Cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cilt bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2014 Pazar

Avakado Maskesi



Avakado'yu biliyorsunuz.. Peki Cilt bakım ürünlerinde en çok kullanılan ürünün avakado olduğunu, E, C ve D vitaminleri ile zengin olduğunu ve özellikle cilt kırışıklığına, güneş ışınlarından oluşan lekelere iyi geldiğini ayrıca hücreleri yenilediğini biliyor muydunuz?
Bu arada Cildin su dengesini düzenler ve nemli tutarmış.

Geçenlerde bir yerlerde İbrahim Saraçoğlunun Avakado ve aynı sefa ile yapılan bir maskesini görmüştüm. 

O gün hemen not almış ama yapmak bir türlü kısmet olmamıştı. Nihayet dün akşam maskeyi yapabildim. Gerçi ben sadece avakado ile yaptım. Bir kaç damla limon sıktım içine birde..



Avakado ve limon cildi derinlemesine temizleyip, pürüzsüz bir görünüm sağlıyor.





Avakado Maskesi:

Malzemeler:
* Yarım avakado
* Yarım yemek kaşığı bal

Hazırlanışı: Yarım bir avokadoyu ezin, yarım kaşık bal ile karıştırın.

Uygulanışı: Öncelikle yüzünüzü temizleyin.
Hazırladığınız avakado-bal karışımını yüzünüze sürün ve yaklaşık 20 dakika bekletin.
Daha sonra yüzünüzü ılık su ile güzelce temizleyin.
Hepsi bu!



Yüzünüzde botoks etkisi görecek ve mucizevi bir şekilde nemlendirmiş olacaksınız.
Benden söylemesi! :)





AVAKADO ile ilgili Daha detaylı bilgi:
İçerdiği yağ asitleri ve vitaminlerle cilde çok iyi gelen bu meyveyi maske haline getirerek cildinize maske olarak uyguladığınızda pürüzsüz bir görünüme kavuşuyorsunuz.
Avokadonun etken maddeleri, derinin kurumasını engelliyormuş. A, B, D, E, H ve k vitaminlerinin yanı sıra lesitin, histidin, fitosterol, klorofil ve protein de içeriyor
Gerek yağı, gerekse suyu zaten birçok kremlerde kullanılıyor..
Kuru, yıpranmış ve yaşlanmak tehditi ile karşı karşıya bir cilde sahipseniz mutlaka deneyin diyorum. Özellikle yazın daha çok işe yarıyormuş.. Çünkü avokadonun yağlı asitleri cildi güneş ışınlarından korumuş. Kuru ciltler için özellikle tavsiye ediliyor..






5 Mart 2014 Çarşamba

Dudak çevresi için Yüz çevresi için Egzersiz programı



Daha önce "dudak çevresi içinde bi şeyler yayınlasanız" diye bir yorum gelmişti. Bakın unutmadım.:)
Geçenlerde aklıma geldi araştırdım ve bakın neler buldum.. Bir çoğu {aklıma geldikçe} benimde yaptığım egzersizler..


26 Şubat 2014 Çarşamba

Yüzdeki sarkmayı önlemek için ne yapmalıyız?

Hadi bu da günün güzellik sırrı olsun!.. 
Sshh.. aramızda, sır! :)



1 ölçek elma suyu, salatalık suyu ve maden suyunu karıştırıp buz kalıplarına koyup, donduruyorsunuz.. 
Her gün 1 adet donmuş buzu cildimizde gezdiriyoruz... 
İşte tüm olay bu!
.

:)


Cildimizde Yaşlanmanın 11 Temel Nedeni



Yaşlarımız ilerlerken biz ve cildimiz aynı durumda kalmayız. Zamanın etkileri, hücre canlılığımızı, cildimizin rengini, esnekliğini, direncini kötü yönde değiştirir. Çizgiler derinleşir, ifadeler sertleşir, kilo değişimi varsa oransal ölçüler farklılaşır. Durdurulamaz bir değişim olsa da cildin yaşlanması ve yıpranması belirli ölçülerde yavaşlatılabilir. Korunma ve doğru bakımların uygulanması ile süreci yavaşlatıp cildimizi genç tutabiliriz.

Özel çözümler cilt gençleştirme konusunda mucizeler yaratacak gelişme gösterse de bu özel çözümler çoğu zaman ekonomik bazen de vakit problemi nedeniyle herkes tarafından kullanılamayabiliyor. Genel olarak cilde zarar veren ve yaşlanmasını kolaylaştıran sebepler vardır. Özel çözümleri uygulamakta mutlaka fayda vardır ama biz bu genel korunma kurallarına bir göz atalım:

16 Şubat 2014 Pazar

Yüzümüzdeki sivilceler neyin habercisi?


1-2: Sindirim Sistemi: İşlenmiş ve abur cubur yiyecekleri, beslenme alışkanlığınızdaki yağlı ürünleri azaltın, su alımını arttırın ve salatalık gibi serinletici gıdalara yönelin.

3: Karaciğer: Alkolü, yağlı yiyecekleri ve mandıra ürünlerini azaltın. Bu bölge aynı zamanda yiyecek alerjilerinin belirti gösterdiği ilk bölgedir. Bunlar dışında her gün 30 dakika hafif egzersizler yapın ve yeterli su aldığınızdan emin olun.

4 - 5: Böbrekler: Göz çevresindeki her şey (koyu halkalar da dahil olmak üzere) dehidrasyonu (su azlığı) işaret eder. Yeteri kadar su içtiğinizden emin olun. Günlük içmeniz gereken su miktarını buradan hesaplayabilirsiniz. http://www.suvakfi.org.tr/su_hesap.asp

6: Kalp: Tansiyonunuzu ve B vitamini seviyelerinizi ölçün. Baharatlı yiyeceklerden, kırmızı etten uzak durun ve daha fazla temiz hava solumaya özen gösterin. Bunun dışında kollestrolünüzü düşük tutmaya özen gösterin.

7 - 8: Böbrekler Daha çok su için! Kahve ve alkol gibi su kaybına neden olan içeceklerden uzak durun.

9 -10: Solunum Sistemi — Sigara içiyor musunuz?Alerjiniz var mı? Bu alanda çıkan sivilceler her ikisinin de göstergesi. Eğer bu ikisi sizin için geçerli değilse vücut ısınızın yükselmemesini sağlayın, şekeri azaltın ve daha fazla temiz hava solumaya çalışın.

11 -12: Hormonlar: Bu bölgeler stres ve hormon değişiminin sinyalini veren bölgelerdir. Bazen kaçınılmaz olsa da yeterli uyku, yeterli su alarak, lifli yiyecekler tüketerek etkilerini azaltabilirsiniz.

13: Mide: Sindirime yardımcı olmak için bitki çayları tüketmeye çalışın.

14: Hastalık:  Bu bölgedeki sivilceler vücudun hastalıktan sakınmak için bakterilerle savaştığını gösteriyor. Yoga yapın, uykunuzu düzenleyin, derin nefes alın ve yeteri kadar su içmeye özen gösterin.

Kaynak: çiçek kadın

15 Şubat 2014 Cumartesi

Yağlı ciltlere Çilek maskesi

Çilek Yaz geldiğinde cilt bakımında kullandığım meyvelerden... 
Geçenlerde diş beyazlatıcı etkisinden de bahsetmiştim hatırlarsanız.. 
Epeydir blogta cilt maskesi tarifi yayınlamadığım gibi yapamadım da:(
Çilek maskesiyle açılışı yapayım bari.. Gerçi benim karma bir cildim var ama uyarlarım kendime göre..




17 Aralık 2013 Salı

Cildin gençliğini korumak için..



Alıntıdır..


Daha güzel, daha genç ve daha aydınlık bir cilde sahip olmak için mutlaka profesyonel bakım yapılması gerektiğini belirten güzellik uzmanları, kuru ve yağlı cilde sahip olanların yaşlanmamak ve kusursuz görünmek için yapabileceklerini sıralıyor. İşte sağlıklı ve genç bir cilt için ipuçları…
Uzmanlar, lekeli ciltlere üzüm çekirdeği, dut ve meyan kökü ekstresi ile bakım ve orta derinlikte peeling; kuru ciltlere jojoba yağı, primrose oil, avokado yağı ile masaj; yağlı ve akneli ciltlere ise beyaz kil maskesi ile deniz yosunu özü, lipozom maya konsantresi ile bakım ile genç ve sağlıklı bir cilt ile zamana meydan okunulabileceğini belirtiyor.
Normal cilde oksijen veren maskeler ile bakımın etkinliğini arttırılırken; hassas cilt bakımında yeşil çay, aloe vera, yaban mersini, ahududu gibi yatıştırıcıların kullanılabileceği ve K vitamini ile damar duvarlarının güçlendirilebileceğini ifade ediliyor.
Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Muhterem Polat yaptığı açıklamada, derinin organizmayı dış etkenlere karşı koruyan, sıvı ve ısı dengesini sağlayan, salgı yapan, duysal ve immünolojik işlevi olan, insan vücudunun yaklaşık 2 metrekaresini kaplayan en büyük organ olduğunu söyledi.
Çevredeki değişikliklerden ilk olarak cildin etkilendiğini, cildin iç ve dış ortam arasında bariyer görevi yaptığını belirten Polat, çevresel ve mevsimsel değişikliklere uyum sağlayamayan cildin zamanla inceldiğine ve yıprandığına dikkati çekti. Polat, cildin, güneş ışınları, olumsuz çevre koşulları, uzun süreli rahatsızlıklar ve ilaç kullanımı, hormonlu gıdalar, dengesiz beslenme ve sigara gibi etkenlerle yıprandığını dile getiren Polat, zamanla ciltte kırışıklıklar, sararma, kahverengi lekeler, ince kırmızı damarlanmalar gibi renk değişikliği, gevşeklik ve esneklik kaybı gözlendiğini ve bu durumun bakımsızlık halinde daha da hızlandığı uyarısında bulundu.
Polat, zamanın ve olumsuz faktörlerin cilde vereceği zararın azaltılması ya da geciktirilmesinin cilt yapısına uygun bakımla mümkün olduğunu belirterek, cilt bakımının yanlış uygulandığında da zararlı olabileceğini belirtti.
Kuru cilt, erken kırışmaya müsait
Bakımın, kişinin cilt tipine göre yapılması gerektiğinin altını çizen Polat’ın verdiği bilgiye göre, kozmetik kullanımına ya da güneş hasarına bağlı, gebelik sırasında veya ilaçlara bağlı oluşan lekeli ciltlere pretinol, glikolik bileşik, vitamin C, vitamin E, üzüm çekirdeği ekstresi, dut ve meyan kökü ekstresi aktif içerikleri ile temel bakım öneriliyor. Aydınlatıcı komplex serum ve maskeler kullanılıyor. UVA ve UVB’ye karşı tam koruma sağlayan mikronize çinko oksit ve titanyum dioksit filtreler içeren koruyucular uygulanıyor. Daha iyi sonuçlar için orta derinlikte peeling yapılması tavsiye ediliyor.
Gözenekler küçük, ince bir üst deriye sahip, yağ salgısı normalin altında özellik taşıyan, mat ve nem oranı düşük kuru ciltler, erken kırışmaya müsait oluyor. Soğuk hava, rüzgar, uv ışınları, kötü hava şartları cildin kötüleşmesine yol açabiliyor. Kuru ciltlerde erken yaştan itibaren bilinçli bir bakım uygulanırsa, erken yaşlanmanın önüne geçilebiliyor.
Kuru cilt bakımında, nazikçe cilt ölü hücrelerden arındırılıyor, kir ve makyajı temizleniyor. Vitamin E, Superoxide dismutase, green tea extract, co-enzyme Q-10 aktif içerikleri ile serbest oksijen radikalleri gideriliyor, allantoin, bisabolol, maya extract aktif içerikleri ile yatıştırılıyor. Cilt özelliğine göre maskeler ile bakımın etkinliğini arttırılıyor. Hyaluronik asit ve gliserin ile nemlendiriliyor, jojoba yağı, primrose oil, avokado yağı ile masajdan sonra UVA ve UVB’ye karşı tam koruma sağlayan mikronize çinko oksit ve titanyum dioksit filtreler içeren koruyucular öneriliyor.
Yağlı ciltlerde sarkma riski yüksek
Parlak görüntülü yağlı ciltlerde ise parlaklık yüzün her bölgesinde görülüyor ve gözeneklerin içi dolu, siyah nokta ve sivilce oluşumuna müsait oluyor. Yağlı cilt, daha uzun süre diri kalıyor, daha az çizgi oluşabiliyor, ancak bakımına dikkat edilmezse sarkma riski artıyor. Yaşlandıkça kırışıklıktan çok derin çizgiler belirgin hale geliyor.
Glikolik bileşik, cildin doğal pH’sı ile uyumlu olarak en hassas ciltlerde bile sağlıklı ve genç bir görünüm sağlıyor, genişlemiş gözeneklerin görünümü azalıyor ve tıkalı gözenekleri açmaya, yağ salgısını düzenlemeye yardımcı oluyor. Salisilik bileşik gözeneklerdeki yağ blokajını azaltan lipidde çözülebilen bir soyucudur. Aynı zamanda yağlı, problemli ciltler için çok gereken antimikrobik, antiseptik özelliği bulunuyor. Komedon temizliği yağlı cilt bakımının en önemli parçasını teşkil ediyor. A vitamini, laktik asit, deniz yosunu özü, lipozom maya konsantresi de yağlı ciltlerde öneriliyor. Fransız beyaz kil maskesi ile yağlı parlak görünüm, genişlemiş gözenekler ve sivilceler kontrol altına alınıyor, cilt arındırılıyor ve onarılıyor. UVA ve UVB’ye karşı tam koruma sağlayan mikronize çinko oksit ve titanyum dioksit filtreler içeren koruyucular ile yağlı cilt bakımı tamamlanıyor.
Olgun ciltlerin bakımında üzüm çekirdeği ekstresi
Kadınların ciltlerinde, menopoz öncesinde, sırasında ve sonrasında hormonal değişikliklere bağlı olarak sivilcelenme, tüylenme, lekelenme ya da çizgilerin çoğalması gibi durumlar gelişebiliyor.
Olgun cilt bakımında cilt ölü hücrelerden arındırılıyor, kir ve makyajı temizleniyor, E vitamini, Co-enzyme Q-10, C vitamini, üzüm çekirdeği ekstresi, yeşilçay özü, papaya enzimi, retinyl palmitate aktif içerikleri ile temel bakım yapılıyor. Peptid içeren serumlar, lifting maskeler ile bakımın etkinliğini arttırdıktan sonra yine koruyucular sürülüyor.
Normal ciltlere avokado yağı ile masajı
Ortalama gözenekli normal ciltlerde ise burun ve çenede daha çok gözenek olabiliyor, ancak siyah nokta ve sivilce sorunu görülmüyor. Yaş ilerledikçe derinin güzelliğini ve kalitesini kaybetmemesi için genç yaşlardan itibaren koruyucu bakım uygulanması ve doğru bakım ürünleri ile cildin desteklenmesi tavsiye ediliyor.
Normal cilt bakımında da cilt, ölü hücrelerden arındırıyor, temizleniyor ve vitamin E, Superoxide dismutase, green tea extract, aloe vera, co-enzyme Q-10, allantoin, bisabolol, maya extract, GM glukan aktif içerikleri ile temel bakım yapılıyor. Oksijen veren maskeler ile bakımın etkinliğini arttırılıyor. Avokado yağı ile masajın ardından UVA ve UVB’ye karşı tam koruma sağlayan koruyucular kullanılıyor.
Hassas ciltlere K vitamini
Açık tenli ve renkli gözlü insanlarda hassas cilt yapısı görülüyor. Bariyer fonksiyonu azalmış olan bu cilt, üzerine sürülen her şeye karşı savunmasız olduğundan, yumuşak ürünler kullanılıyor.
Ciltteki hassasiyet uygun cilt bakımı ile kontrol altına alınıyor. Ceramidler, cholesterol, linoleik ve linolenik asit, dimethicon, cyclomethicone cildi koruyan ve epidermisi güçlendiren aktif içerikler, nemlendirici ve antioksidanlar bu bakımın temelini oluşturuyor. Yeşil çay, aloe vera, yaban mersini, ahududu gibi yatıştırıcılar kullanılıyor. K vitamini ile damar duvarları güçlendiriliyor ve UVA ve UVB’ye karşı tam koruma sağlayan koruyucular uygulanıyor.
Akneli ciltlere deniz yosunu özü
Gözeneklerin içinde şeffaf yağ birikimleri olan akneli ciltlerde, glikolik bileşik cildin doğal pH’sı ile uyumlu olarak en hassas ciltlerde bile sağlıklı genç bir görünüm sağlıyor. Genişlemiş gözeneklerin görünümünü azaltıyor ve tıkalı gözenekleri açmaya, yağ salgısını düzenlemeye yardımcı oluyor. Salisilik bileşik gözeneklerdeki yağ blokajını azaltan lipidde çözülebilen bir soyucu olarak kullanılıyor ve aynı zamanda yağlı, problemli ciltler için çok gereken antimikrobik, antiseptik özelliği içeriyor.
Komedon temizliği yağlı cilt bakımının en önemli parçasını oluşturuyor. A vitamini, laktik asit, deniz yosunu özü, lipozom maya konsantresi uygulanıyor. Fransız beyaz kil maskesi ile yağlı parlak görünüm, genişlemiş gözenekleri ve sivilceler kontrol altına alınıyor, cilt arındırılıyor ve onarılıyor. Son adımda güneş koruyucu uygulanıyor.
Bunların dışında modern hayatın getirmiş olduğu stres, kirlilik, güneş ve serbest radikallere maruz kalan ciltler de temizlenip, arındırıldıktan sonra yoğun C vitamini, retinol, super okside dismutase, co-enzyme Q-10, yeşil çay aktif içerikleri uygulanıyor.
Antioksidan serumlar ve maskeler ile bakımın etkinliği arttırılıyor ve koruyucu ile bakım tamamlanıyor.
Alıntıdır..

2 Kasım 2013 Cumartesi

Göz çevresindeki kırışıklıklara karşı maske:

Bugün Cumartesiyse maske zamanı demektir! Tabi benim için, sizi bilmem..:)


Bugün; Ne yapsam ne yapsaam düşünürken internetten bu tarifi buldum.
Son zamanlarda göz çevremde biraz yorgunluk izleri hissediyorum. Hal böyle olunca da direk göz çevresi tariflerine yöneldim..

İşte göz çevresindeki kaz ayağı kırışıklıkları için bir maske  :

Malzemeler:

1 çay kaşığı arısütü

2 damla kayısı çekirdeği yağı

1 damla buğday özü yağı

1 adet E  vitamini kapsülü


UYGULANIŞI:

Bütün malzemeleri karıştırıp içerisine bir adet E vitamini kapsülü kırıyor her gece yatmadan önce göz çevrenize sürüyorsunuz. Bu kadarcıkmış!
MIŞ. Çünkü ben henüz yapmadım.

Ayrıca okuduğum yerde elma suyu ve buğday özü yağını karıştırıp kaz ayağı kırışıklıklarına sürebileceğimiz de öneriliyordu.. Elmayı arada bir sürerim ama buğday özü yağı ile denemedim hiç.


Bu tarif blogta not dursun çünkü malzemeler şu an mevcut değil.. Ben bir elma rendeleyim ve onun suyunu süreyim en iyisi:)

12 Ekim 2013 Cumartesi

Yüz serumları



Yüz serumları cilde sürüldüğünde, kısa sürede emilmek üzere formüle edilir. Genellikle su bazlı olan serumların etken maddeleri, cildin alt katmanlarına nüfuz eder. Bu nedenle yüzünüzü iyice temizleyip ilk olarak serumu uygulamanız önemlidir. Serum öncesi, nemlendirici gibi cildin üst katmanında kalan bir kozmetik kullanırsanız serumun cilde etkisi azalacaktır. Bu yüzden önce yüzünüzü yağdan, kirden arındırın, az miktarda serumu avuç içlerine yayarak boynunuzda dahil olmak üzere tüm yüzünüze sürün. Cildin serumu iyice emmesini bekledikten sonra nemlendirici krem kullanabilirsiniz.


Farklı yüz serumlarının farklı uygulama şekilleri olabilir, bu nedenle satın aldığınız serumun kullanma talimatını mutlaka okuyun. Sarkmayı ve kırışıklıkları engelleyen serumlar genellikle A, E, C vitamini, co-enzim Q10, alfa lipoik asit, carnosine ve gibi cildi besleyen bileşenler içerir. Ana bileşen olan hyaluronik asit‘in (HA) görevi nemi cilde hapsetmektir. Yeterli miktarda nemi tutan cildin elastikiyeti artar, kırışıklıklara karşı daha dayanıklı hale gelir ve doğal parlaklık kazanır. Akne ve cilt lekelerini geçirmek için özel formüllerle üretilen serum çeşitlerini kozmetik mağazalarında bulabilirsiniz.


En İyi Yüz Serumları

Aslında “en iyi” başlığını atmak pek doğru olmadı çünkü farklı cilt tipleri ve cilt sorunları için farklı markaların serumları daha etkili olabilir. Aşağıda listelediğimiz cilt serumları “en çok” kullanılan ve olumlu yorum alan ürünler.

Olay Total Effect Instant Smoothing Serum:

Olay’ın “Total Effect” ürünleri arasında en çok beğenilen yüz serumlarından biri olan “Smoothing Serum” kırışıklıklarla savaşan antioksidanlar ve niacinamide içeriyor. Silikon kullanılan serum cildi kısa sürede nemlendirip yumuşatıyor ve dokuyu geliştirerek cildin daha pürüzsüz görünmesini sağlıyor.


ROC Retinol Correxion Deep Wrinkle Serum:

Yüksek miktarda A vitamini içeren serum, kırışıklıkların görünümünü azaltarak yeni kırışıklıkların oluşmasını geciktiriyor. Cildin üst tabakasında peeling etkisi yaratan serum bu sayede cilt yüzeyini geliştirerek görünümünü pürüzsüzleştiriyor. İçeriği ise nemlendirici bitki yağları, C ve A vitaminleri, besleyici buğday glüteni ve peeling için alfa hindroksi’den oluşuyor.


Neutrogena Retinol NX Concentrated Retinol Serum: 

Serumun ana özelliği güneşin zararlı ışınlarına maruz kalan cildi onarması ve içeriğinde bulunan retinol ile kırışıklıkları azaltması. Silikonlu yüz serumu cildi derinlemesine nemlendiriyor.
Alıntıdır..

2 Ekim 2013 Çarşamba

Maya ve cilt bakımında önemi

Arada yaparım mayalı maskeler. Hatta bu postu yayınladıktan hemen sonra hazırlamış olduğum mayayı yüzüme sürmek üzere olacağım:) 
Uff! çok pis kokuyor ama güzellik için katlanmak gerek hanımlar:)

Tekrar hatırlayalım mı, bakalım maya mucizeleri nelermiş.

Mayalı karışımlar ciltte harikalar yaratır!
Meyvelerden, çiçeklerden, hayvansal ürünlerden ve bitkilerden, hepsinden de anneannelerimiz ve annelerimiz yararlanırlardı. Ekmek mayası da bunlardan, hem de en değerli olanlardan biridir. Mayanın cilde yararları antik çağlardan beri biliniyor. Antik Mısır’da kadınlar onu güzellik kremi gibi yüze sürerlerdi. Ayrıca maya mikrop öldürücü bir madde olduğu için yara merhemi yerine de kullanırlardı, yaranın üzerine maya sürerlerdi.

Mayanın içinde “CM Glukan” adlı bir madde vardır. Bu madde hücre yenilenmesini hızlandırır. Bağışıklık sistemini güçlendirir, yaraların iyileşmesini çabuklaştırır. Cilde esnek ve sıkılık sağlar.

Nasıl yapılır? Bir paket yaş mayayı birkaç damla süt ile karıştırın ve cildinize sürün. Kaskatı olunca yıkayın.

Cilt için birçok doğal ürün kullanılır ama karbonat fazla bilinmez.
Nasıl yapılır? 
Bir çay kaşığı maya, bir çay kaşığı karbonatı 10 damla su ile ıslatın. Bu malzemeyi sürün, 15 dakika sonra yıkayın. 
Maya gözeneklerinizi temizler, karbonat ise zaman içinde dert ettiğiniz lekelere veda etmenizi sağlar.

Alıntıdır..

26 Eylül 2013 Perşembe

Göz çevresi bakımı

Bu haftanın cilt bakımı konusu da gözaltı morlukları, kırışıklıkları olsun..
Bugün TVde Suna Dumankaya arşivlerini kurcalarken patatesle vermiş olduğu bir tarif dikkatimi çekti. Patatesi rendeleyerek suyunu çıkardı ve bir kaç damlada limon suyuyla karıştırıp göz altlarına sürdü.. Bir diğer tarifte maya ve elma suyuyla olan karışımdı. Yine onu da göz altlarına sürüp biraz bekletip yıkandığında çok güzel neticeler verdiğini söyledi... Bunlar bir köşede not olsun.

Ayrıca aşağıda internetten bulduğum işinize yarayacak tarifler de var:



Sık yaşanan bir durum olan gözaltı morlukları, genellikle yetersiz uyku uyuma, aşırı yorgunluk, stres, burun tıkanıklığı ve kronik egzama gibi nedenlerle oluşur. Kalıtımın da gözaltı morluklarına etkisi büyüktür. Ayrıca yaşlandıkça deri inceldiği için göz çevresinin koyulaşmasına neden olur. 

Gözaltı morluklarından kurtulmak için aşağıdaki tedaviler yararlıdır:

• Günde en az 10 bardak su için.
• Gözlerinize zarar verebilecek her şeyden uzak durun.
• Günde en az 8 saat uyuyun.
• Göz çevresini uzun süre kremli bırakmayın. Kremi sürdükten 10–15 dakika sonra göz çevresini kremden arındırın.
• Göz kapaklarınızın üzerine çiğ patates ya da salatalık dilimleri koyarak 15–20 dakika boyunca uzanın. Ardından ılık su ile durulayarak, krem uygulayın.
• Eşit ölçülerde taze patates ve salatalık suyunu karıştırın. Ardından bir pamuk parçasını bu suda ıslatarak 20 dakika boyunca göz kapaklarınızın üzerinde bekletin. Soğuk su ile gözlerinizi yıkayın.
• Eşit ölçülerde limon ve domates suyunu karıştırarak günde iki kez gözaltlarınıza uygulayın.
• Zerdeçalı ananas suyu ile karıştırarak gözaltı morluklarınıza sürün.
• Naneyi ezerek göz çevresine uygulayın.
• Göz çevresine yatmadan önce badem yağıyla masaj yapın ve buna iki hafta devam edin. Değişimi fark edeceksiniz.
• Toz haline getirilmiş E vitamini kapsülünü bal ve yumurta akıyla karıştırarak göz çevresine sürün. Göz çevresindeki koyuluğu azaltacaktır.
• Sıcak ya da soğuk bir bezi gözaltlarına koyun. 10 dakika sonra koyu renkli yüzeye badem yağı sürün.
• İşaret parmağınızın altındaki tepeye (avuç içindeki) bastırın. Burası akupunktur noktasıdır ve göz sağlığına faydalıdır.

Gözaltındaki şişkinlik ve torbalar için 1 bardak kuşburnu çayı demleyin (poşet çay da kullanabilirsiniz). Ardından 2 pamuk parçasını çaya batırarak uzanın ve pamukları gözünüzün üzerine yerleştirin.
Göz çevresindeki morluklar için bir adet taze inciri ortadan ikiye bölün ve gözlerinizin üzerine yerleştirin.


Yorgun ve kanlı gözler için temiz bir pamuk parçasını soğuk, kaymaksız sütün içine batırın ve gözlerinize yerleştirin. 10 dakika sonra soğuk su ile tüm yüzünüzü durulayın.
Çiğ patatesi dilimleyin ve blenderden geçirin. Ardından gözlerinizin üzerine koyarak uzanın. Patatesten çıkan suyu da göz çevresine sürün. Biraz bekledikten sonra soğuk suyla durulayarak çıkarın.

Papatya çayı hazırlayın ve süzerek soğumaya bırakın. Ardından salatalık, Aloe Vera jeli ve balı kombine ederek iyice karıştırın. Papatya çayını da ekleyin. Karışım pürüzsüz hale gelene kadar karıştırmaya devam edin. Ardından nazikçe gözaltlarınıza parmakla uygulayın. Yüzük parmağı en güçsüz parmak olduğu için onun yardımıyla göz çevresini incitmeden uygulayabilirsiniz. Bu maske göz çevrenizi besler, çizgileri ve gözdeki şişliği azaltır.


Gözaltı için evde hazırlayabileceğiniz pratik çözümler
• 1 yemek kaşığı Aloe Vera jeli
• 1 tatlı kaşığı patates suyu (Bir patatesi sıkıp, suyunu çıkarın)
• 1 tatlı kaşığı salatalık suyu
• 1 tatlı kaşığı limon suyu
• 1 tatlı kaşığı ıspanak (İnce ince kıyarak macun haline getirin)
Malzemeleri karıştırarak göz çevrenize uygulayın. 15 dakika bekledikten sonra durulayarak çıkarın. Bu uygulamayı her gün yapmak morlukları ve şişkinliği azaltacaktır.
• 1 tatlı kaşığı lanolin
• 1.5 tatlı kaşığı badem yağı
• 1 tatlı kaşığı soya unu
• 2 tatlı kaşığı soğuk su
Lanolini orta dereceli ateşte erittikten sonra üzerine badem yağı ekleyin ve ocaktan alın. Soya unu ve soğuk suyu ekleyerek 10 dakika karıştırın. Uygun bir kaba koyduktan sonra kreminiz kullanıma hazırdır.


Göz çevresindeki koyulukları gideren formül
• 1/2 salatalığın ya da domatesin suyu• 1/2 tatlı kaşığı zerdeçal• 1 tatlı kaşığı limon suyu• 4 yemek kaşığı mısır unu
Salatalık ya da domates suyuna zerdeçal ve limon suyunu ekleyerek karıştırın. Ardından içine yavaş yavaş mısır ununu dökerek karıştırmaya devam edin. Macun kıvamına geldikten sonra elde ettiğiniz karışımı pamuk yardımıyla, nazikçe göz çevrenize sürün. Ovalamadan ılık suyla yıkayarak çıkarın. Bu formül gözaltı morluklarından şikâyetçi olanlar için birebirdir. Her gün bir kez uygulanabilir.


Elmalı göz maskesi
• 1/2 elma• 1 yemek kaşığı süt
Elmayı ve sütü yarım saat boyunca soğukta bekletin. Elmayı yıkayarak blendere koyun ve suyunu çıkarın. Ardından sütle karıştırarak pamuk yardımıyla nazikçe göz çevrenize sürün. 15 dakika sonra durulayarak çıkarın. Bu maske göz çevresindeki kırışıkları ve koyu renk halkaları ortadan kaldıracak ve nemlendirecektir.


Sütlü göz maskesi
• 1 yemek kaşığı süt• 1/2 yemek kaşığı sirke• 1 yemek kaşığı bal• 1 yemek kaşığı ılık su
Sütü ve sirkeyi bir kâsede karıştırarak üzerine ılık su ekleyin ve karıştırmaya devam edin. Ardından balı katın. İyice karıştırdıktan sonra nazikçe göz çevrenize sürün. Uzanarak ılık bir yüz havlusunu gözlerinizin üzerine koyun. 5 dakika sonra havluyu kaldırın ve suyla yıkayarak çıkarın. Bu maske gözdeki ödemi alır, göz çevresini nemlendirir ve yumuşatır.


Ballı göz maskesi
• 1/2 portakal• 1 yemek kaşığı bal
Portakalın kabuğunu soyarak ikiye bölün ve yarısını blendere koyun. Suyu çıktıktan sonra balı ekleyerek iyice karıştırın. Karışımı nazikçe göz çevrenize sürün. 20 dakika sonra durulayarak çıkarın. Bu maske C vitamini açısından zengindir. Göz çevresine bakım yaparak nemlendirir ve daha yumuşak olmasını sağlar. 
Üç maske de göz çevresindeki kaz ayaklarından şikâyetleri olanlar tarafından kullanılabilir.
Mutlu ve ışıklı bakışlar…


Kaynak indigo dergisi

17 Eylül 2013 Salı

Yaşam Boyu Güzel Bir Cilt için



Unutmayın ki güzel bir cilt için, doğuştan getirdiğiniz iyi genlerin yanı sıra kendinize iyi bakmanız da gerekiyor.

Cilt bakım teknikleri ve ürünleri yaşlara göre değişiklik göstermekte. 20'li, 30'lu, 40'lı, 50 ve üstü yaşlarda uygulayacağınız basit tekniklerle yaşınıza göre güzel görünmeniz mümkün.

Yaşamın kaliteli olabilmesi için beslenmenin de kaliteli olması gereklidir. Bu nedenle kişilerin doğru beslenme sistemlerini yaşamlarına adapte etmeleri önemlidir.
Yaş dönemlerine göre beslenmeyi ayarlamak hem birçok hastalığın önlenmesine yardımcı olacaktır hem de yaşam kalitesinin arttırılmasında önemli bir paya sahip olacaktır.

Beslenme uzmanı Deniz Sezgin, belirli yaş gruplarına özel beslenme yöntemlerini anlattı. 20-30'lu dönemlerde metabolizma hızı ilk yıllarda yüksek iken son yıllara doğru azalma gösterecektir. 30 yaşından sonra metabolizma hızı her sene yaklaşık yüzde 3'lük bir düşüş sergiler. Bu dönemde var olan kilo problemi ilerleyen yıllarda diyabet (şeker hastalığı) ve kalp hastalıkları için zemin hazırlayabilir. Beslenme tercihlerinde özellikle fastfood tarzında şekillenebilir. Düşük yağ ve düşük doymuş yağ içeriği olan gıdaları tercih etmek gereklidir. Et tüketimlerinde balık, hindi ve tavuk öncelik verilmesi gereken gıdalardır.

Herhangi bir tersi durum söz konusu değilse haftada 1-2 defa yumurta kullanılması kaliteli protein açısından olumlu olacaktır. Tatlı tüketimleri olabildiğince haftada 2 defa ile sınırlandırılmalıdır. Üzüm, nar, kivi, portakal, greyfurt gibi antioksidan özellikli meyvelerin tüketilmesinde fayda vardır. Tatlı ihtiyacının yüksek olduğu dönemlerde kuru meyve tercih edilebilir. Süt ve/veya yoğurt her gün 200-300 ml şeklinde kullanılmalıdır. Bu dönemde tam yağlı veya yarım yağlı olarak kullanılabilir.

Sağlık kontrolleri önemli

40 ve 50'li yaşlarda bazı hastalıklar baş göstermeye başlayabilir. Birçok hastalık ön belirtisini vermeye başlamıştır. Yükselmeye başlayan kan yağları, bozulan kan şekeri profili ortaya çıkabilir. Düzenli kontroller yaptırmak önemlidir. Ailede hastalık öyküsü varsa belirli aralıklarla doktor kontrolünden geçilmelidir. Sebze meyve tüketimi ön plana çıkar. Her öğünde mutlaka koyu yeşil yapraklı gıdalar tüketilmelidir. İçeriğindeki likopen'den dolayı domates kullanılması faydalı olur. Bu dönemlerde mutlaka esmer ekmek türevleri kullanılmalıdır. Et tüketiminde sadece haftada 1-2 defa kırmızı et şeklinde olmalıdır. Kan yağlarını kontrol altında tutmak için günde 2-3 adet ceviz veya 8-10 adet fındık, badem kullanılmalıdır. Kuru baklagillerin haftada 2-3 defa kullanılması gerekir. Rafine gıda tüketimi mutlaka sınırlandırılmalı, tatlı tüketimi 10 günde 1 defa sütlü tatlı şeklinde gerçekleşebilir.

60 ve üzeri yaşlarda önceki yılların yaşam tarzı davranışları meyvelerini vermeye başlar. Beyaz et tüketilmeli, haftada 3-4 defa balık kullanılmalıdır. Balık yeteri kadar kullanılmıyorsa balık yağı kullanılabilir. Meyveler gün içinde 3-4 defa tüketilmelidir. Metabolizma hızı oldukça düşüş gösterir. Bu nedenle enerji kısıtlaması gerekir. Kalsiyum ihtiyacı arttığı için kalsiyumdan zenginleştirilmiş süt ve süt ürünleri kullanılmalıdır. Bağışıklık sisteminin yüksek tutulması gerekir. Bu nedenle C vitamininden zengin meyveler kullanılmalıdır. Kuşburnu doğadaki en zengin C vitamini kaynaklarındandır.

Sağlıklı bir yaşam

Kalp ritmi üzerine olumsuz etkileri olabileceğinden çay ve kahve kullanımı sınırlandırılmalıdır. Gün içinde 1 fincan yeşil çay içilmesinde fayda vardır. Unutmayın, yaşınıza ve sağlık durumunuza göre doğru beslenmeyi hayata oturtmak ilerleyen yıllarda daha sağlıklı bir yaşam için atılacak ilk adımlardandır.

Yapılması Gerekenler 

20'li Yaşlar Cildinizin en sağlıklı ve en parlak olduğu dönemlerdir. Ergenlik çağının getirdiği akne ve ufak sivilcelerin olması çok normaldir.
. Günde 2 kere cildinize uygun bir temizleyici veya toniği masaj yaparak uygulayın. Ardından hafif bir nemlendiriciyle temizliğinizi tamamlayın.
. Güneşten korunmak için cilt tipinize uygun 15 ya da 20 faktörlü bir güneş kremi kullanın.
. Aknelere karşı en az haftada bir cilt tipinize uygun peeling uygulayın.
. Cilt temizliğinizi yapmanızın yanında sigaradan uzak durmalı, sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmelisiniz.
. Yüksek miktarda omega-3 içeren ceviz, keten tohumu ve somon balığı tüketin.
. Sigaradan uzak durun.
. A ve B6 vitamini almaya özen gösterin. B complex vitaminlerinden de faydalanabilirsiniz.

30'lu Yaşlar Cildiniz yaşla birlikte matlaşmaya ve yirmili yaşlardaki parlaklığını kaybetmeye başlar. Hormon değişimleri ve stresle birleştiğinde ciltte dönemsel bozulmalar meydana gelir.
. 20'li yaşlarla birlikte getirdiğiniz alışkanlıkları devam ettirin.
. Cildinizi güçlendirmek için retinol içeren cilt bakım ürünleri kullanın.
. Kırışmaların ilk başladığı yer, boyun ve göğüs olduğu için güneş ışınlarından koruyun.
. Göz çevresinde çizgileri önlemek için antioksidan vitaminler A, C, E vitamini ve çinko takviyeleri kullanın.
. Antioksidan etkisi bulunan yeşil çay için. Taze siyah üzüm tüketin.

40'lı Yaşlar Cildiniz elastikiyetini ve dayanıklılığını kaybetmeye başlar. Menopoz öncesi östrojen eksikliği başlar. Cilt görünümü değişmeye ve kırışıklar fark edilmeye başlar. Göz çevresi ve ağız çevresinde kırışıklar oluşur.
. Cilt yapınıza uygun ürünler kullanın ve cilt temizliğinizi ihmal etmeyin.
. Coenzyme Q10 içeren kremler kullanın.
. 30'lu yaşlardan getirdiğiniz yeşil çay içme alışkanlığınızı sürdürün.
. Menopoza yaklaşılan bu yıllarda, cildiniz kurumaya başlar. Günde en az sekiz bardak su için.
. Diyet ve egzersizlerinize dikkat edin.
. Özellikle B2 ve B complex vitamin takviyeleri kullanın.

50'li Yaşlar Menopozla birlikte cildinizin tonu değişir. Cilt elastikiyetini kaybeder. Eğer genetik açıdan şanslıysanız ve 20'li yaşlardan itibaren sağlıklı alışkanlıklarınız devam ediyorsa on yaş genç gözükmeniz mümkün.
. Cildiniz nemini kaybettiği için kremli temizleyiciler ve alkolsüz tonikler kullanmalısınız.
. 50'li yaşlara gelmiş hanımların yaptıkları en büyük hatalardan biri, yaşlılık psikolojisine girip kendilerine ve ciltlerine gereken önemi vermemeleridir. Oysa düzenli ve sağlıklı bir yaşamı sürdürürseniz, yaşıtlarınızdan çok daha genç ve güzel görünebilirsiniz.
. C, E vitamini, Coenzyme Q10 ve selenyum kullanın.
. Stresten uzak, temiz havada yaşamaya özen gösterin.

milliyet, 15/06/2007

16 Eylül 2013 Pazartesi

Limonun Cilde Faydaları?

Limon uzuun bi süredir cilt bakımımda olmazsa olmazlarımdan.. Sıkılaştırıcı, cildi gençleştirici, kırışıklıkları önleyici ve cildi tonlayıcı etkisini öğrendiğimden beridir yani...
Hemen hemen her akşam avcuma bir kaç damla sıktığım limonu temizlediğim cildime sürüyorum.. Yaklaşık 30 dakika falan sonra yıkayıp nemlendiricimi sürüyorum.. Hepsi bu!:) 



C vitamini 'Gençlik Vitamini'
C vitamini cildimizi gergin ve dolgun gösteren 'kollajen doku'nun oluşumunda birinci derecede etkilidir. Aynı zamanda çok güçlü bir antioksidandır. Tüm bu nedenlerle 'Gençlik Vitamini' olarak bilinir. C vitamini, yara ve yanıkların iyileşmesini hızlandırır, cildimize parlaklık ve yoğunluk kazandırır, kan pıhtılaşmasını ve morarmaları önler, E vitamininin etkisini arttırır, demir emilimini güçlendirir ve stresin üzerimizdeki etkilerini azaltır. Şeffaf ve genç bir cilt için C vitamini çok önemlidir.



Yaşlanan, gözenekleri tıkanan ve eski diri görüntüsünü giderek kaybederek kırışıklıklar ve sarkmalar görülmeye başlayan cildimizi doğal yöntemlerle tedavi etmek ve cilt bakımı yapmak için aslında aradığımız şey çok ta uzaklarda değil. Hemen herkesin buzdolabında yer alan limon, saça ve cilde faydaları ile gerçekten cilt bakımı açısından mucizeler yaratıyor.


Limonun bir doğal eksfoliasyon tedavisi yeteneği olan bir şifalı bitki olduğunu sanırım pek azınız biliyorsunuz. Normalde eksfoliasyon adı verilen cilt bakım yöntemi, cildin daha sıkı, gergin ve pürüzsüz görünüm  almasına yardımcı olur. Ancak cildin dış yüzeyini soyarak yapılan eksfoliasyon, aşırıya kaçıldığında soyulmuş ve yıpranmış bir cilde de neden olabilir. Bu durumda aşırı eksfoliasyon yapılan ciltlerin dış yüzeyindeki koruyucu tabaka kalktığı için zaten hassas olan cildimiz iyice hassaslaşır ve bilhassa güneşin zararlı UV ışınlarına karşı korumasız hale gelir.  Limon Suyu ise içerdiği vitaminler, doğal bitkisel asitler ve mineraller ile cildin ihtiyaç duyduğu tüm faydalı şeyleri içerisinde bulundurur ve işin asıl önemli kısmı, cilde pamukla sürüldüğünde hafif bir eksfoliasyon etkisi yapar. Bu nedenle limonun cilt yenilemede kullanımı, sizlere doğal, risksiz ve kesin sonuç vererek cildi yenileyen bir eksfoliasyon imkanı sağlar.

Limonun cilde faydaları arasında söylenmesi gereken bir diğer özelliği ise cilt beyazlatıcı etkisinin olmasıdır. Cilt lekeleri özellikle yüzdeki kahverengi lekeler, siyah lekeler olan bölgelere azıcık limon sürülse bile lekeyi aklaştırıcı etkisi vardır. Ancak yaz aylarında limon kürü ile cilt beyazlatma uygulaması yapıyorsanız güneşe çıktığınızda  limon kürü tatbik ettiğiniz bölgeye koruma faktörü yüksek bir güneş kremi-yağı sürmeniz önerilir.

Güneş ışınları, çevresel kirlilik ve stresin cilt üzerindeki olumsuz etkilerini biliyoruz. Limonda bolca bulunan C vitamini, dış etkenler ve stres nedeniyle ciltte biriken toksinlerin ve serbest radikallerin atılımına yardımcı olur ve cildi gençleştirici etki yapar. C vitaminin bir  diğer yararı ise antioksidan olması nedeniyle ciltteki kırışıklıkları önleyici ve geçirici etkisi olmasıdır. Bu nedenle cilt bakım kürü yaparken malzemenize mutlaka doğal limon suyu ilave edebilirsiniz.

Limon, Cilt gençleştirici ve cildi tonlayıcıdır – Yorgun ciltler için bir bardak sıkma limon suyu içerisine atılan 5 – 6 kadar salatalık 20 dakika kadar bekletilir ve daha sonra göz altında siyah halkalar, yanaklarda gözenekler, göz çevresi kaz ayağı kırışıklıkları olan bölgelere uygulanır. 5 dk kadar bekletilen salatalar alınınca yüz soğuk suya batırılmış temiz bir havlu ile silinir.


Limon Cildi Nemlendirir ve besler – Limonda bolca bulunan C vitamini içeriği yanı sıra folat, potasyum, magnezyum ve B6 vitamini açısından da zengin bir meyvedir. Limonda bulunan bu besin maddeleri, limonun ciltte detoks, peeling, onarım ve cildi yenileme gibi marifetlerinin ortaya çıkmasına yardımcı olur. Bir çay kaşığı limon her, bal ve siyah çay karıştırıldıktan sonra cilde sürülerek cildin infüzyon etmesi sağlanır. Cildin bu karışımı emebilmesi için bu cilt maskesi 20 dakika kadar yüzde bekletilmelidir.

Kırışıklıklara Bitkisel Çözüm – C Vitamini yüzde, boyunda ve vücudun değişik bölgelerinde yaşlanmayla ve cildin kollajen maddesinin eksilmeye başlamasıyla birlikte oluşan kırışıklıkların bitkisel tedavisinde son derece etkilidir. Bu nedenle C vitamini bakımından bir hayli zengin olan limon suyu kullanmak, cildin kolajen oluşumunu uyarır ve cilt üzerindeki olumlu etkileri kısa sürede görülebilir. Kırışıklık tedavisi ev yapımı nemlendirici yapmak aslında son derece basittir. İkişer yemek kaşığı keçi sütü ile limon suyu karıştırılır ve 10 dakika boyunca yüze sürülür. Sonra ılık su ile yüz durulanır.

Gözenek temizliği için Limon Suyu: 

Yağlı cilt yapısı olanlar için ciltteki gözeneklerin tıkanması oldukça yaygın görülen bir şikayettir. Tıkanmış gözenekler ciltte siyah noktalara ve sivilcelere adeta davetiye çıkarır. Burada limon yine imdadımıza yetişiyor ve ciltteki yağı çözücü etkisiyle gözeneklerin açılmasını da sağlıyor. Gece yatmadan evvel cilde uygulanan limon suyu, sabah kalktığımızda parlak ve nefes alan bir cilt ile güne başlamamızı sağlar. Doğal peeling etkisi ile cildimiz limon suyu uygulaması neticesinde gençleşir.

Kaynak.sagligimiza.com

9 Eylül 2013 Pazartesi

Cildi sıkılaştıran, besleyen maskem;

Bir kase içine; bir yumurta, bir tatlı kaşığı bal, bir tatlı kaşığı limon ve 2 yemek kaşığı kadar kil koydum.. Güzelce karıştırdım ve cildime sürdüm... 
Bir saate yakındır yüzümde.. Kurudu, kuruduu, kuruduuu!

Veee



Hah, ha!:)



ⓝ Bu maskeyi haftada bir yapabilirsiniz. Benim favori maskelerimden birisidir..

İnternet araştırmalarım sonucu öğrendim ki;

Cildi yenileyen kil maskesiyle ilgili tüm bilmeniz gerekenler!


Çinliler, Yunanlılar, Romalılar ve Hintliler, yüzyıllardır kili tedavi amacıyla kullanıyor. Antiseptik özelliğiyle hücrelerin yeniden yapılanmasına ve canlanmasına olanak veren kil, bu yüzden cildimiz için de çok yararlı!.

Fakat seçimi doğru yapmak ve bu bilgileri akılda tutmak gerekiyor!

En doğru kil nasıl seçilir?

İyi maskeler yapmak için, çok ince, beyaz veya yeşil kile ihtiyacınız var. En ucuzlarından olan parçalanmamış ürünler alırsanız, bir mikser içinde parçalayın. Dokuyu test etmenin en iyi yolu, küçük bir miktarı eliniz üzerinde denemektir: pütürlü bir his vermemelidir. 

Beyaz kil en doğal olanıdır ve normal ve karma ciltler için tercih edilir. Yeşil kil, daha güçlü terapi etkiye sahiptir ve daha kurutucudur, bu yüzden yağlı cilt için kullanın.

Kil sabunla etkileşim haline girdiğinde bakteri üretir, bu nedenle kili sabunla temas ettirmemeye özen gösterin.

Maskeyi uyguladıktan sonra doğal bir şekilde kurumaya bırakın, maskenin çatlamasına sebebiyet verecek hareketlerde bulunmayın. Maskeniz kuruduğunda temiz suyla veya gül suyuyla temizleyin.

Maske nasıl hazırlanır?

Seçtiğiniz kilden iki yemek kaşığını, cam veya seramik bir kaba koyun ve yaklaşık üç yemek kaşığı dinlenmiş şişe suyu kili yaklaşık 5 mm. Kaplayacak kadar ekleyin. Mineralleri düşük bir su kullanmak önemlidir. Musluk suyu kullanmayın.

Karıştırmadan önce mümkünse bir saat (en az 30 dakika) bekletin. Hemen karıştırmak, maskeyi yapışkanlaştırarak yoğunluğunu etkiler ve uygulanması zorlaşır. Çok ince olan karışıma bir parça kil ilavesi veya çok kalın olana biraz su ilavesi her zaman kolaydır.

30 Ağustos 2013 Cuma

Suna Dumankaya’dan Yüz Gerdirme Maskesi Tarifi



Yüzümüz yer çekimi, yaşlanma, dış faktörler ve vücudumuzda bulunan toksinler sebebiyle zamanla genç ve gergin halini kaybettiği için, bir süre sonra yüzümüzü nasıl gerginleştireceğiz ve eski güzelliğimize nasıl kavuşacağız diye düşünür dururuz. Ancak bu düşüncelerimize artık son vermenin ve faaliyete geçmenin zamanı geldi hanımlar. Bu konuda bizlerin yardımcısı ise Güzellik Uzmanı Suna Dumankaya oluyor ve yüz gerdirme de oldukça etkili bitkisel bir maske tarifi veriyor. Düzenli olarak yüz gerdirme maskesini uygularsak, sarkmış ve yaşlı görünen bir ciltten kurtulabiliriz…

Suna Dumankaya’nın vermiş olduğu bitkisel içerikli kürler bilhassa bayanlar tarafından takip edilmekte ve birçoğu da uygulanmaktadır. Dumankaya’nın bu güne kadar vermiş olduğu tüm kürler kendi çapında bir mucize. İşte o mucizelerden biri de yüz gerginleştiren maske tarifidir.
Bir televizyon programına katılan Suna Dumankaya, cildinden memnun olmayan hanımlar için kırışıklıkları ve lekeleri gideren, cildi tazeleyen, yüzü toparlayıp gerginleştiren şu maskeyi önermektedir.

Malzemeler:
  • 1 çorba kaşığı ezilmiş yaban mersini
  • 2 çorba kaşığı beyaz kil
  • 1 çorba kaşığı soya yağı
  • 1 çorba kaşığı bal

Hazırlanışı ve Uygulanışı: İlk olarak işe cildinizi temizlemekle başlayacaksınız. Peeling ile temizlediğiniz cildinize, tüm malzemeleri karıştırarak elde ettiğiniz kürü uygulayacaksınız. Yukarıdaki malzemelerin her biri önerilen miktarlarda karıştırdığınız zaman cildinize iyice yedirmeli ve 25 dakika sonra da sıcak su ile ıslatılmış havlu yardımıyla cildinizi temizleyeceksiniz. Son olarak ise cildinizi soğuk su ile yıkamalısınız.
Kaynak:Birkadın fenomeni

26 Mayıs 2013 Pazar

Maya ile yapılan maskeler


Maya ile ilgili kaynağı internetten olan bir kaç maske
1.
- 1 tatlı kaşığı Yaş Maya
- 1 tatlı kaşığı taze sıkılmış Elma suyu
- 1 tatlı kaşığı Süt 
        
Uygulama: tüm malzemeler karıştırılır ve yüz-boyun bölgesine sürülür. 20 dk. sonra da temizlenir. Fakat temizlemeye başlamadan önce, yüzünüzde kurumuş olan maskeyi önce ıslak bir havlu ile nemlendirip yumuşatmanız gerekiyor.

2.
Besleyici maske:
- 2 tatlı kaşığı Yaş Maya
- 2 tatlı kaşığı ılık Süt (yağlı/normal cilt tipi için) ya da ılık çiğ Krema (kuru cilt tipi için)
- 1 çay kaşığı Bal
- 1,5 çay kaşığı Keten yağı
    
Uygulama: tüm malzemeleri iyice karıştırıp, karışımın bulunduğu kabı, içinde sıcak su olan başka daha geniş bir kabın içine yerleştirin ve mayanın kabarmaya aşlamasını bekleyin. Maya kabarmaya başlayınca bir kez karıştırıp ılık haldeyken yüzünüze uygulayın. 20 dk. bekletip temizleyin. 

3.
Kuru cilt içn besleyici maske:
- 20 gr Yaş Maya
- 1 tatlı kaşığı Bal
- 1 yemek kaşığı (silme) buğday Unu
- 3 yemek kaşığı ılık Süt
     
Uygulama: tüm malzemeleri iyice karıştırıp yüzünüze uygulayın. 20 dk. bekletip temizleyin. 

4.
Normal cilt tipi için besleyici maske:
- 30 gr Yaş Maya
- 2 yemek kaşığı sıcak Süt
Uygulama: tüm malzemeleri iyice karıştırıp yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dk. bekletip ılık su ile temizleyin.

5.
Yağlı cilt için besleyici maske:
- 20 gr Yaş Maya
- bir miktar Kefir (yağlı clt için yağ oranı düşük Kefir kullanabilirsiniz)
     
Uygulama: tüm malzemeleri koyu bir krema kıvamına gelene kadar iyice karıştırıp temiz yüzünüze uygulayın. 20 dk. bekletip ılık su ile temizleyin.

6.
Temizleyici / Beyazlatıcı Yaş Maya maskesi:
- 15-20 gr  Yaş Maya
- 1-2 tatlı kaşığı Limon ya da Greypfrut suyu
 Uygulama: tüm malzemeleri iyice karıştırıp, karışımın bulunduğu kabı, içinde sıcak su olan başka daha geniş bir kabın içine yerleştirin ve 2-3 dk. bekledikten sonra yüzünüze uygulayın. 20 dk. bekletip, ılık su ile karıştırılmış bitki çayı ile temizleyin. Ardından yüzünüzü kurutup, cilt tipinize uygun nemlendirici bir krem sürün. 

7.
Nemlendirici / Besleyici maske:
- 1 tatlı kaşığı Yaş Maya
- 0,5-1 tatlı kaşığı Bal
- bir kaç damla ılık Süt (mayayı yumuşatmak için)
     
Uygulama: tüm malzemeleri iyice karıştırıp, yüzünüze uygulayın. 10-12 dk. bekletip, ılık su ile temizleyin. 

Bumerang - Yazarkafe

Bumads

Mart 2007'nin "En iyi blog"u Seçilmişti blogum!Teşekkürler destekleyen herkese...