sonra uyu.Demek ki, bedenin mümkün olduğunca gerilmesi gerekiyor. Sonrasında ise başka hiçbir şey yapma ki, tüm gece boyunca bu gevşeme senin içinde git gide daha derin bir hal alabilsin.

ÇIT ÇIKMAYAN SESSİZLİK

 Yalnızca kontrolü mutlak olarak elden bıraktığında gelen bir sessizlik vardır. O adeta gökten üzerine iner. Bunu unutma- kendi kontrolünle kendi enerjini dağıtıyorsun. Zihin gerçek bir diktatördür; her şeyi kontrol etmek ister. Ve bir şeyi kontrol edemediğinde de, onu inkar eder; onun varolmadığını söyler.Her akşam uyumadan önce bu meditasyonu yap. Yatakta otur, ışıkları söndür ve yapmak istediğin her şeyi sona erdir çünkü bu meditasyondan sonra uykuya dalman gerekiyor. Artık bir şey yapma, "yapan" a bu meditasyondan sonra yer verme. Yalnızca gevşeyip, uykuya doğru yönlen, çünkü uyku da kendiliğinden gelir-onu kontrol edemezsin. Uyku, neredeyse meditasyona benzeyen bir niteliğe sahiptir- kendiliğinden gelir. Birçok insanın uykusuzluk çekmesi bu yüzdendir; onu bile kontrol etmek isterler, bu da sorun çıkarır. Elinden herhangi bir şeyin gelebileceği bir alan değildir bu. Elinden yalnızca beklemek, yalnızca gevşemiş, açık ve alıcı bir ruh halinde olmak gelir.Demek ki bu meditasyondan sonra yalnızca gevşeyip uykuya dalman gerekiyor ki, bir süreklilik oluşsun, meditasyon içinde akmaya devam etsin. Tüm gece boyunca o titreşim orada olacaktır. Sabah gözlerini açtığında tamamen farklı bir şekilde uyumuş olduğunu hissedeceksin. Uykunun kalitesinde bir şeyler değişmiş olacak; bu sadece uyku değildi. Uykudan daha derin başka bir şey daha mevcuttu. Sanki üzerine bir şeyler yağdı ama bunun ne olduğunu, onu nasıl sınıflandıracağını bilemiyorsun.Bu son derece basit bir meditasyon. Yatakta oturup, bedenini gevşet, gözlerini kapa ve dağlık bir arazide kaybolduğunu hayal et. Karanlık bir gece, gökyüzünde ay yok ve hava son derece bulutlu. Tek bir yıldız bile göremiyorsun-zifiri karanlık bir gece- hatta kendi elini bile göremiyorsun. Dağlarda kaybolmuşsun ve yolunu bulman oldukça zor. Her türlü tehlikeyle karşı karşıyasın; bir vadiye, bir uçuruma yuvarlanıp sonsuza dek yok olman an meselesi. El yordamıyla çok temkinli bir şekilde ilerliyorsun. Muazzam bir tehlikeyle karşı karşıyaolduğun için tamamıyla tetiktesin. Tehlike muazzam olduğunda, kişinin son derece tetikte olması gerekir.Karanlık geceyi ve dağlık araziyi canlandırma nedenimiz son derece tehlikeli bir durum oluşturabilmek.Öylesine tetiktesin ki, iğne düşse duyabilirsin. Sonra aniden sarp bir kayalığın dibine geliyorsun. İnsan yolunbundan öteye gitmediğini hissedebiliyor ve uçurumun derinliğini ise kestirmek mümkün değil. Bu yüzden bir taş alıp, derinliği görmek için boşluğa doğru atıyorsun.Bekle ve taşın diğer kayalara çarpınca çıkaracağı sese kulak ver. Dinlemeye devam et, devam et, devam et. Ama hiçbir ses gelmiyor, dipsiz bir uçurum bu sanki. Sadece dinlemeye devam etmekle, içinde büyük bir korku uyanıyor ve tabii ki bu korkuyla birlikte farkındalığın bir aleve dönüşüyor.

Bunu gerçekten canlandır. Taşı atıyor ve bekliyorsun. Kulak vermeye devam ediyorsun, kalbin çarparak bekliyorsun ama hiç ses gelmiyor. Mutlak bir sessizlik hakim. O sessizliğin içinde uykuya dal. O çıt çıkmayan sessizliğin içinde uykuya dal..




OSHO~Ruh eczanesi

13 Mayıs 2012 Pazar

AYNALIK ENERJİSİ, DÖNÜŞTÜRME MEDİTASYONU

Yaşamda karşıma çıkan sorunlar, insanlar neyi ifade ediyor, bana neyi anlatmaya çalışıyor diye çok fazla soru alıyorum artık mailleri tek tek yanıtlamak benim için çok zorlaştı.. Yetişemiyorum bu yüzden de kırılanlar oluyor ama lütfen anlamaya çalışın... Ancak gelen tüm mailleri de mutlaka okuyor ve konu seçimlerinde mutlaka dikkate alıyorum, eğer bloğu düzenle takip ediyorsanız mutlaka sorularınıza bir yanıt geldiğini göreceksiniz...

Daha önce bir çok defa bahsetmiştik aynalık enerjisinden. Evrendeki hiç bir şey şans eseri ve tesadüf eseri değildir. Bizler iç enerjimiz neyse dışarıda onu yaşarız. Hayatımıza giren bir şekilde dokunan her insan aynalık görevi yapar bize... Bu da ruhsal tekamülümüze hizmet eden farkındalığımızı artıran çok önemli bir durumdur bizim için... Bu bilinç hayatımıza yeni bir farkındalık getirir.
Aynalık enerjisi tamamen bizim içsel farkındalığımıza hizmet eder. Çevremizde inatçı, bencil, kıskanç biri varsa bize o yönümüzü göstermek için hayatımıza girmiştir. Onu kabul ettiğiniz anda kendiliğinden hayatınızdan çıkmaya başlar!




Şimdi bunu nasıl yapacağız diye soranlar?

Aynalık Dönüştürme Meditasyonu: Aynalık enerjisinin dönüşümü kabul enerjisinde yatar. Bir kez aynalığınızı bulduğunuzda onu kabul ettiğinizi ve onu sevgiye dönüştürmeyi başlattığınızı beyan etmeniz dönüşümü büyük ölçüde hayatınıza sokacaktır.


Örneğin; hayatınızda sık sık bencil insanlarla karşılaştığınızdan şikayetçi olabilirsiniz. Bu deneyiminizi sevgiye dönüştürmek için öncelikle bu durumun ve bu şekilde sıfatlandırdığınız kişilerin sizin kendi içsel enerjinizin bir aynası olduğunu kabul etmeniz gerekir. Daha sonra, meditasyon halinde -yatar veya oturur vaziyette gözlerinizi kapatıp, derin bir nefes aldıktan sonra- üstbeninize "ben nerede, ne zaman, kime karşı bencillik ettim, veya ediyorum?" diye sorarak, ondan bu anlarınızı sizin gözünüzün önüne getirmesini talep edebilirsiniz. Gelen hatıralarınızda kendinizi bencillik yaptığınız için affettiğinizi beyan edip, sonra da karşınızdakini size yaptığını düşündüğünüz şey için affetmenizi öneririm Sonraki adımda bencilliğinizi bırakma kararınızı beyan ederek bu içsel enerjinizi serbest bırakabilirsiniz.

Şu cümleleri kullanabilirsiniz:
"Ben bencil olduğumu kabul ediyorum. Ben bencilliğimi şu anda sevgiyle bırakıyorum" yada bencilliğimi sevgiye dönüştürmeye niyet ettim de olabilir.


diyerek onun tüm bedeninizden sıyrılıp gittiğini imgeleyebilir veya hissedebilirsiniz. Bunu yaparken şu cümlelerin tekrarı bu dönüşümü kolaylaştıracaktır.


"Bencillik benim özüme ait değil. Ben bencil olma huyumu/enerjimi şu anda bırakıyorum.

"Ben özümdeki koşulsuz sevgiyi seçiyorum." Bu çalışmayı, diğer çalışmalar gibi gözü kapalı bir şekilde çalışmanızı tavsiye ederim. Dönüşüme odaklanmanız ve egonuzun türlü zihin oyunlarıyla araya karışmasına mani olmanız için bu meditasyonu biraz görselleştirebilirsiniz.

Örneğin, aynalık enerjisinin farkındalığıyla kendinizde olduğunu tespit ettiğiniz negatif huyların, alışkanlıkların veya davranış biçimlerinin bedeninizden sıyrılarak pembe bir ateşe bırakılmasını imgeleyebilirsiniz. Bu enerjileri bırakışınızdaki kabul derecenizi, meditasyondaki sıyırma ve pembe ateşe atabilmeyi kolayca yapabilme halinizle anlayabilirsiniz. Bazı huy ve alışkanlıklarınızı bir günde bırakmanız mümkün olmayacaktır. Bu huylar uzun bir zamandır bizimle birliktedir ve hayatımızın her anına gizlice saklanmış gibidirler. Bu huylarımızın altında onların var oluşlarını geçerli kılan korkularımız yatar.

Örneğin kıskançlık huyumuzun altında genellikle yüksek bir yetersizlik korkusu yatar.
Veya yalan alışkanlığımız belki de suçlanma korkumuz için geliştirdiğimiz bir savunma mekanizması olabilir. Her şekilde, bu huylarımızın bırakılması için öncelikle bu korkularımızın sevgiye dönüştürülerek beden enerjimizden salıverilmelerine ihtiyacımız vardır. Ancak bu şekilde yalan söylemek için zaten içsel bir nedenimiz kalmaz ve bu huyumuz hayatımızdan kendiliğinden çıkar. Bende olmayan bir enerji etrafımda da olamaz, ya da benim algıma girmez. Aynalık enerjisi çekim yasasıyla çalışır. Ben kıskanç değilsem, hayatıma kıskanç insanların girmesi ve benim içsel huzurumu tehdit etmesi mümkün olamaz.

Aynalıklarımızı bulmanın en kolay yolu yazarak çalışmaktır. Özellikle yakınlarınızla ilgili bir liste çalışması yapmanız çok faydalı olacaktır. Örneğin, kardeşinizi nasıl tarif edersiniz?; onun hangi huyları sizi sinirlendirir, rahatsız eder? Bu çalışmayı samimi bir şekilde gerçek duygularınıza sadık kalarak, hiç hafifletmeden ve kendinizi mazur göstermeden yapmanızda fayda var. Çünkü bu çalışmada egonuz yanınızda işbaşı yapmış olacaktır ve sizin kendi içsel farkındalığınızı ve dönüşümünüzü engellemek için elinden geleni yapacaktır. Egonuzun karşısında durabilecek tek anahtar kendinize karşı dürüst olmanızdır.

Bu listeyi yaptıktan sonra, tek tek her madde için kendinize "ben bunu, nerede, ne zaman, kime yaptım?" diye sorun. Bazı maddeler sık sık yaptığımız şeylerdendir. Mesela yalan söylemek gibi. Yalan da diğer huylar gibi bir enerjidir. Bu anlamda evrensel olarak yalanın büyüğü küçüğü yoktur.Yalan ekmek beraberinde yalan biçmeyi gerekli kılar. Bizler için korkularımızla haklı çıkardığımız yalanlarımız masumca görülebilir ama Evren'de yargı olmadığından yalan enerjimiz kaynağına olduğu gibi dönecektir. Düşüncelerimizden sorumluyuz. Ama ağzımızdan çıkanlardan da özellikle sorumluyuz.


Negatif huylarımız, alışkanlıklarımız veya davranışlarımızın sevgiye dönüşmesi için kabul etme ve izin verme enerjisini kullanabiliriz. Bunun için, kendi içsel enerjimizin kabulü ve karşımızda bize aynalık yapanların da olduğu gibi olmalarına izin vermemiz gerekir. Dün ben korkularıma basıldığı bir anda karşımdakini küçümseyerek kendimi değerli kılmış olabilirim; bugün de karşımdaki aynı enerjiyle beni küçümsüyor olabilir. Dün ben kendime verdiğim küçümseme hakkını bugün karşımdakine veriyorum.Bugün yanımda çalışan arkadaşımın beni küçümsemesi sadece onun evrendeki aynalık sistemiyle bana benim içsel enerjimi gösterme halidir. Bu farkındalıkla, bana bu huyumu bırakma yolunda fırsat verdiği için onun varlığına şükrederim; onun olduğu gibi olmasına izin veririm.

Bu noktada Hz Lokmanın çok beğendiğim bir sözü geldi aklıma;
Hz Lokman sormuşlar bu edebi kimden öğrendin?
"Edepsizlerden" demiş ve şöyle izah etmiş. " Onlarda görüp de beğenmediğim hareketlerden çekindim. "


Yani karşıma çıkan herkes bilirim ki sadece Evren'in sistemi gereği benim tekamül yoluma hizmet etmiştir. Bilirim ki ben değersizlik korkumu sevgiye dönüştürdüğümde, etrafımdaki insanlarla değer rekabetim ortadan kalkacaktır; bu durumda kimseyi küçümsemem gerekmez. Bende küçümseme enerjisi kalmadığında zaten bugün beni küçümseyen iş arkadaşım ya bu davranışını artık bana karşı göstermeyecek ya da hayatımdan kendiliğinden çıkacaktır.
Buradaki kabul ve izin enerjim, benim yeni bir negatif enerji ekmemin önüne geçecektir. Bu olayda; iş arkadaşıma kızmak ve onunla tartışmaya girerek öfke ekmek yerine, onu ve onunla yaşadıklarımı kabul ederek, bu olayı kendi hayrıma kullanmış oluyorum.


Yazıda başka kaynaklardanda Alıntılar vardır

6 Aralık 2010 Pazartesi

KORKULARDAN ARINMA MEDİTASYONU


Bu meditasyon özellikle solar pleksusun temizlenmesinde faydalı bir arınma ve dengelenme çalışmasıdır. Bu çalışmada, ayıklanan her korkunun sevgiye dönüştürülmesiyle, güneş sinir ağında barınan bloklar ve tıkanıklar ortadan kaldırılır. Farkındalılığınızın yükselmesiyle korkular gözünüzü ve kalbinizi kapatmaz. Arınır ve dengede kalırsınız.

Önce sevgiye dönüştürmek istediğiniz olumsuz duygunuzu tespit edin.

Sessiz ve sakin bir ortamda içinize dönün. Üç kez derin nefes alıp verin. Derin bir nefes alıp verin. Korkularınızdan kurtulma arzunuzu bildirin ve niyet edin. Her bir korkuyu, siyah ve karanlık bir varlık olarak imgeleyin. Bu karanlık varlık veya varlıkların her birini bir gonca güle, sonra yavaşça açarak olgun bir güle dönüştüğünü ve etrafına mis kokular saçan bu gülün bir müddet sonra yerini, ışık ve sevgi gülüne bıraktığını imgeleyin. Işık gülünü derin bir istekle evrene bırakın, aksın. Dileğiniz yerini bilir ve bulur. Gülünüz ışığa dönüşmeye devam ederken lültfen aşağıdaki onaylamayı yapın.

“ Ben (isim ve soyadınız), korkularımdan arınmayı seviyorum ve onlardan tamamen arınmayı sevgiyle seçiyorum. Her bir korkum ışık oluyor. Işığımı, sevgimi evrene gönderiyorum. Bana gelen İlahi ışıkla ve sevgiyle arınıyorum.”

Bir müddet bu konumda kalın. Derin bir nefes alın ve “Karanlık benim isteğim ve seçimim değildir. Benim seçimim ışıktır. Yaradanım herşey senin elinde, sevginde ve huzurunda. Şükürler olsun.” onaylamasını söyleyin.
Tekrar derin bir nefes alarak meditasyonu sonlandırın.

kaynak; denge'de reiki blogspot.com

11 Şubat 2010 Perşembe

Gerçek zenginlik için meditasyon

"yüzdeyüz düşünce gücü kitabından" Gerçek zenginlik için meditasyon





"Ben zenginim { bunu yüzlerce defa bilinçaltnıza yerleştirinceye kadar düşünün } Yoksulluk ve kaybetme düşüncesine asla yer vermem.



Sınırsız kaynak ihtiyaç duyduğumdan fazlasıyle donattı beni.




İhtiyaç duyduğumda bana doğru fikirler gelir. Doğru zamanda doğru kararlar veririm.



Asla yalnız değilim yaptığım her şeyde benimle birlikte çalışan sessiz bir ortağım var. O içimde ve günün her anında benimle birlikte çalışıyor.



Geçmişle ilgili pişmanlıklarım, şu an için korkularım gelecek endişem yok. Sınırsız bir güç tarafından korunuyorum. İlahi zeka tarafından yönlendiriliyorum. Ve seven bir varlıktan güç alıyorum. Her şey mükemmel ve ben şükran doluyum."



27 Ocak 2010 Çarşamba

MEDİTASYON NEDİR?


MEDİTASYON NEDİR?









Meditasyon'un Temel amacı ruhsal dayanıklığınızı tanımanızı sağlayarak sizi kendi
iç gücünüzle temasa geçirip Günlük bedensel çalışmanızı insanlarla ilişkilerinizi ve Genel
olarakta hayatınızı belemek ve zenginleştirmektedir. Derin Meditasyon sırasında zihin,
beden ve ruh arasında buyuk bır ouyum oluşur; insan bu üç yönden de kendini cok daha
rahat ve iyi hisseder.

Meditasyon'un hedefi tüm yetenek ve gücünüzün en yüksek kaynağıyla bir diyaloğu yürütmek
ve buradan da gücün evrensel kaynağına bağlanmaktır. Bedeni ve zihni sakinleştirmek sorula
rınızı bekleyen yanıtlarla bağlantı kurmanıza yardımcı olur.

Meditasyon Düzenli ve sürekli yapıldığı zaman tam olarak yararını ve amacına ulaşabilirsinizç
Sizi Günlük yaşamın verdigi aşırı Gerilim Stres Acı ve derin çatışma hissinden arındırır ve kendinizi yeniden enerji ve ruhsal bakımdan güçlendirir. Meditasyonun günlük bir alıştırma
haline gelmesi tum zihnin ve dikkatin bir noktada yoğunlaşmasından kaynaklanan o rahatlatıcı
sükünet ve dinginlik giderek daha çekici hale gelir. Meditasyon Meditasyon müthiş bir iç rahat
laması yardım çare haline gelir. Giderek yüksek benliğinizi ve bilincinizi daha yakından tanır ve
kabullenirsiniz. Yüksek yetenek ve güçlerimizi daha yakından tanıdığımızda onlar bize kendi
hayatımızla ve hayatımızın daha yüksek amacıyla ne yaptıgımızla bağıntılı olarak hizmet ederler
çünkü onlar bizi uyumumuza bağlarlar.







NASIL MEDİTASYON YAPMALI?


Meditasyondan yararlanmak için altı temel koşul vardır:
1- Meditasyon yapabileceginiz, ses, hareket, ışık, insanlar gibi dikkatinizi dağıtabilecek şeylerden yeteri kadar uzak bir yer.
2- Fiziksel ve zihinsel rahatlık. Ufak rahatsizlıklar meditasyonun kalitesini bozacak gücte olmayabilir.
3- Dengeli, dik ve rahat bir oturma şekli.
4- Sessiz, yavaş, yumuşak ve düzenli bir solunum.
5- Dikkatin üstüne toplanacağı bir meditasyon objesi ve uyarıcısı. Bunun yirmi dakika
kadar var olmasi yeterli­dir.
6- Dengeli farkında oluş.

DURUŞ ŞEKİLLERİ
MISIRLI DURUŞU
Bu duruş, arkası dik bir sandalyede oturmak şeklindedir. Kalçalarınızı sağa sola, öne arkaya hareket ettirerek ağırlığın toplandığı denge noktanızı bulup sandalyeye sıkıca bastırarak oturun. Yeni başlayanlar, parmaklarını kalçalarının altına koyarak, oturma ile ilgili kemiklerin maksimum baskı yaptığı bu noktayı bulabilirler. Sonra parmaklar çekilerek, sol elin arkası sağ elin ayasında olarak kavuşturulup, başparmaklar birleştirilerek kucağa yada sol elin ayası sol, sağ elin ayası sağ üst bacağa yerleştirilir.Ellerin anlatıldığı şekilde kavuşturulmasına Budist pozisyonu denir. Sol eli sağ el üstüne koymaktaki amaç, daha aktif olan sağ örmenin verdiği emniyet duygusudur. Sırtınızı kasmadan dik tutarak oturun. Başınız omuzlarınınz aynı çizgide olmalıdır ve çeneniz boynunuzun önyüzü ile dik açı oluşturmalıdır. Bu öneriler bütün oturma durumları için geçerlidir Bu pozisyonda solunum, doğal olarak karından yapılır. İnsanı içsel bir farkındalığa götüren seziş ve denge hali ortaya çıkar.


KOLAY DURUŞ
Ayak bileklerini çaprazlayıp, izleri zorlamadan yere yaklaştırarak bağdaş kurup oturmak, oturma şekillerinin en kolayıdır. Sırtın ve başın tutulmuş şekli Mısır Duruşu'nda olduğu gibidir. Eller Kavuşturulmuş ve baş parmaklar birleştirilmiş olarak kucağa konabilir ya da geleneksel kolay duruşunda olduğu gibi sağ bileğin arka yüzü sğ diz üzerine ve sol bileğin arka yüzü sol diz üzerine yerleştirilir Giderek ,dizler değecek kadar yere yaklaşınca, kusursuz duruşa, Lotus Duruşu'na erişmeye hazır olduğunuzu sezersiniz. Bu arada bu iki pozisyon için hazırlayıcı pratikler yapmalısınız. Karından ve düzenli olarak soluyun, ayak bileklerinizi çaprazlamayı, bazen sağ olsun, bazen de sol sağın üzerine gelecek şekilde değiştirin. Dizlerinizi yere iyice yaklaştıra bildiğiniz zaman ayak bileklerinizi çapraz durmadan çıkarıp bir ayağı dokunacak şekilde diğerinin önünde tutarak dizlerinizi yere değirebildiğinizi görürsünüz. Bu Birmanya Duruşudur.


JAPON YA DA YILDIRIM DURUŞU
Bazıları buna kolay duruşun alternatifi olarak görürler. Yerde dizler bitişik ve sırtınız dik olarak, topuklarınızın üzerine oturun.Bu geleneksel Japon duruşu , Hindistan Yogası'ndaki pek çok duruş için başlama pozudur. Sanskrit Yogi ismi 'Yıldırım duruşudur. Sağ el ayası sağ üst bacağa, sol el ayası ol üst bacağa yerleştirilir ya da eller yukarıda anlatıldığı şekilde kucakta kavuşturulur. Serbestçe, burnunuzdan ve karnınızdan soluyun. Diz ve ayak bileği eklemleriniz başlangıçta zorlana bilir.Kalçanızın altına ve ayak bileklerinizin arasına bir minder koyarak rahatlıya bilirsiniz. Dizleri korumak için bazı Japonlar meditasyon süresince bir minder kullanırlar.Batılılar bunu çekinmeden uygulayabilirler.



KUSURSUZ DURUŞ
Bacaklarınızı açık olarak uzatarak yere oturun. sol bacağınızı kıvırıp, dizinizi kavrayarak sol tabanınızı sağ bacağınızın içyüzüne,topuğunuz apış aranıza gelecek şekilde dayayın. Sol diz yere değsin ve sağ bacak uzatılı kalsın Ellerinizi, üst üste baş parmaklarınız birbirine değecek şekilde kucağınızda kavuşturun yada sağ bileğinizin sırtını sağ, sol bileğinizin sırtını sol dizinize yerleştirin. Serbestçe karından soluyun ve en az bir dakika süreyle hareketsiz oturun. Sonra sol bacağınızı açıp, sağ bacağınızı toplayın. Bir dakika dinlendikten sonra aynı hareketi , önce sol , sonra sağ bacağınızı kıvırarak tekrarlayın.Bu sırtın dikleşmesi bacakların ve kalçanın oynaklık kazanması sinirlerin yatışması açısından yararlı bir egzersizdir. Yoga'da elleri belli bir şekilde tutma geleneği vardır. Sol bileğin sırtı sol sağ bileğin sırtı da sağ dize dayanır.Baş parmak la işaret parmaklarının uçları
daire oluşturacak şekilde birbirine dokundurulur.Diğer üç parmak ise yan yana ve açık olarak tutulur







NEREDE MEDITASYON YAPMALI?

Düzenli olarak meditasyon yapmak için, evinizin, diğer insanlardan, gürültüden, rüzgárdan, yanıp sönen ışıklardan uzak, rahat ve sessiz bir köşesi en uygun yerdir.



Dikkat dağıtabilen bu etkenlere karşı bazı insanlar, diğerlerinden ha toleranslıdır. Bazı kişiler, bir dereceye kadar olan gürültü ye kargaşa içinde, trenlerde, otobüslerde, park sıraları­nda, şehir meydanlarında meditasyon yapabilme yeteneğine erişmişlerdir. Ama çoğunlukla evlerin sessiz ye rahat odası tercih edilir. Odada telefon varsa fişi çekilmelidir.




FİZİKSEL VE ZİHİNSEL KONFOR
Burada da kişisel tolerans dereceleri değişiktir.Fiziksel ağrı ya da zihinsel huzursuzluk, meditasyon'u kesintiye uğratabilir veya engelleyebilir. Normal bir ortamda rahatınızı sağladıktan sonra, kendinizi hazırlayıp meditasyon'a oturabilirsiniz.
Banyo yapmak veya elinizi yüzünüzü yıkamak, burnunuzu temizlemek, dişlerinizi firçalayıp ağzınızı su ile çalkalamak, gözlerinize soğuk su carpmak, gevşemenize yardımcı olur.
Bol bir kiyafet giyin, kravat, kemer gibi sıkı giyecekleri çıkartın ya da gevşetin. Ayakabılarınızı çıkartın Yanlız üşümemeye dikkat edin.
Eğer burnunuz tıkalı değilse, ağzınızı kapatıp burnunuzdan soluyun. Bazı geleneklere göre, meditasyon süresince dilin ucu damağa değmeli, diğerlerine göre üst dişlerin arkasına değmeli ve dil ağızda düz yatmalıdır. alt dişierin arkasına dayanması bana en doğal şekil gibi görünuyorsa da siz dilinizi size en uygun gelen şekilde tutun. Ağzınıza salya akması, derin bir gevşemenin işaretidir. istiyorsaniz yutabilirsiniz. Ayni şey kaşınma duygusu için de geçerlidir, kaşıyın ve meditasyonadönün.

Gözler açık mı olmalıdır, kapalı mı? Eğer çevrenizdeki bir objeye bakarak meditasyon yapıyorsanız, gözleriniz açık olacaktır. Daha sonra objeyi hayal etmek için gözlerinizi kapayabilirsiniz. Genelde, rneditasyon süresince gözleri kapayarak görüş uyarımını kaldırıp, dikkati içe yöneltmek daha iyidir. Yoga'nın babası Patanjali'nin dediği prayahara ‘içine çekilme' duygusu için, gözleri kapamak Önemli bir adimdir.
Meditasyon'da dört temel süreç harekete gecirilir:
1.İmgeleme (zihinde canlandırma yoluyla)
2.Bedensel hareketlerin farkında olmak
3. Ruhsal sinir sistemi'nin islevlerini yerine getirmesi.
4.Kişinin iç uzamı ile sonsuz dış uzam arasında bağlantı kurulması(buna varoluş ile doğrudan bağlantı denilebilir).
İmgelem denildiğinde genellikle gerçek değilmiş gibi düsünülür. Ancak imgelem olabileceği tek şekliyle engerçek zihinsel çalısmalardan biridir ve zihnin en yaratıcı işlevlerindendir. Gerçek olan yada gerçeğe dönüşen her şey imgelemede başlar. Büyük icatların tümü, sanatta ve muzikteki en harika yaratılar, devrim yaratan büyük cıkışlar hep imgelemede başlar. İlk bakısta, imgelemin yaratıları henuz fiziksel olarak uretilmiş olduklarından, gerçek değilmiş gibi görüne bilir. Fiziksel olarak varlığınızla ilgili farkındalığınızı artırmak, bedeninizin nasıl çalıştığının bilinçli olarak farkında olduğunuz meditasyon surecinde kullanılan diğer bir önemli sureçtir.








DÜZENLİ SOLUNUM

Meditasyon süresince,eğer tıkalı değilseler burnunuzdan soluyun,öyleki her soluk alışta karın biraz yükselsin ve her verişte düzleşsin. Her soluk alışta kubbe şeklinde olan diafram alçalarak, karnı dışaiter; her solu verişte ise yükselir ve karın düzleşir.
Binlerce yıl önce Doğulu mürşitler, solunum ile zihinsel durum arasında bağlantı olduğunu sezdiler. Solunumun, insan tahrik edildiği, heyecanlandığı zaman,yavaş,yumuşak ve düzenli olduğunu gördüler.
Bu nedenle, meditasyon ustaları öğrencilerine, meditasyona başlarken sezsiz, yumuşak ve yavaş solumalarını önerirler. Bu şekildeki solunum, kişiyi dengeli bir sükunete yönlendirir, daha sonra meditasyon derinleştikçe solunum kendiliğinden yavaşladığı, düzenli ve sezsiz olmaya başladığı gözle görülür bir olaydır.Yapılan testler, meditasyon süresince oksijen tüketiminin yüzde yirmi kadar düştüğünü gösterir.
Hangi meditasyon yöntemini kullanırsanız kullanın, ilk oturduğunuz zaman dikkatinizi pasif olarak iki üç dakika içi solunumunuza yöneltmeniz çok yararlı olur. Zihninizi daha çabuk sakinleştirecek başka bir yöntem yoktur. Karından solumanın uyandırdığı duygu ve kasların yükselip alçalması, gibi dikkati toplayarak yapılan meditasyonda çok önemli bir noktayı oluşturur.






KOLAY BİR MEDİTASYON UYGULAMASI...
Yeni başlayanlar solunuma konsatre olarak yapılan meditasyonu kısa zamanda
kavrarlar ve çok tatmin edici bulurlar.Bu yöntem, sadeliğin getirdiği yararlar içerir.
Baş,boyun ve sırtınızı dengeli bir halde tutarak, meditasyon duruş şekillerinden birini uygulayarak haraketsiz oturun.Böylece, pasif olarak solunumuzun farkında
olacaksınız. soluk alış kısa bir duraklama, kirli havayı akciğer ve solunum yollarından veriş, yine kısa bir duraklama ve yeniden solunuma başlayış. Soluk alış
yada verişin başlangıcı. ortası, sonu sürekli olarak hissedilmelidir. Eğer dikkatiniz
dagılırsa, yeniden meditasyon objesi üzerinde toplayıp orada tutmaya çalışın.
Dikkatin kayması kaçınılmaz bir olaydır ve normal karşılanmalıdır. Meditasyon Deneyimleri artıkça, dikkat kendiliğinden ve kolayca solunuma döner. Yeni başlayanlara bazen soluklarını birden ona kadar saymaları ve yeniden başa dönmeleri önerilir. sayımsa soluk alışta yada soluk verişte olmalıdır.
Dikkati üzerinde toplamak için en iyi noktanın neresi olduğu konusunda farklı görüşler vardır. soluk alış ve veriş yerine bedenin daha belirli bir parçası üzerine
de konsantre olabilirsiniz. Sizin yapabbileceğniz en iyi şey, hemen solunuma konsantre olarak meditasyona başlamaktır. ileride pasif sezgiyi geliştirmek için
'soluk'tan başka objeler kullanılan diğer yöntemleri denersiniz...


KAYNAK; http://meditasyon.8m.net









Bumerang - Yazarkafe

Bumads

Mart 2007'nin "En iyi blog"u Seçilmişti blogum!Teşekkürler destekleyen herkese...